Artık bebeğiniz doğdu……

Artık bebeğiniz doğdu……

Artık bebeğiniz doğdu……

Artık bebeğiniz doğdu......


bebekanne















Artık bebeğiniz doğdu ve sizin yakın ilginize muhtaç. Onu sevin, onu sevmekten mutluluk duyun ve bunu kendisine en iyi biçimde gösterin. Bir anne olarak bebeğinizle hastaneden yuvanıza döndüğünüz ilk gün, hayatınızın en heyecan verici anlarından biri olacaktır. Yüklendiğiniz büyük sorumluluk karşısında birazcık sinirli olmanız son derece normaldir. Ama eşinizin ve ailenizin yardımıyla en kısa zamanda kendinize olan güvene yeniden kavuşacağınıza hiç kuşkunuz olmasın. Doğum sonrası yorgunluğu üzerinizden atabilmek için fırsat buldukça dinlenin.Bünyeniz, hamilelik döneminde vücudunuzda biriken fazla suyu, doğumu izleyen birkaç gün içerisinde atacaktır. Zaman kaybetmeden karın kaslarını güçlendirici yer ekzersizlerine başlayın ve düzenli olarak bu hareketleri yapmaya devam edin. Bebeğinizle sürekli olarak ilişkide olduğunuzdan doğum sonrası vücut temizliğinize olağanüstü özen gösterin.

Doğumdan 5-6 hafta sonra doktorunuza gidip doğum sonrası muayeneyi yaptırın. Doktorunuz, doğum sonrası, rahmin normal durumunu alıp almadığını saptayacak ve doğum öncesindeki sağlığınıza kavuşmanızı sağlayacaktır.

Meme verirken anne ile bebek arasında çok yakın bir bağ doğar. Bebeğin emme refleksi çok gelişmiştir. Bu becerisi, onun sadece doymasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onun kendini güven içinde hissetmeye başlamasını, şefkate ve bakıma olan büyük gereksinmesinide simgeler.

Bebeğiniz kısa bir süre sonra gözleriyle sizinle bağlantı kurmaya çalışacak ve ona en çekici gelen yanınız gözleriniz olacaktır. O, sesinizi de duymaktan hoşlanır ve sizin sesinizi diğer seslerden kolayca ayırır. Bebeğinizin, sizi uyarmak için verdiği kendine özgü sinyalleri anlamaya özen gösterin. Size ihtiyacı olduğunda her zaman onun yanına koşun. Bebeğiniz böylece kendini sürekli güven içinde hissedecek ve bu duygu onun ruhsal dengesinin sağlıklı bir biçimde gelişmesini sağlayacaktır.









Bebeğinizi Nasıl Tutacaksınız?
Boyun kasları henüz yeterince güçlü olmadığından, bebek 3 aylık olana kadar başını dik tutamaz. Onu kucakladığınızda sırtını ve başını kollarınızla desteklemeyi unutmayın. Bebeğiniz dikkatle kucağınıza aldığınız zaman kol ve bacaklarını serbestçe hareket isteyeceğini aklınızdan çıkarmayın. Her sağlıklı bebek serbestçe hareket etme arzusu duyar. Kollarını rahatça oynatması, bacaklarıyla sağa sola tekmeler atması onun kaslarını güçlendirir. Bu tür hareketler kan dolaşımını ve metabolizmayı da olumlu yönden etkiler. Kollarını ve bacaklarını kolayca hareket ettirebilmesi için bebeğinizi hafif giydirmeye ve üzerini ağır örtülerle örtmemeye özen gösterin









Bebeğinizin Uykusu
Karnı doyan, altı değiştirilen, yıkanan ve giydirilen bebek günün büyük bir bölümünü uykuda geçirir. Bazı bebekler görünürde hiçbir neden olmadığı halde uzunca bir süre uyanık kalırlar. Hiç endişelenmeyin, bırakın bebeğiniz uyku süresini kendi kararlaştırsın. Karnını her doyuruştan sonra yatırarak onu belli bir düzene alıştırabilirsiniz.
Genellikle ilk birkaç aydan sonra bebekler tüm gece boyunca uyumaya alışırlar. Sabahları erken uyanıp gün boyunca birkaç kez daha uyurlar. Bebeğiniz, yüzüstü yatmayı tercih edebilir. Ama günümüzde bebeğin başının yassılaşmasını önlemek için, yatış pozisyonunun zaman zaman değiştirilmesi önerilmektedir. Uyurken bebeği sık sık kontrol ederek, nefes almasını engelleyecek bir neden bulunup bulunmadığını inceleyin. Sırt üstü yatarken kusan bebek boğulma tehlikesiyle karşılaşabilir.









Bebeğinizin Emzirilmesi
Bir bebeği beslemek için seçilecek en doğal ve en doğru yol onu emzirmektir. Anne sütü bebeklerin gelişebilmeleri için gerekli tüm besinleri içerir, bulaşıcı hastalıklara karşı ona bağışıklık kazandırır. Emzirme, aynı zamanda, anne ile çocuk arasında, çocuğun ruhsal açıdan sağlıklı gelişmesini etkileyen yakın bir ilişkinin doğmasına yardımcı olur. Anne için ise, gerek fiziksel gerek ruhsal dengenin korunması açısından büyük önem taşır. Emzirme, annenin de bebeğin de benimsemesi ve iyi öğrenmesi gereken bir sanattır. Bebeğinizi nasıl emzireceksiniz? Emzirme zamanlarını kendiniz için en uygun ve dinlendirici olan saatlere göre programlayın. Bebeğinizi emzirirken size en rahat gelen duruşu benimseyin. Bebeği emzirmeye başlamadan önce sıcak su ile yıkayın. Göğüs uçlarınızı temizleyin. Bebeğe önce bir memenizi verin ve on dakika emzirin, sonra diğerini vererek on dakika daha emzirin. Bir sonraki emzirmeyi, bebeğin en son emdiği göğüsten başlatın.
Bebeğiniz, süt gereksinmesinin önemli bir bölümünü emzirmenin ilk birkaç dakikasında alacaktır. Fakat sütün devamlı oluşabilmesi için bebeğin her iki göğüslede emzirilmesi şarttır. Bebekler içgüdüsel olarak meme emmeyi bilirler. Ama ilk günler meme ucunu bulmakta güçlük çekebilirler. Göğsünüzün ucunu baş parmağınızla orta parmağınız arasına alıp bebeğin ağzına vererek ona yardımcı olun. İyi beslenebilmesi için bebeğin, ağzını tamamen açmasını ve sadece göğüs ucunu değil göğsün koyu renkli bölgesinin tümünü dudaklarıyla kavrayarak meme emmesi gerekir. Meme verirken göğsünüzün bebeğin nefes almasını engellememesine dikkat edin. Bebeğinizi yirmi dakikadan fazla emzirmeyin. Genellikle bebeğiniz doyduğuna kendisi karar verip memenizi bırakacaktır.

Her emzirmeden sonra bebeğinizin gaz çıkarmasını sağlayın. Bunun en kolay yolu, onu midesi omuzunuza değecek biçimde yatırmak ve hafifçe sırtına vurmaktır. Bebeğiniz gaz çıkartırken, emdiği sütün birazını da kusabileceğinden omuzunuza ufak bir havlu veya temiz bir bez parçası koymayı unutmayın.

Bebeğinizi emzirdikten sonra meme uçlarınızı sıcak su ile silin. Sabun kullanmaktan kaçının. Sızabilecek sütü emmesi için sütyeninize temiz bir tampon veya bez parçası koyun.

İlk haftalarda bebeğinizi iki üç saatte bir, hatta gece bile emzirmeniz gerekebilir. Genellikle doğduktan dört veya altı hafta sonra bebekler dört saatte bir emzirilir. Daha sonra ise günde beş kez emzirilme onlar için yeterlidir.


  
 Derleyen
Mustafa Sezgin
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle