cinsel terapi ve iktidarsızlık

cinsel terapi ve iktidarsızlık

cinsel terapi ve iktidarsızlık











İKTİDARSIZLIK  VE  CİNSEL TERAPİ



gec bos



 


Masters ve Johnson tarafından başlatılan cinsel terapi yöntemleri "iktidarsızlık" adıyla bilinen
sertleşme güçlüğünün giderilmesinde oldukça başarılı sonuçlar vermiştir. Ancak, bu yöntemlerin başarısı, büyük ölçüde eşlerin her ikisinin de katılmasına bağlıdır.
Tedavide ilk adım çoğu zaman çiftin cinsel eğitiminin tamamlanması ya da yeniden eğitilmeleridir. Erkek ve kadın, sertleşmenin irade dışı bir bedensel tepki olduğunu anlamalıdır: hiç bir erkek kolunu kaldırır gibi penisinin sertleşmesini isteyerek sağlayamaz. Ancak, kendisiyle eşi arasında bir cinsel temas ve iletişim olduğunda ve kendisi de psikolojik bakımdan rahat bir durumdaysa, bu sertleşmenin meydana geleceğinden emin olabilir. Buna karşılık sıkıntı, kaygı ve korku, bu cinsel tepkinin gerçekleşmesini engelleyecektir. Kısaca, çift, "korkunun kendisinden başka korkulacak bir şey bulunmadığını" anlamalıdır. Kuşkusuz, bu korkunun kaynakları da tartışılmalı ve aydınlatılmalıdır. Ayrıca, eşler arasındaki ilişkinin cinsel olmayan yönleri de tartışılmalıdır: bazen bir cinsel iletişimin kurulmasını engelleyen şeyin cinsellikle hiç ilgisi olmayabilir.
Bu iletişimin kurulmasına yardım etmek amacıyla terapistler çjftlerin kendi evlerinin mahremiyeti içinde uygulayabilecekleri bazı egzersizler geliştirmişlerdir. Önce, kadın ve erkek, sadece birbirlerine dokunarak haz alma ve vermeyi öğrenmelidir. Bu belki de en önemli adımdır. Bu aşamada eşler orgazma gitmeyecekler sadece hafif okşamalarla haz duyumlarını geliştireceklerdir. Bunu yaparken hiç acele etmemeleri ve kendilerini bir pazar sabahı yatak keyfinde olduğu gibi rahat bırakmaları gerekir. Bazı terapistler bir losyonun ya da vücut kreminin bu aşamada kullanılmasını önermektedir. Ayrıca, birbirlerinin ellerini, vücutlarının okşanmasından haz aldıkları bölgelerine götürerek hazzın karşılıklı artmasına yardımcı olmaları da yerinde olur, bunu birkaç kez  tekrarladıktan sonra, çiftler gevşemeyi ve rahatlamayı öğreneceklerdir.
Bundan sonra çiftler dokunma ve okşamalarını birbirlerinin cinsel organlarına ve kadının göğüslerine yöneltmeye başlayabilirler. Burada birbirlerinin el hareketlerini yönlendirmeleri yararlı olur. Her iki eş de cinsel organıyla tam olarak ne şekilde oynanmasından zevk aldığını birbirine söylemelidir. Ama bu aşamada da koitusa ve orgazma gitmemeleri gerekir. Eğer penis sertleşirse, eşler bir süre için egzersizlere ara vermeli ve sonra devam etmelidir. Bu da bir kaç gün tekrarlanacaktır. Penisin böyle sertleşip sonra yunuşaması, erkeğe bir güven duygusu verecek ve kendi vücut tepkilerini daha iyi öğrenecektir. Penisin yumuşamasının korkulacak bir şey olmadığını, sevişmeye devam ettiği takdirde yeniden sertleştiğini görecektir.
Bir hafta kadar sonra, erkek başarısızlık korkusunu yendiğinde, çift koitusa geçebiir. Ama bunun da zorlayıcı ve talep edici bir biçimde yapılmaması şarttır. Bu aşamada inisiyatifi kadın almalıdır. Erkek sırtüstü yatar ve kadın da onun üzerine oturarak sertleşinceye kadar penisiyle oynar. Sertleşme sağlandıktan sonra, penisi içine alır. Penis dölyoluna girince kadın bir süre hareketsiz kalmalıdır, böylece erkek eşinin içinde olma duygusunu tadar. Kadının erkeğin üzerine yatmaması, oturur durumda kalması da şarttır. Bir süre sonra kadın hafif hafif hareket ederek penisi uyarır. Eğer bu aşamada sertleşme kaybolursa kadın penisi dölyolundan çıkarır ve yeniden sertleşinceye kadar mastürbasyon yapar. Ama genellikle kadın çok hızlı ve canlı hareketler yapmadığı sürece sertleşme zaten kaybolmayacaktır.
Zamanla inisiyatifin bir kısmı erkeğe geçebilir. Kadın, erkeğin üzerinde otururken hareketsiz kalabilir ve erkek ileri geri hareketle kendini ve eşini uyarabilir. Ancak henüz orgazmdan kaçınmalıdır. Çiftler bu hareketleri rahat ve serbest bir biçimde yapmayı öğrendikıen sonra göreceklerdir ki, penis dölyolu içinde istendiği kadar sertliğini koruyabilmektedir. Bundan sonra, değişik duruş ve birleşme biçimlerini denemelidirler. Ancak bütün b


Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle