Seboreik keratoz.

Seboreik keratoz,
"verruca seborrheica" olarak da bilinen, her iki
cinsteki yasli kisilerde cok sik gorulen benign bir lezyondur.
Lezyonlar keskin sinirli, duz veya kabarik papul ya da plaklar
seklindedir, siklikla et rengi veya hafifce sarimtrak ya da
hiperpigmente gorunumde olurlar. Genellikle kucuk ve birkac mm
capli tumuyle ekzofitik lezyonlardir fakat daha buyuk olculere
ulasabilirler. Siklikla inflamasyon cok azdir fakat kasinabilir
ve travma sonucu inflamasyona ugrayabilirler. Belirgin lenfositik
infiltrasyonun gelistigi bir tipi vardir ve hem epidermis hem de
dermisi tutan tumorler arasinda benign likenoid keratozis basligi
altinda incelenecektir. Lezyonlar govdede ve ekstremitelerin
proksimal kisimlarinda siktir fakat avuc icleri, ayak tabanlari
ve agiz mukozasi disinda herhangi bir yerde olabilir. Bu
muhtemelen kil follikulleriyle bir iliski varligina isaret eder.
PATOLOJI. Lezyonlar genellikle keratinositlerin hucresel atipi
gostermedigi akantotik epidermisten ibarettir. Erken lezyonlarda
dahi lezyonun hemen altindaki papiller dermis sklerotiktir.
Seboreik keratozun en erken lezyonlari rete ridgelerde uzama ve
birbirleriyle baglanma gosterir. Bazal keratinositler hafif ilâ
ileri derecede pigmentedir. Tek bulgu bunlar oldugu zaman tani
siklikla "pigmente retikuler dermatozis" olur.
Lezyonlar kalinlastikca papillomatozis veya daha siddetli akantoz
gelisir.Papillomatoz lezyonlarbazan "stucco keratoz"
olarak isimlendirilir ve akantotik tipin keratin yalanci kistleri
bulunmayabilir. Bu yalanci kistler ortokeratin icerirler ve
kalinlasan epidermiste ortokeratin globullerinin kaynasmasindan
olusurlar. Bunlar yalanci kistlerdir zira birbiriyle kaynasan
keratin kitleleri siklikla lezyon yuzeyine ulasan bir kanal
olusturur. Seboreik keratozlar mantar veya bakteriler tarafindan
enfekte edilebilir ve belirgin bir inflamasyon olusur. Erken
seboreik keratozlardaki bir baska histolojik yapi da
epidermisteki fokal keratinosit gruplarinin polaritelerini
korumalari nedeniyle bazan "klonal seboreik keratoz"
denilen sekildir. Bu odaklar irrite seboreik keratozlarda veya
primer bir fenomen olarak gelisebilir fakat bunlarin gercek
keratinosit klonlari olduguna dair kesin bir delil yoktur.
Keratinosit gruplari polaritelerini kaybettikleri ve hucresel
olarak atipik olduklari zaman lezyon intraepidermal skuamoz
hucreli karsinoma in situ olarak siniflanir. Pigmente seboreik
keratozun bir varyanti da icerdikleri yogun pigmenti komsu
keratinositlere nakledemeyen belirgin uzantili keratinositlerin
varligi nedeniylemelanoakantoma
olarak isimlendirilir. Yasli kisilerde gorulur, beyaz irkta daha
siktir, yavas gelisir ve kendiliginden gerilemesi yoktur.
Ayirici tanida sigiller bulunur. Seboreik keratozlarin cogu
histolojik olarak sigillerden farklidir ve lezyonlarda HPV
gosterilemez. Ancak, inguinal bolgede bulunan histolojik olarak
tipik seboreik keratozlarda gosterildigi uzere HPV iceren komsu
condyloma accuminatum'dan gelen sigil virusuyle enfekte
olabilirler. 20 yas altindaki cok genc bir kiside ayirici tanida
epidermal bir nevus de vardir.
Ic organlarinda malign bir hastaligi olan kisilerde akut olarak
govde ust kisminda bazilari garip gorunumlu bircok inflamasyonlu
seboreik keratozlarin cikmasi tartismali bir gozlemdir. Bu durum
bazan "Leser ve Trélat isareti" olarak isimlendirilir
ve cesitli mide, akciger, kolon karsinomlariyla lenfomalara eslik
edebilir.
Degos'un soluk hucreli akantomu. Nadir
gorulen, duzgun sinirli, benign, Degos'un soluk hucreli akantomu
("berrak hucreli akantom" olarak da bilinir) isimli
tumor orta ilâ ileri yastaki kisilerde alt ekstremitelerde
soliter bir tumor olarak gorulme egilimi gosterir. Birden fazla
tumor olabilir. Lezyon yuzeyinde siklikla bir pullanma ve eritem
bulunur ve nokta tarzinda kanama noktalari olur.
PATOLOJI. Lezyonun, icindeki keratinositlerin cogunun soluk ya da
seffaf gorundugu, PAS pozitif ve diyastaza direcli yapida, cok
keskin sinirli bir kenar olusturan akantoz zonu vardir. Dermal
papillalar uzerindeki epidermis (suprapapiller tabaka) belirgin
olarak incelmistir. Notrofil iceren bir parakeratotik pullanma
vardir. Dermal papillalardaki kan damarlari belirgin ve ince
duvarlidir. Keratinositlerde nukleer atipi bulunmaz.
Lezyon bircok ozelligi acisindan psoriasize benzer ancak
lezyondaki hucrelerin soluk ya da seffaf sitoplazmali olusu ve
cevre epidermisten keskin bir sinirla ayrilmasiyla farkedilir.
Psoriazis daha bazofilik sitoplazmali hucrelere sahiptir. Temel
defekt glikojenin yikiminda bir fosforilazin eksikligi gibi
gorunmektedir1.
Warty diskeratom. Warty diskeratom
genellikle bas boyun bolgesinde, daha seyrek olarak herhangi bir
yerde yerlesen, soliter, keratotik, hafifce verrukoz bir papuldur
PATOLOJI. Lezyonlar suprabazal akantoliz, villoz bazal
tomurcuklanmalar, corps ronds ve grains gibi ozel yapilar
gosterir. Lezyon nisbeten duz olabilir veya dermisten asagiya
hafifce kabarabilir. Siklikla hafif bir dermal lenfositik
infiltrasyon bulunur.
Kucuk lezyonlar Grover hastaligindan ayirdedilemez, buyukleri de
Darier hastaligina benzer. Benzer degisikliklerin oldugu kucuk
papuller klinik olarak normal gorunumdeki deri materyallerinde de
bulunabilir. Warty diskeratom tanisi ancak soliter, kasintisiz,
birkac milimetre capindaki lezyonlar icin kullanilmalidir.
Aktinik keratoz.
"Senil keratoz" veya "solar keratoz" olarak
da bilinen aktinik keratoz genellikle gunes goren deride
pullanmali, eritematoz bir yama seklinde ortaya cikan, beyaz
tenlilerdeki en sik neoplazmlardan biridir36,38. Lezyonlar
hiperpigmente, yaygin ve birbirine kaynasan sekilde olabilir.
Dogrudan dogruya UVB isinlarinin (ozellikle 280 ile 320 nm dalga
boyu araligindaki) birikici dozuna baglidir. Iyonize edici
isinlarin diger sekilleri de benzer keratozlar olusturabilir.
Tersine asiri miktarda inorganik arsenik bilesiklerine maruz
kalan hastalarda da benzer keratozlar ortaya cikar fakat bunlar
gunese maruz kalmayan deride hatta avuc ici ve ayak tabanlarinda
bile gorulurler. Aktinik keratozlar karsinoma in situya
ilerleyebilen devamli bir olayin bir kismidirlar.
