UYARIM
BÖLGELERİ

Cinsel birleşmenin ön şartı
olan cinsel uyarım veya cinsel coşkulanma kavramını tanımlamak pek kolay
değildir. Genellikle birlikte görüldükleri halde ve ilk bakışta birbirlerini
çağrıştırmalarına rağmen uyarılma, erkekteki sertleşmeyle kadındaki ıslanma
olgularından ayrı birşeydir. Uyarılma, duygularla bağlantılı olarak erkek
ve kadın vücutlarının cinsel temas için birleşebilir duruma gelmesi sürecidir.
Bu süreç içinde vücutta önemli değişiklikler ortaya çıkar. İşte penisin
sertleşmesi ve dölyolunun ıslanması bunlardan en belirgin olanlarıdır.
Ama aslında bu değişiklikler, söz konusu sürecin ancak sonucudur. Dolayısıyla
cinsel uyarılmada ya da çoşkulanmada temel olan, söz konusu değişikliklerden
çok bir sevgiliye beslenen çekilme duygusudur. Bu duygu, daha soyut bir
şekilde belirli birini düşünmeden yalnızca o cazibeye ve arzuya kapılarak
da yaşanabilir.
Erkek de kadın da doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın coşkulanabilirler.
Karşı cinsten birinin dahil olduğu erotik bir durum da uyarıcı olabilir.
Keza bazı insanların belirli bir melodiyi duyduklarında ya da kokuyu aldıklarında
coşkulandıkları bir gerçektir. Fiziksel temas bulunmadan coşkulanma, yani
psikolojik uyarılma, erkeklerde daha yaygındır. Kinsey, bu amaçla incelediği
bir grupta erkeklerin % 62'sine karşılık kadınların ancak % 14'ünün striptease
seyrederken coşkulandığını belirlemiştir. Cinsel ilişkiyi çizgi veya resim
olarak görmekle erkeklerin % 77'si cinsel uyarım duydukları halde 'kadınların
yalnızca % 32'si coşkulanmış, hatta çoğu bundan rahatsız olduklarını söylemişlerdir.
Başka insanları cinsel eylem içinde seyretmiş olan erkeklerin çoğu coşkulandıklarını
bildirirken, kadınlardan rahatsız olmayanlar bile ancak kayıtsız kaldıklarını
belirtmişlerdir. Bu oranlar, erkeklerin psikolojik uyarımlara olan bağımlılıklarını
göstermekten öte, hiç tanımadıkları bir kadına, hatta genel anlamda kadınlara
bakarak veya onları düşünerek ya da kişilerin belirsiz olduğu bir cinsel
ilişki anını izleyerek ya da kafasında kurarak coşkulandığını göstermektedir.
Bu erkek ve kadın cinsellikleri arasındaki farklılığı yansıtmaktan öteye
bir anlam taşımaz. Gerçekten, başka alanlarda da ortaya çıktığı üzere
iki cins arasında bir yaklaşım farkı bulunduğu kuşku götürmez. Ancak bu
farkı açıklamak için yapılan önermelerin çoğu tatmin edici değildir. Örneğin
bazılarına göre erkeğin cinsel dürtüleri kadınınkilerden daha güçlüdür.
Bazıları cinsler arasındaki farklılığı, kadının doğuştan daha ahlaklı
olmasına bağlarlar. Bazıları ise farklılığın, her iki cinsin üremedeki
rollerinden kaynaklandığını savunurlar ya da fizyolojik yapılarından dolayı
olduğunu ileri sürerler. Sonuç olarak, cinsel bilimcilerin hepsi, genellikle
erkeklerin cinsel fantaziye yani cinsel düşlere ve düşünceye kadından
daha yatkın olduğunu söylemekle birlikte, bunun nedenleri konusunda ortak
bir görüşe sahip değildirler. Zaten eşler açısından önemli olan bu gerçeğin
bilinmesi ve böylece gereksiz kuşku ve huzursuzlukların önlenmesidir.
Kinsey, kocalarının pornografik resimler biriktirdiğini keşfedince boşanmak
için mahkemeye başvuran kadınlardan bahsetmekte ve bu durumları insan
cinselliğine ait temel gerçeklerin bilinmemesinin üzücü sonuçlarına örnek
olarak vermektedir. Fiziksel temasa dayanan coşkulanma açısından da kadın
ve erkek arasında belirli farklar bulunur. Cinsel uyarım sırasında vücudun
bazı noktaları diğerlerine oranla çok daha fazla duyarlılaşırlar. Bunlara
uyarım bölgeleri denir. Bunların dokunulması veya öpülmesi, belli koşullarda
eşleri orgazma götürebilir. Bu kadar olmasa bile, uyarım bölgeleriyle
temasın cinsel tepkilerde bir yükselişe yol açtığı kesindir.
Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste
de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruksokumudur.
Bunlar, ikincil uyarım bölgeleri olarak bilinirler. Göğüsler, kalçalar,
bacak ve ayaklar bu gruba girerler. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında
birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis, erbezleri
ve perine (apışarası), kadında ise toplu olarak "vulva" diye
adlandırılan dış cinsel organlar bölgesidir. Özellikle leğen kemiğinin
üzerindeki tüylerle kaplı deri ile
dış dudaklar, "vulva"nın çok duyarlı alanlarıdır. Keza makat
ve perine için de bu söylenebilir. Ancak kadının cinsel organlarının en
duyarlı olanı ve orgazm tepkisinin temel kaynağı, "vulva"nın
ön tarafında ve iç dudaklar arasında korunmuş bir şekilde bulunan "klitoris"dir.
Klitoris de penis gibi sertleşme yeteneğine sahiptir.
Uyumlu bir cinsel beraberlik açısından eşlerin yalnızca uyarım sağlayan
bölgeleri keşfetmeleri yeterli değildir; ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını
da araştırmalıdırlar. Pratik içinde taraflar, çeşitli bölgelerin yumuşak
mı, yoksa sert mi okşanmasının, öpülmesi mi yoksa incitilmesinin mi daha
fazla hoşa gittiğini anlamaya çalışmalıdırlar.
Cinsel birleşmenin ön oyunlarında her iki eş için de ilk hedef, ikincil
uyarım bölgelerinin uyarılması olur. "Necking", "Petting"
gibi aşk oyunları, doğrudan birleşmeye geçmeksizin ikincil uyarım bölgeleri
üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirilen cinsel temas türleridir.
kaynak:ailehekimi
|