Anal Fistül

Anal Fistül

anal-fistül

 

Anal kanalla anüs etrafındaki cilt arasında oluşan ayrı bir yoldur. En sık neden bu bölgede oluşan abselerdir. Alçak veya yüksek seviyeli olabilir.

Belirtileri nelerdir?

İç çamaşırı kirleten şekilde sarı, kirli akıntı

Kaşıntı

Ağrı

Zaman zaman kanama

Anüs etrafında kitle hissi

Kimlerde görülür?

Anal bölge etrafında abse olan ve daha önce oluşmuş kişilerde.

Hemoroid hastalarında

Kronik anal fissürü olanlarda

Sistemik bir hastalığın belirtisi olanlarda (Crohn hastalığı, Ülseratif kolit, Tüberküloz vb.).

Teşhis (tanı)

Muayene genellikle yeterlidir. Fistülün makat içindeki ağzı ancak anoskopik muayene ile görülür. Komplike fistüllerde radyolojik görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulur (fistülografi, rektal ultrasonografi gibi).

Tedavi

Cerrahidir. Fistülün yerleşimine, alçak veya yüksek seviyeli oluşuna bağlıdır.

Uygulanan bazı yöntemler;

Fistülotomi: Fistül yolunun açılarak sekonder olarak iyileşmeye bırakılmasıdır.

Fistüllektomi: Fistül yolunun cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Seton uygulaması

Genel anestezi gerekir.

Ortalama girişim süresi 15 dakika civarıdır.

Hastanede yatış süresi 1 gecedir.

 

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde, “anal fistül”ün (perinal fistül) dünyada çok yeni olan bir yöntemle, lazerle eritilip kendi üzerine yapıştırılarak tedavi edildiği bildirildi.

UÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Öztürk, yazılı açıklamasında, şu anda dünyada çok yeni olan bu yöntemi, Türkiye de ilk defa başarıyla uyguladıklarını belirtti.

Öztürk, lazer sistemiyle fistülü bir nevi eriterek kendi üzerine yapıştırdıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Böylece anüs kaslarını kesmeden, kaslara zarar vermeden vücudun kendi dokularını kullanarak tedavi uyguladık. Uygulama anestezi altında 4-5 dakika sürüyor ve hasta işlemden 6-8 saat sonra normal hayatına dönüyor. Bu basit, minimal ağrılı yöntem sayesinde, büyük abdest ve gaz kaçırma riskini de en aza indirmiş olduk.”

Günümüzde lazerin, hemoroid (basur) için yaygın olarak kullanıldığını hatırlatan Öztürk, şöyle dedi:
“Oysa hemoroidal hastalık için lazer kullanmak, sokağın başındaki bakkala ekmek almaya gidebilmek için lüks otomobil satın almaya benzer. Gereksizdir. Çok daha basit yöntemlerle hemoroidal hastalık tedavi edilebilir. Ancak fistül gibi basit görünen, ama tedavisi zorlu bir hastalığın tedavisinde lazerin önemi çok daha büyüktür. İnanıyorum ki lazer, yakın gelecekte fistül tedavisinde altın standart yöntem haline gelecektir.”

ANAL FİSTÜL

Doç. Dr. Öztürk, basit bir hastalık gibi görünse de ülkemizde yaygın olarak makat bölgesinde görülen perinal fistülün sık tekrar etmesi ve cerrahi tedavi sırasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle zorlu bir hastalık olarak bilindiğini belirtti.

“Anal fistül”ün, kalın bağırsağın makata açılan kısmı (rektum ve anüs) ile makat çevresi cildi arasında, olmaması gereken bir yol olarak tanımlanabileceğini ifade eden Öztürk, şu bilgileri verdi:
“Bu yoldan dışkı ve akıntı, gaz kaçışı olabilir. Hastalar sürekli olan akıntı nedeniyle makatta ağrı, kaşıntı ve rahatsızlık hissederler. Günümüzde basit fistüllerde fistülün üstünü kapatan dokular kesilerek; daha kötü fistüllere ise bir ip yerleştirilip vücudun bunu atarken fistülü iyileştirmesi mantığına dayanan 'seton' işlemi uygulanır. İkisinde de makatta, uzun süreli açık bir yara ya da asılı bir iplik olması sonucu hastanın haftalarca hayat kalitesi düşer. İyileşme süresince hastalar rahatsız olur. Ayrıca iki durumda da makat kasları bir miktar hasarlanır. Hele tekrarlayan veya ileri hastalıkta zarar gören kas miktarı artar ve büyük abdest veya gaz kaçırma/tutamama riski artar. Lazerle tedavi bu nedenle hastaya büyük konfor getirmektedir.”
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

2 Comments

  • Emre KARA

    Reply
    Posted on Şub 14, 2016 at 18:59 pm

    Arkadaşlar merhaba
    bu illet hastalıktan nihayet ameliyatsız kurtuldum. tam 4.5 senedir bu pis akıntı beni hiç bırakmadı yarım saatte bir peçete değiştiriyordum. bide öğretmenim, öğrencilerin arasında dolaşamıyordum hep yüzüm dönüktü onlara. Ankara Kocatepe camisinin yanında Fistül hemeroid tedavisiyle meşhur olan Doktor Mevlüt Topbaş’a gittim. o bile bakıp bu fistül derinde ben bile bişey yapamam en acil şekilde Hacettepe yada İbni Sina has. git orda genel anestezi ile ameliyat ol demişti. muayene ücreti bile almadı bişey yapamadı diye.
    Neyse ben ameliyata girmek istemedim çünkü ameliyat sonrası gaz kaçırma veya dışkı kaçırma sorunu var ve tekrar tekrar ameliyat olmak gerekebilir. ama bu akıntı yüzünden perişan oldum. her teneffüste tuvalete gidip peçete değiştirdim hatta bazen peçeteden iç çamaşıra pantolona geçiyordu.
    Başınızı fazla ağrıtmadan Allah’ın izniyle nasıl kurtulduğumu söylim. Bakın internette “sodyum bi karbonat” yazın . bu karbonat vücudu temizliyor yıllarca vücudumuzda biriken asiti v.s yok ediyor dışkıyla atıyor.
    ben her sabah aç karnına 2-3 çay kaşığı sodyum bi karbonatı attım sıcak suyun içine iyice çözülünce de üstüne soğuk su koyup içtim. ama şartı şu en az kahvaltıdan yarım saat önce içeceksin. sonra kahvaltını yap. “Sodyum bi karbonatla ilgili kullanım v.s bu üstte yazdığım sayfaya bakın . yaşım nisan ayında tam 40 olacak.
    ben bu karbonatlı suyu 40 gün içtim hem sabah hemde akşam yatmadan içtim. vuccut bütün toksinleri attı. sonra içmeyi bıraktımve tam 22 gün sonrada fistül kurudu. Allah’a çok şükür bu meretten kurtuldum.
    Sodyum bi caarbonatın 500 gramı 10 lira ama eczaneden alın. ha bide İngiliz karbonatını almayın. bu alacağınız kutu yuvarlak beyaz ve kremlerin bulunduğu kutulara benziyor.

    Son bi tavsiye karbonat kullanımını bitirdikten snra eger yapabilirseniz sabah ve akşam 1 bardak ısırgan otu çayı için. dışkıyı yumuşatıyor ve fistülün iyileşme süree daha çabuk oluyor.
    Allah hepinize şifa versin ve O’na sayısız kereler şükürler olsun ki beni kurtardı.

  • Ahmet eroğlu

    Reply
    Posted on Mar 09, 2016 at 07:53 am

    Herkese gecmiş olsun Emre arkadaşımızın verdiği tedavinin dışında bir tedavi daha var. Benimde 5 yılın üstünde süren fistülüm vardı o da derindeydi ve genel anestezi gerekiyordu ancak ısırgan otuyla kurudu gitti izi bile kalmadı. Doktora gittim baktılar tamamen iyileştiğini söylediler.
    Tarifi: 10-15 gram ısırgan otu lazım her seferinde .
    Demliğe hazır su koyup kaynatın yaklaşık 1.5 litrelik pet şişeyi dolduracak kadar. Su kaynasın sonra ocağı kapatın ve 3–5 dakika bekleyin ve ısırgan otunu içine atıp 10 dakika bekleyin. Çıkan suyu da şişeye doldurun her gün sabah akşam yaklaşık 1 bardak aç veya tok farketmez için. Benim o kadar cok akıntım vardı ki sağ kalçamda birikmişti bi de. İlk 2 hafta onu boşalttı o şişkinlik giderek indi. Sonra yok oldu sonrasında 1-2 haftada bağırsaktaki iltihabı yok etti. 5 haftanın sonunda tertemiz oldum çok şükür.
    Isırganı yaptığınızda çıkan suyu 2 gün kullanın. Sonra aynen yukarda tarif ettiğim gibi yeniden yapmalısınız.
    Tek sıkıntı ısırgan bazen kabızlık yapabiliyor onun için günde 2-3 elma yada ne bileyim tuvalete gidişinizi kolaylaştıran bişeyler yiyin her aksam.

    Arkadaşlar inanın Allah’a her saat basında akıntı için koyduğum peçeteyi değiştirmek zorunda kalıyordum bu kadar ileri boyuttaydı. Ameliyat olursunuz veya olmazsınız siz bilirsiniz ama lütfen bunu bi deneyin. Bu illet hastalık çok çektirdi bana. Allah hepinize şifa versin

Yorum Ekle