PATOLOJI. Lezyonlar dermis epidermis birlesim hattinda duzensiz
bir sekilde hiperkromazi ve nukleus buyumesi seklinde bazal
keratinositlerin buyumesiyle baslar. Daha sonra acikca atipik
olan hucrelerin epidermisin ust tabakalarina cikmasiyla akantoz
gelisir. Deri ekleri uzerindeki ortokeratoz haric olmak uzere
parakeratoz ve hiperkeratoz da gelisir. Ilerlemis lezyonlarda
epidermis tumuyle atipik hucrelerden olusur. Atipik hucreler
epidermis kalinliginin tamamini doldururlar, lezyon da genis olup
kil follikulleri ve ter bezi duktuslarinin cikisini kaparsa yassi
hucreli karsinom tanisi daha dogru olur. Dermiste genellikle
asiri solar elastoz vardir; eger bu bulgu yoksa muhtemelen
arsenige bagli keratoz akla gelmelidir.
Aktinik keratozda, suprabazal bolgede primer akantolitik
hastaliklari (Tablo 3) taklit eden bir akantoliz olabilir ancak
primer akantolitik hastaliklarda hucresel atipi ve yuzeyde
parakeratotik pullanma bulunmaz. Pigmente
aktinik keratoz atipik keratinositler
arasindaki melanositlerin sayi ve buyuklugunde cok az artis
olmasina ragmen bazal keratinositlerdeki melanin artisi sonucu
hiperpigmentasyon gosterir. Likenoid
aktinik keratoz hem epidermis hem de
dermisin tutulacagi bicimde dermiste yogun bir lenfosit ve plazma
hucre infiltrasyonuna sahiptir.Hiperplastik
aktinik keratoz siradan ince aktinik
keratozlar ile yassi hucreli karsinoma in situ arasindaki
lezyonlari tanimlamak icin kullanilan bir tabirdir. Buyuk
hucreli akantom genellikle yuzeyde
parakeratotik pullanmanin olmadigi ve bazal hucre nukleuslarinin
normalin iki uc kati genisledigi bir aktinik keratoz cesididir.
Aktinik keratoz bir yassi hucreli karsinoma in situdur. Follikul
derinliklerine invazyon veya genis bir sahada follikul
sinirlarini silecek sekilde epidermisin tam kat atipizm
gostermesi tumorun ileri donemlerinin yassi hucreli karsinoma in
situnun bulgularidir. Erken aktinik keratoz ile yassi hucreli
karsinoma in situ arasindaki lezyonlar hucresel atipinin miktari
ve epidermisin ne kadarinin tutulduguna gore uc gruba
ayrilabilir. Nisbeten az hucresel atipi gosteren erken lezyonlar
bazal bolgese sinirlidir ve skuamoz
intraepidermal neoplazi (SIN) derece I
veya SIN-I seklinde siniflanirlar. Atipik hucrelerin epidermisin
alt yarisini doldurdugu lezyonlar SIN-II'dir. Tum katlarda
atipinin bulundugu ve deri eklerine dogru "bowenoid aktinik
keratoz"un bulundugu lezyonlar yassi hucreli karsinoma in
situ veya SIN-III'tur. Paradoks bir sekilde SIN-III lezyonlar
bazi SIN-I ve SIN-II lezyonlara kiyasla daha uzun sure in situ
donemde kalirlar bu lezyonlardan dermise yassi hucreli karsinom
invazyonu tam kat epidermis atipisi gosterenlerden daha azdir.
UV isinlari nedeniyle tumor baskilayici bir gen olan p53 geninde
mutasyonlar gelisebilir ve gunese maruz kalan deride yassi
hucreli karsinom gelisimi nedenlerinden biri de bu olabilir. Bazi
aktinik keratozlarda da p53'un asiri okundugu gorulebilir ve bu
aktinik keratoz ve yassi hucreli karsinomlarin gelisiminin erken
donemlerinde gelisen bir mutasyonu temsil edebilir41
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.