Nasır

Nasır, aşağı
yukarı herkesin bildiği bir sorundur. Genellikle kendi kendine
tedavi edilebilir; ama çok ciddi olduğunda doktora göstermek
gerekir. Nasır, sürtünme ya da basınç nedeniyle derinin
boynuzsu tabakasından oluşan bir oluşumdur. Ölü deri
hücreleri birikerek bir keratin (protein) tabakası
oluştururlar. Bu durum ilerledikçe nasırın altındaki deri
hücreleri iltihaplanır, ağrı ve rahatsızlık verir.
Nedenleri
Nasır, daha çok derinin aşırı sürtünmeyle
karşılaştığı yerlerde ortaya çıkar. Elleriyle çalışan
işçilerde ve çıplak ayakla dolaşanlarda, normal olarak
ağrı vermeyen ve gerçek nasır olmayan deri kalınlaşması
olabilir. Ancak, sözgelimi kemancılarda sürekli olarak
çenelerini kemanın gövdesine dayamaktan ya da yeni ayakkabı
alanlarda ayakkabının belirli noktalarda ayağı vurmasından
gerçek nasır oluşur.
Bütün sıkı ayakkabıların ve yüksek ökçelerin nasır
oluşturabilmesine karşılık, nasır en çok ayaktaki
çıkıntılarda, parmaklar arasında ve topukta ortaya çıkar.
Bunyonların üzerinde de nasır olur. Bunun nedeni, buradaki
kemiğin çıkıntılı oluşu ve sürekli olarak ayakkabıya
sürtünmesidir. Bu kemik çıkıntıları üzerindeki sert deri
tabakası alt tabakaları koruduğundan, buralarda nasır sık
görülür. Ancak nasır ve bunyon oluşumu arasında bundan öte
bir ilişki yoktur. Bazı kişiler, özellikle de yaşlılar,
nasıra daha eğilimlidirler.
Protez kullananlarda, derinin aşınması nedeniyle de nasır
olabilir. Böyle durumlarda nasır oluşturan nedenin ortadan
kaldırılması genellikle yeterlidir ama bazen nasırın
alınması zorunlu hale gelebilir.
Belirtiler
Nasır, çevresindeki normal deriye göre daha sarımsı renkte,
kalın bir deri tabakasıdır. Koni biçiminde olabilir. Ayak
parmakları arasındaki nasırlar ise çoğunlukla yumuşaktır.
Nasırlar günün sonunda ağrı yapar, ayrıca basınçla
karşılaşınca rahatsızlık verirler. Kronikleştiğinde ya da
şiddetli olduğunda, çevresindeki deri kızarır ve nasır,
hareketsiz durulurken bile çok ağrır. Belirtiler çok
çeşitlidir ve bazen nasırı siğilden ayırmak zor olur. Ancak
siğil genellikle daha ufaktır ve basınçla ağrı yapar.
Derinin üst tabakası kazındığında siyah noktacıklar
halinde siğilin kökü ortaya çıkar.
Nasır rahatsızlık verir ve ağrır, ama çoğunlukla tehlikeli
değildir. Daha ciddi bir sorun, "hiperkeratoz" denen,
derinin avuç içinde ve tabanda hiçbir neden olmadan
kalınlaşması ve bunun yayılması durumudur. Hiperkeratoz
hemen doktora gösterilmelidir. Nasırın tek tehlikesi,
alınması sırasında kirli aletlerin kullanılmasıyla
enfeksiyon kapması ve iltihaplanmasıdır. Özellikle şeker
hastalarının bu konuya dikkat etmesi gerekir. Ayaktaki kan
dolaşımları zayıf olduğundan, enfeksiyon kolaylıkla
kangrene dönüşebilir. Bu yüzden en iyisi nasırlarını bir
uzmana göstermeleridir.
Tedavi
Nasır, kalınlaşmış deri olduğu için, derinin üst
tabakalarının temizlenmesiyle tedavi edilir. Nasırlı kısım
bir süre ıslatılıp yumuşatıldıktan sonra ponza taşıyla
ovulur. Bu, yeni oluşmaya başlayan nasırlar için yeterlidir.
Daha ileri durumlarda ise, nasır bir makasla ya da özel
bıçaklarla alınır. Ancak bu işlem sırasında yumuşak
deriyi kesmemeye dikkat edilmelidir. Yumuşatıp nasırı
düşüren nasır yakıları da vardır. Salisilik asit (% 40
oranında) içeren bu yakılar nasırın tam üstüne uygulanır
ve 24 saat bırakıldıktan sonra alınıp, yumuşayan nasır bir
ponza taşıyla temizlenir. Tek uygulamada yumuşamayan nasıra
yeniden yakı konur. Daha yaşlı kişiler bazen nasırlarıyla
yaşama yolunu seçerler. Bunun için yumuşak tamponlar
kullanılır. Ortası delik olan bu tamponlar nasırın ağrı
vermesini önler. Şeker hastaları ve dolaşım sistemi
bozukluğu olan kişiler ise, sık sık bir uzmana giderek
gerekli bakımı yaptırmalıdırlar.
Değişik bir alışkanlık ya da yeni bir ayakkabı nedeniyle
oluşan tek bir nasırın giderilmesi oldukça kolaydır ve bir
daha yinelemez. Büyük nasırlardan kurtulmak için, önce
nedenin ortadan kaldırılması gerekir. Ayak kemikleri
üzerindeki ya da parmak aralarındaki yineleyen nasırlar,
düzenli bakım ister. İyi uyan ayakkabılar yardımcı olursa
da, bu tür nasırlar genellikle kronikleşme eğilimi
gösterirler. En iyisi, daha başlangıçta tedavi için
girişimde bulunmak ve düzenli ayak bakımını ihmal etmemektir
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.
ntb