Psoriazis (sedef hastalığı)

Psoriazis
epidermisin asiri proliferasyonu ile karakterize kronik
"papuloskuamoz" hastaliktir. Vakalarin cogunun kendine
has bir klinik gorunumu vardir fakat bircok atipik tablo
gorulebilir88. Bu lezyonlarin ortak noktasi ortasi gumusi bir
pullanma gosteren kucuk eritemli papuller seklindeki uniter
lezyonlaridir. Bu papuller, plaklar olusturacak sekilde
birlesirler. Gumusi pullanmalar parakeratotik stratum korneum
icinde notrofiller icerir. Notrofiller Zumbuch'un
akut pustuler psoriazisinde deride
pustul, hatta "pu golcukleri" olusturacak kadar yogun
olabilir. Psoriazis vulgaris'
in pullanan plaklari diz ve dirsekler gibi travma ve surtunmeye
acik bolgelerde daha siktir fakat sacli deriyi veya diger
bolgeleri de tutabilirler. El, ayak ve tirnaklar etkilenebilir.
Bu hastalarin hayati tehdit edici ya da von Zumbusch formundaki
gibi tum vucutta pustuller, ates, elektrolit bozukluklari ve
periferik notropeniyle seyreden eritroderma
olusturmayan kronik ve oldukca stabil bir psoriazis formu vardir.
Tedavi edilmeyen agir hastalarda hipoalbuminemi, elektrolit kaybi
ve sepsisten olum olusabilir. Inverse
psoriazis' te plaklar baslica
intertriginoz bolgeleri tutarlar. Hallopeau'nun
acrodermatitis continua' sinda psoriazis
el ve ayaklara sinirlidir. Gebelikte alevlenen psoriazis
yanlislikla "kacinilmasi gereken bir terim olan"
"impetigo herpetiformis" seklinde isimlendirilir.
Streptokok enfeksiyonlarindan sonra hastalikta alevlenme
olabilir. Bir bolgeye uygulanan travma burada lezyon olusumuna
sebep olabilir (Koebner isareti). Gumusi pullarin kazinmasi toplu
igne ucu seklinde kanama noktalarinin belirmesine yol acabilir
(Auspitz isareti). Andrew'nun pustuler
bakterid' i avuc ici ve ayak tabanlarina
lokalize pustuler bir dermatit seklidir. Bu lezyonun pustuler
psoriazis ile tartismali bir iliskisi bulunur ve sistemik
antibiyotik tedavisine cevap verisiyle ayirdedilir69.
PATOLOJI. Tam
olarak gelismis psoriazis plaklarinin histopatolojik ozellikleri
ayirdettiricidir. Ancak erken formlar ve kismen tedavi edilen
vakalarin taninmasi zor olabilir. Tam gelismis plaklarda
yuzeydeki pullanma diffuz olarak parakeratotiktir ve fokal
notrofil kumelenmeleri (Munro apseleri) ihtiva
eder. Bu pullanmanin altindaki epidermis granuler tabakasini
kaybeder ve rete ridgelerdeki uzamayla hiperplaziye ugrar. Rete
ridgeler genellikle oldukca uniform sekil ve buyukluk
gosterirler. Stratum spinozumun ust tabakalari ve stratum
granulozumdaki keratinositler arasinda notrofillerin birikimiyle
intraepidermal pustuller (Kogoj'un
spongiotik pustulu) olusur. Genel olarak
keratinositler RNA iceriginin artisi nedeniyle oldukca bazofilik
sitoplazmali gorunurler. Mitozlar coktur ve bazal tabakanin
uzerine dogru da cikarlar. Cekirdekler buyuk, cekirdekcikler
belirgindir fakat gercek anlamda nukleer atipi bulunmaz. Papiller
dermis ozellikle dermal papilla uclarinda odemlidir. Kan
damarlari genis ve kivrintilidir, duvarlari incelmistir ve cok
kucuk segmentler halinde epidermis bazal membranina temas
ederler. Bu damarlar etrafinda ve papiller dermiste az miktarda
notrofil bulunabilir. Eozinofiller ve plazma hucreleri yoktur
veya cok nadirdir. Genellikle yuzeyel vaskuler pleksus cevresinde
orta derecede yogun bir lenfsitik infiltrat bulunur.
Erken lezyonlarda vaskuler dilatasyon ile epidermise dogru goc
eden az sayida notrofil ve lenfosit gorulur. Pullanma olan yerde
granuler tabaka azalir ve pullanma bolgesi parakeratotik hucre
kumeleri tepelerinde notrofiller bulunacak sekilde parakeratotik
hal alir. Dermal papilla uclarinda kucuk kanamalar olabilir.
Gec lezyonlar genellikle regresyona veya travmaya ugradiklarinda
ya da kismen tedavi edildiklerinde ayirdettirici histolojik
tablolarini kaybederler. Regresyona ugrayan lezyonlarda
pullanmalar ortokeratoz ve parakeratoz karisimindan olusur.
