Cinsel Şiddet
Fiziksel şiddete uğrayan kadınların
büyük bölümü cinsel şiddete de uğruyor. Kadınların
çoğu dayaktan sonra zorla cinsel ilişki ve ters ilişki
kurmaya zorlanıyor, itiraz ettiklerinde ise, tecavüz
ediliyorlar.
Herhangi bir cisimle, kadının
cinsel organına saldırıda bulunmak da kadına yönelik cinsel
şiddet türlerinden. Şiddet uygulayan bazı erkekler süpürge
sapı, mısır, salatalık, şişe vb. cisimleri vajinaya sokmak
yoluyla kadına işkence yapıyorlar.
Evlilikte Tecavüz - Dayaktan
sonra her üç kadından ikisine koca tarafından tecavüz
ediliyor, her altı kadından biriyle zorla (anal ilişki) ters
ilişkide bulunuluyor. Kadınlar, kocanın ters ilişki teklifini
kabul etmediklerinde, çok yoğun bir biçimde şiddete
uğruyorlar.
Fuhuşa Zorlamak - Kocaların
kendi seçtikleri başka erkeklerle karılarının cinsel
ilişkiye girme talebi ve talepleri kabul edilmediğinde,
dayaktan sonra erkeklerin tecavüzüne uğraması da
sanıldığı kadar nadir rastlanan durum değildir.
Tecavüz Sonucu Evlilikler -
Kaçırılarak tecavüze uğrayan ve ailesinin zoruyla
evlendirilen kadınlar da var. Bu da kısacası ömür boyu
cinsel tacize yol açmaktadır. Aileler, "bekareti
bozulan", başkasına "satamayacaklarını"
düşündükleri kızlarını zorla, hatta döverek, eve
kilitleyerek tecavüzcü ile evlenmeye zorluyorlar. Tecavüzün
travmasıyla cinsel isteksizlik duyan eşine, fiziksel şiddet
uygulayarak tecavüz etmeye devam ediyor. Tecavüzcü erkek,
cezalandırılmak yerine, ailenin zoruyla mağdur durumdaki
kızla evlendirilerek ödüllendiriliyor ve bu kadına ömür
boyu, dayakla tecavüz etme hakkını elde ediyor.
Şiddete Uğrayan Kadınların Ruhsal Durumları
Ürkeklik,
sessizlik ve çekingenlik.
Eşinden korktuğunda
başlayan titreme krizi.
Uykusuzluk.
Bitkinlik, halsizlik,
seslere karşı aşırı tepki.
Baş dönmesi, ayakta
duramama.
Unutkanlık.
İrkilme, çarpıntı,
öfke patlamaları.
Aşırı yorgunluk.
Umutsuzluk.
Sık sık çarpıntı
hissi.
Kendini suçlama.
Perdeleri açma
korkusu.
Yalnız sokağa
çıkamama.
Geleceğe yönelik plan
yapamama.
Güvensizlik, düzgün
cümleler kurmakta zorlanma.
Yalnızlık hissine
kapılma.
Konuşurken gözle
iletişim kuramama.
Solgunluk, bezginlik.
Sık sık ağlama
krizleri.
Hayata karşı ümitsizlik.
Şiddet Uygulayanlar Nasıl
Erkekler
Şiddet uygulayan erkeklerin,
yalnızca, "hasta ruhlu ve alkolik" olduğunu
düşünenler büyük hata yapmış olurlar. Hepsi normal,
bildik, tanıdık biçimde davranan erkekler. Çoğunlukla
kadınlar şiddet uygulayan kocalarını "dışarıda
melek" olarak tanımlıyorlar. Hatta bazıları, bu nedenle
ailesine ve dostlarına, şiddete uğradığını
söyleyemediğini, kendisine inanmayacaklarından emin olduğunu
ifade ederler.
Alkol kullanımı şiddeti iki
yönlü etkiliyor. Alkollü olduklarında erkekler, daha
"rahat ve fütursuzca" şiddet uygulayabiliyorlar ve
şiddeti alkolün arkasına sığınarak açıklayabiliyorlar.
Ancak, alkol şiddetin kaynağı değil erkeklerin kullandığı
bir araçtır.
Şiddet uygulayan erkeklerin
yaşları, 16-78 arasında değişiyor.
Bu tarz erkeklerin büyük
bölümünün gelir getiren bir işi var. Gelir getiren
faaliyetleri olanların büyük bir grup oluşturması, toplumun
şiddet uygulayanların "işşiz, bir baltaya sap
olamamış" erkekler olduğuna dair ön yargısını
geçersiz kılıyor.
