Konuyu biraz daha açýp derinleþtirdiðimizde bilim dünyasýnýn ürkütücü ama kaçýnýlmaz gerçekleri kanýtlarýyla karþýmýza çýkýyor. Dünyaca ünlü bilim dergisi Focus'a göre Ýskoç bilim adamlarý 2005'de ilk kez sperm kullanmadan ve klonlama yöntemine baþvurmadan insan embriyosu yarattý. Yani laboratuvar ortamýnda üretme mümkün.
CÝNSÝYET NE OLACAK?
Ýster istemez akla bu tip bir doðumda çocuðun cinsiyetinin erkek olmasý halinde neslin devamýnýn süreceði gelebilir. Ancak durum hiç de bu düz mantýk gibi deðil. Yani erkeksiz doðum yoluyla doðacak bebeðin erkek olma olasýlýðý hiç yok.
Y KROMOZOMU ÖLÜYOR...
Ýngiliz akademisyen Prof. Jennifer Craves'e göre de erkekliði belirleyen Y kromozomu ölüm sürecine girmiþ durumda. 5 milyon yýl içinde de tamamen yok olacaðý belirtiliyor. Erkeklik genlerinin giderek azaldýðýný söyleyen Craves, 3 milyon yýl önce Y kromozomu üzerinde bin 400 gen bulunduðunu, ancak günümüzde gen sayýsýnýn 45'e indiðini açýklýyor.
SÜRECE NASIL GELÝNDÝ?
Erkeðin sperm sayýsýndaki düþüþte neler etkili? 7. Türk Alman Jinekoloji Derneði Kongresi'nde bir konuþma yapan Dernek Baþkaný Prof. Dr. Cihat Ünlü'ye göre, çevresel etkenler ve stres, kadýn ve erkeklerde kýsýrlýðý tetikliyor. Ayrýca sperm sayýsýnýn düþmesinde çevre kirliliði ve stresin yaný sýra tarým ve veteriner hekimliðinde hormonlarýn düzensiz kullanýmýnýn da büyük etkisi var.
Bu arada kadýnlar da doðurma konusunda giderek daha tutucu oluyorlar. En önemli neden ise kariyere verilen öncelik. Gebeliðin ötelenmesi, doðum kontrol yöntemlerindeki geliþmeler ile geniþ ailenin yerini çekirdek aileye býrakmasý doðurganlýðýn azalmasýndaki en önemli etkenlerden. Küresel ýsýnmanýn kýsýrlýk üzerinde etkisinin ne olacaðý ise henüz bilinmiyor.
Erkek bebek sayýsýnýn kýzlara göre azalmasý, testis kanserine yakalananlarýn her geçen yýl artmasý, gündelik hayatýmýzýn bir parçasý olan kimyasal maddelerin erkekleri daha fazla etkilemesi de erkek neslinin giderek azalmasýný tetikleyen maddeler arasýnda.
SOYUMUZ TÜKENÝYOR MU?
Bu kadar karamsar senaryo elbette iç karartýyor, ister istemez erkek neslinin tükenmesiyle insanlýðýn da sonunun gelip gelmediði akýllarda takýlý kalýyor. Paniðe gerek yok. Elbette insanlýðýn sonu deðil, sadece dünya kadýnlara kalýyor. Araþtýrmalar böyle... Peki, kadýnlar ve erkeklere göre durum ne? Bunu da uzmanlara, kadýnlara ve erkeklere sorduk, Sonuçlar mý? Gülümsetiyor...
UZMAN GÖRÜÞÜ: Prof. Dr. Tansu Küçük
Kadýn Hastalýklarý ve Doðum Bölüm Baþkaný, Tüp Bebek ve Doðurganlýðý Koruma Ünitesi Þefi
'Erkeðin kayboluþunda yarý yol kat edildi'
Mikroskobu 17. yy'da icat eden Antony van Leuwenhook'un ilk incelediði þeylerden biri spermdi. Bu nedenle birkaç yüzyýldýr erkeklerin sperm sayýsý biliniyor. Milimetrede 200 milyon olan ortalama sperm sayýsý sürekli olarak azalmýþ. 20. yy ile birlikte bu azalma hýzlanmýþ. Unutulmamasý gereken bir nokta sadece sayýnýn deðil spermin hareketli ve normal þekilli olanlarýnýn da giderek bozulmakta olduðu... Eski deðerler pek bilinmese de bugün spermlerin sadece yüzde 50'sinin ileri doðru hareketli ve sadece yüzde 4'ünün normal olmasýný normal kabul ediyoruz.
Genetik yapýmýzý belirleyen DNA kromozomlar halindedir. 46 adet kromozomdan en küçüðü yani en az DNA içereni erkek Y kromozomudur. Bu kromozomdaki SRY genleri erkek özelliklerini oluþturuyor. Y kromozomundan bu küçüklüðün nedeninin kopmalar olduðu biliniyor. Baþlangýçta Y kromozomunda 1500 gen var iken bugün 40 gen var. Bu kopmalar halen devam ediyor ve belli bölgelerdeki kopmalar bir erkeði tamamen spermsiz hale getirebiliyor. Kopmalar ayný hýzla devam ederse 500 jenerasyon sonra yani yaklaþýk 125.000 yýl sonra erkek cinsi kaybolacak.
Erkek cinsinin kaybolduðu durumda üremenin tek yolu, diþilerin kendini kopyalamasý olacak. Böyle bir özellik þimdilik insanýn diþisinde var gibi görünmese de hindi ve bazý kertenkelelerde var. Uzun süre erkekle birlikte olmayan bu hayvanlarda yumurtlama olabilmekte ve baþka genetik katký olmadan anne kendini kopyalamaktadýr. |