Travma rete ridgelerin duzensiz akantoza ugramasina yol acar.
Topikal steroid tedavisinden sonra notrofillerin miktari azalir.
Yuzeydeki ortokeratoz sahalari altinda granuler tabaka geri
doner. Topikal steroidler papiller dermal odemi azaltir, dermal
papilladaki kan damarlari daha az dilate ve incedir. Kalan
histolojik ozellikler psoriazis icin tani koydurucu degildir.
Yuzeyel mantar enfeksiyonlarinin olusturdugu lezyonlar gross ve
mikroskopik olarak psoriazise cok benzer. Bu biyopsi orneklerinin
mantar varligi acisindan PAS boyalariyla taranmasi onerilir.
Eozinofiller bulundugu zaman, psoriatik diatezi olan bir hastada
ilâc reaksiyonu gozden gecirilmelidir. Bu gibi bir karisik
infiltrasyon bir ilâc reaksiyonu bolgesine lokalize Koebner
fenomeninde sik gorulur. Yogun plazma hucresiyle az miktarda
eozinofil varligi spiroketler icin ozel boyalarin yapilmasini ve
lupus eritematozus icin immunolojik calismalarin yapilmasini
gerekli kilar. Kronik fotodermatit de psoriaziform olabilir fakat
genellikle lenfoid infiltrat plazma hucreleri ve eozinofil
icerir. Bazi AIDS'li hastalarda psoriazisten plazma hucrelerinin
dermiste bulunusuyla ayrilan psoriaziform bir dermatit
("AIDS'in psoriaziform dermatiti") olabilir.
Epidermisteki pullanma daha azdir (hasta kasimadigi surece
notrofil icermez) ve lenfositik infiltrasyon, keratinositlerde
tek hucre nekrozu, lenfositlerin karyorektik nekrozu ile
ayirdedilir.
Psoriazis vulgarisin HLA-B13, HLA-B17 ve HLA-Cw6 ile birlikteligi
vardir. Erken lezyonlarda lenfositlerin epidermisteki
keratinositlere tutunmasini uyaran ICAM-1 bulunabilir.
Lezyonlarin gelisiminde lenfositler ve lenfokinler rol
oynayabilir. Siddetli psoriazisi olanhastalarda keratinosit
yuzeylerinde HLA-DR antikorlariyla, sinif II doku uyum
antijenlerinde pozitiflik tesbit edilmesi bu hastalarda psoriatik
artrit gelisme riskine isaret eder ve bu durum psoriazisli
hastalarin %7 kadarinda gozlenir.
Seboreik dermatit.
Seboreik dermatit genel toplumun %3 kadarinda gorulen, sebebi
bilinmeyen, kronik, pullanan, spongiotik ve psoriaziform bir
dermatittir. Hastaligin siddeti cok sik gorulen sacli derinin
minimal kepeklenmesinden, siddetli eritroderma, pullanma ve
aralarinda ates, ishal gibi sistemik semptomlarin bulundugu,
sekonder bakteriyel enfeksiyonlar araciligiyla olume neden
olabilen nadir gorulen Leiner hastaligina (veya yenidoganin
eritroderma deskuamativa'si) kadar genis bir dagilim gosterir.
Seboreik dermatit sacli deri, supraorbital bolgeler, yuz, gogus
orta kismi ve intertriginoz bolgeler gibi sebase follikullerin
belirgin oldugu sahalardaki deriyi etkiler. Bakteri ve
mantarlarla ozellikle Candida albicans ile
sekonder enfeksiyon olabilir. Klinik incelemede uniter lezyon
sarimtrak "yagli" gorunumde pullanmasi olan eritemli
bir papuldur. Kasinti siktir.
PATOLOJI. Seboreik dermatitin erken lezyonlari kil
follikullerinin deliklerinde notrofil ve lenfositlerin bulundugu
spongiyoza sahiptir fakat lezyonlarin siddeti arttikca
interfollikuler epitele de ilerleme olur. Yuzeydeki kabuk bir
miktar notrofil iceren sivi birikimi sahalarinin bulundugu
parakeratozdan olusur. Epidermal hiperplazinin sekli psoriazise
benzer fakat psoriazise gore spongiyoz daha coktur. Yuzeydeki
kurut icinde siklikla bircok Pityrosporum
maya mikroorganizmasi bulunur.
Etyoloji, genetik faktorler, sebase lipidin karakteri ve deri
yuzeyinin mikrobiyolojik ortamina bagli oldugundan karmasiktir.
Topikal steroidler gibi Pityrosporum ovale
(Malassezia ovale)' nin tedavisi de bir
miktar rahatlama saglayabilir. Seboreik dermatitin Parkinson
hastaligi gibi bazi norolojik hastaliklarla ilgi cekici bir
beraberligi de vardir. AIDS'te siddetli bir sebore benzeri
dermatit, ilerleyen immunolojik yetmezligin sik gorulen bir
bulgusudur89.
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.