Şiddet uygulayanlar mühendis,
doktor, mali müşavir ve sanatçılar; döviz bürosundan
lokantaya, pazarcılıktan market işletmeciliğine,
tesisatçılıktan marangozluğa, küçük imalatçıya kadar
çok değişik işte çalışan, esnaflar, polis, bekçi, zabıta
gibi kamu kesiminde çalışanlar, büro elemanları,
inşaatçılar, muhasebeciler; her meslek grubundan ve her
kesimden erkekler.
Kaynak
EVDEKİ TERÖR Kadına Yönelik
Şiddet
MOR ÇATI KADIN SIĞINAĞI VAKFI
TECAVÜZ:
İKTİDAR AMAÇLI CİNSEL SALDIRGANLIK
Saldırganlık bir kişi veya
grubun bir kişi veya gruba, onların isteği dışında, onları
incitebilecek, zarar verebilecek davranışlara yönelmesi olarak
tanımlanabilir.
Saldırganlıkta bir güç
ilişki vardır. Saldırı güçsüz ve zayıf konumda olanlara
daha güçlü ve egemenliği ellerinde tutan kişiler tarafından
yöneltilir. Çok uzun zamandır yaşamlarının farklı
alanlarında denetlenen ve güçsüz konumuna
sıkıştırılmış bir cins olarak kadınlar, ekonomik, sosyal,
psikolojik ve cinsel aşağılanmalarla karşı karşıyadır.
Bu genel tanımdan, kadınlara
yönelik şiddete geçtiğimizde, şiddetin, kadınların
yaşamlarının her alanında yaygın olarak gözlenebilir ve
bütün kadınların karşılaştığı bir dizi olgudan
oluştuğunu görürüz. Kadınlara yönelik şiddet olaylarını
ırza geçme, ensest, fahişelik, pornografi ve en yaygın ve
"meşru" kabul edilen biçimi olan eş dövme
başlıkları altında toplayabiliriz.
Aslında erkeklerden kadınlara
yönelen bedensel, psikolojik, cinsel saldırılar onlara
yöneltilmiş aşağılama ve güç gösterme yollarıdır.
Irza Geçme
Irza geçme, saldırganlığın
ağır bastığı bir cinsel saldırı. Erkeğin bir kadın veya
erkekle onun isteği ve rızası dışında, güç kullanarak,
korkutarak veya ilaç-alkol gibi bir madde ile yargılama
yeteneğini etkileyerek ya da rıza gösterme yaşının altınd
olan bir çocukla yaptığı cinsel girişimlerin tümü ırza
geçmedir. Olayın suç sayılması için cinsel organlara
dokunulması gerekir ancak erkek cinsel organının girmesi
(penetrasyon) veya boşalması (ejekülasyon) zorunlu koşul
değildir. Irza geçme eylemi hemen daima, bir erkek tarafından
bir kadına yönelik, ama daha seyrek olarak da erkekler
arasında olabilmektedir.
Hangi kadınlar, hangi
koşullarda cinsel bir saldırı ile karşılaşma riskine
sahiptir?
Bu risk 15 aylıktan 82 yaşına
kadar kısaca her yaşta kadınlar için vardır. Ama cinsel
saldırı en sık 16-19, daha sonra 20-24 yaş arasında
yaşanıyor. Olayların yarısı tamamen bir yabancı
tarafından, kalan yarısı ise az veya çok tanıdıkları bir
erkek tarafından gerçekleştirilmektedir. Kaptanoğlu'nun
(1987) 89 erkekten oluşan araştırmasında, ortalama 18
yaşında olan kadınların yüzde 69'u kendilerine saldırıda
bulunan kişiyi tanımaktaydı (%16 arkadaşlık, %27 komşuluk,
%19 kanbağı).
Neden Kadınların Irzına
Geçilir?
Başında söylediğimiz gibi
kadınlara yönelik şiddet, egemenlik kurmanın bir aracı. Ama
ikinci bir düzeyde, bu egemenlik, başka bir biçim altında
ortaya çıkabiliyor.
Irza geçen erkeğin, aslında
erkeklerden korktuğu, bu korkusunu yenmek için bir misilleme
olarak kadınlara karşı şiddet yönelttiği görüşü,
farklı bakış açılarınca en çok paylaşılanı. Daha önce
suç öyküsü olmayan erkeklerin, bazı durumlarda toplu olarak
işgal edilen yörenin kadınlarına tecavüzde bulunması ve bu
durumun "mubah" kabul edilmesi, aynı bakışın bir
uzantısı olarak düşünülmelidir. Kadınlara uygulanan cinsel
saldırılar aracılığıyla, savaşan erkeklerin korkuları
azaltılıp, güçlülük duygusunu ve askerler arası birliğin
artması sağlanmaktadır.
Abel ve Blanchard (1978) cinsel
suçlar nedeni ile mahkum olmuş erkeklerde yaptıkları
çalışmada bu erkekleri belirleyen üç özellik tanımlar:
Şiddet/zor kullanmayı içeren,
sapmış bir cinsel uyarma vardır.
Kadınların şiddet
uygulanmasından keyif aldıkları inancı gibi, kadın
cinselliğine ilişkin çarpık varsayımları vardır.
Karşı cinsle ne zaman ve hangi
koşullarda ilişki kurabileceğine ait becerileri eksiktir.
Irza geçme olgularının
kadınlar tarafından çok kere bildirilmemesini, kadınların
aslında olayları kışkırttığı ve saldırıdan zevk
aldığı düşünceleri ile açıklayan, sınanmasına bile
gerek görülmemiş önkabuller hüküm sürmektedir (Penfold ve
Walker 1984).
Aslında özellikle Freud'dan
sonra çok kabul gören, kadınların şiddet kullanılmasından
keyif aldıkları düşüncesi, belki bir grup kadın için
fantazi düzeyinde geçerli olabilecek, özel ve yaygınlığı
bilinmeyen bir mittir. Kadınların kuyruk salladığı, açık
saçık veya karanlıkta dolaşarak ya da başka yollarla
erkekleri kendilerine saldırmayı kışkırttığı
görüşünün de geçerliliği yoktur.
Kadınların olayı duyurmaması
çok nedenlidir. Zaten bedensel ve ruhsal bir örselenmeden
geçmiş olan kadının, mağdur olduğu halde ispat etmesi
yükümlülüğü vardır. Durumunu kanıtlayabilse bile,
toplumun, hatta ailesinin gözünde değerini yitirebileceği,
düşmüş kadın olarak kabul edilmese bile değerinden bir
şeyler yitirmiş olarak görüleceği korkusu, dayanaklı olan
bir endişedir. Bu durumdan kurtulması için bekar olan bir
kadına kendisine saldıranla evlenmesi önerilir ve bu
evliliğin beş yıl sürmesi halinde saldırgan hiçbir bedel
ödemek zorunda kalmayacaktır.
Cinsel Bir Saldırı Yaşayan
Kadını Neler Bekler?
Olay yaşanırken, ilk aşamada
çok şiddetli bir panik hali ile birlikte hayatta kalma
endişesi, hatta mücadelesi vardır.
Iza geçmenin, kadının yalnız
kişiliğine ve cinselliğine değil, somut anlamda bedenine
yönelik fiziki bir saldırı da olduğu düşünülürse basit
yara bere, çürükten, ivedi bir tıbbi yardımın zorunlu
olabileceği kırık, çıkık, kanama vb'nin de tabloya
eklenmesi beklenebilir.
Olayın hemen ardından, kişiye
göre şiddeti ve süresi değişebilen ama sıklıkla ilk
birkaç ay için kişinin yaşamında egemen olan özel bir
tablo, "Travma Sonrası Stres Bozukluğu" tablosu
sergilenir". Bu devrinin özelliklerini sıralarsak:
Saldırı olayının tekrar
tekrar yaşantılanması, konu il ilgili hayaller ve kabuslar,
olayın yaşandığı ortamlara benzer koşullarda onu sembolize
eden bir olayla karşılaşıldığında şiddetli ve kaygı
durumları.
Saldırı ortamına benzer
durumlardan kaçınma eğilimi ve ortama uygun biçimde tepki
vermekte donukluk.
Yeni ilişkilere kuşkulu bakma,
bedensel zarar görme endişesi önde olmak üzere yaygın korku
ve güvensizlik içinde, sürekli bir alarm halinin
yaşantılanması.
Yaygın ağrı, uyuşma,
uykusuzluk, iştahsızlık, yorgunluk gibi bedensel zorluklar.
Özetle, ırzına geçilen
kadınlar, hem bedensel hem psikolojik boyutları olan ciddi bir
travma yaşarlar. Yukarıda sayılan psikolojik zorluklar bir
bölüm kadında bir yıl içinde yavaş yavaş azalabilir.
Ancak, gözlemler ve bazı çalışmalardan edinilen kanıtlar
yaşanan zorlukların her zaman kolay kolay geçmediğini, bir
yılla sınırlı kalmadığını göstermektedir. Kadınların
yarısının 30 ay sonra hala sokağa çıkmaktan korktukları
veya yalnız çıkmadıklarını, sosyal ilişkilerinin olay
öncesine göre belirgin biçimde aksadığını, kaygılı ve
sıkıntılı olduklarını göstermektedir. Cinsel isteksizlik,
cinsel uyum güçlüğü gibi cinsel zorlukların ise çok daha
uzun zaman yaşanan zorluklar olduğu anlaşılması kolay bir
durumdur (Wirtz, Harrell 1987).
Ne Gibi Önlemler
Alınabilir?
Irza geçme, kadınları çok
yönlü etkilediğine göre, önlemleri de çok yönlü
olmalıdır.
Irza geçme olguları ile
birlikte düşünülen, kanıtlanmamış ve geçerliliği olmayan
mitlerin yıkılabilmesi amacıyla tabu bir konu olmaktan
çıkartılması mücadelesi verilmeli.
Evli-bekar,
"sahipli-sahipsiz", daha önce cinsel deneyimi
olan-olmayan fahişe ayrımı yapılmaksızın, ırza geçilme
olayını yaşayan tüm kadınlar aynı değerler sistemi içinde
ele alınmalı.
Hücum eden kişinin eski bir
sevgili, arkadaş, koca, bir tanıdık veya akraba olması durumu
kadının durumunu kuşku ile karşılamaya yönelik bir kanıt
olarak kabul edilmemeli.
Kadının mağduriyetini
kanıtlaması yerine, tecavüz edenin suçsuzluğunu kanıtlama
zorunluluğu, yani ispat yükünün yer değiştirmesi
sağlanmalı.
Cinsel bir saldırı ile
karşılaşan kimseler utanç, şaşkınlık, korku veya
öfkesini ayarlayamama endişesi ile yaşanan travmayı aktarmak
ve kanıtlamak işlemleri sırasında yeniden zorluk
yaşamaktadır. Bu nedenle, zorunlu bilgilerin edinilmesi için
konuyu yakından tanıyan ve nasıl müdahale edileceğini bilen
özel eğitimden geçmiş polis, hukukçu, doktorlar
yetiştirilmeli.
Kriz sırasında ve daha sonra,
bedensel, davranışsal, cinsel zorluklara çok yönlü bir
yaklaşım gerekmektedir. Bu yaklaşımda etkili öğelerin neler
olduğunu belirlenmesi ve kullanılması gerek. Bilinç
yükseltme ve "kendine yardım" gruplarının,
"üstüne gitme" tedavilerinin ırza geçme
olgularını onarmadaki yerlerinin incelenmesi, akla gelen ilk
önlemler içinde sayılabilir.
Kaynak
Şahika YÜKSEL
KADINA YÖNELİK
ŞİDDET/EVDEKİ TERÖR
MOR ÇATI
ERKEKLER VE
TECAVÜZ KONUSU
TECAVÜZ KONUSUNDA
ERKEKLERİN SORUMLULUKLARI
Maalesefki çoğu erkek tecavüz
konusunda bir sorunun olduğunu inkar etmekle kalmayıp, tecavüz
konusunda onlara herhangi bir sorumluluğun düşmediğini iddia
etmektedirler. Kısacası erkekler tecavüzü "kadının
sorunu" olarak görmektedirler.
Tecavüz gerçeğinin hepimizin
hayatını etkilediğini artık erkekler de görmelidirler.
Erkeklerin ve kadınların saldırıya uğradığı bu dünyada,
erkeklerin de bu acı gerçeği duymamazlıktan gelmemeleri
gerekir. Dolayısıyla, tecavüz sadece "kadın
sorunudur" düşüncesi erkekler için artık geçerli
olmaması gerekir. Kadınlar, tecavüze uğrasalarda
uğramasalarda tecavüz olayından doğal olarak etkileniyorlar,
erkekler tecavüz etselerde etmeselerde bu olaydan
etkileniyorlar.
TECAVÜZCÜLER NEREDEN
GELİYORLAR?
Acı gerçek 1 - erkekler
tecavüz eder. Bizi bu gerçekten hiçbirşey
uzaklaştırmamalıdır. Tarihten günümüze kadar erkekler bu
gerçeği inkar etmişlerdir. Gerçek 2 - tecavüzcüler
toplumsal bir sorundur ve toplumun tüm fertleri bu sorumluluğu
üzerlerine almalıdırlar.
Gerçeklerin görülmesi ve
sorumlulukların alınması çoğu erkek için güçtür. İnkar
etmeler, savunmaya geçişler artık erkekler için yeterli kabul
edilmeyecektir.
CİNSEL OBJELER CİNSEL
HEDEFLERİ OLUŞTURUR
Hiç kimse tecavüzcü olarak
doğmaz, onlar tecavüzcü haline getirilir. Tecavüzcüleri
yaratan kültür ve toplumlar, kadınları da yaratır.
Bazı erkekler neden tecavüz
eder de bazıları etmez sorusuna cevap ise iki kesiş
noktalarında belirlenir; tavır ve davranışlar ve şiddet ve
erkek olmak. Erkeklerin hepsi bu kesiş noktalarına bağlıdır
çünkü erkek olarak bunlarla büyüyorlar.
Erkekler birlik olabilse,
tecavüz konusuna son verebilirler. Ama maalesef şu anda tek
birlik olan gurup tecavüzcü erkekler.
ERKEKLER KADINLARA KARŞI
KULLANILAN ŞİDDETE İSTESELER SON VEREBİLİRLER!!!
ÖZYUVADAKİ
TECAVÜZ
"Tecavüz" ve
"tecavüz eden"..... Bu sözleri kim hoş karşılar?
Duyunca irkiliriz, dehşete kapılırz. Tecavüz eden insanları,
farklı fantaziler içinde ama, hemen daima tanıdık-bildik,
eş-dost erkeklerden farklı olarak hayal ederiz. Bizim
çevremizdeki, ailemizdeki erkeklerden çok farklı, muhtemelen
iri yarı, gece karanlıkta, tenhada karşımıza ansızın
çıkan birileridir. Belki de evin kapısını kırıp eve
girmiştir.
Ama üzgünüm ki, bu bir
yanılsama. İnanılması güç ama sayılar gösteriyor ki,
kadınlara en çok kocaları tecavüz ediyor. ABD'de yapılan
toplumsal bir taramada, her yedi kadından birine kocalarının
tecavüz ettiği tanımlanmıştır. Evlilikte zorbalık yolu ile
cinselliğin dayatılmasının evlilik tarihi kadar eski bir
geçmişi var. Ama evli olan bir erkeğin, kendi karısının
ırzına geçebileceğinin sürülmesi oldukça yeni ve çelişik
bir kavram.
Evlilik anlaşması içinde
tarafların cinsel yakınlık, cinsel ilişki kurması
"yasal" ve "normal" olarak görülüyor. Bu
durum, yasal bir zeminde işlenen bir suçu, saldırganlığı
gündeme getiriyor. Bu tartışmanın gündeme gelmesi için iki
önkabul zorunlu. Kadının bir mal olmadığı, kadın bedeninin
salt kendine ait olduğu ve kendi istediği gibi ve istediği
zaman dokunulabilir olduğu. Diğeri, "özgür onam"
veya eskilerin deyişi ile "rıza" kavramı. Özgür
onam, tarafların o konuda oy birliği ile karar verip
anlaştıkları, gönüllülük esasına dayanan bir
anlaşmadır.
Tecavüz Nedir?
Cinsel istek denetlenebilir, yönlendirilebilir, ertelenebilir bir dürtüdür. Tecavüzde, saldırgan cinsel davranışta, bazı cinsel motifler olmakla birlikte, temel etken öfke, düşmanlık ve gücün ifade edilmesidir. Tecavüz edenlerin bir bölümünde ise zarar verme gibi sadistik motifler ön planda olur. "Uyarılmış bir erkek" için tecavüz, cinsel isteğin engellenemez bir sonucu değildir. Kısaca, tecavüz cinselliğin değil, saldırganlığın ifadesidir.
İçki veya
başka bir ilaç-madde etkisi altında olup, cinsel bir
yakınlık kurmakla ilgili karar verebilecek durumda
olmayan bir kadınla (kişi ile) kurulan ilişkiler
tecavüzdür;
Bir kadının (kişinin)
fiziksel güç kullanmakla tehdit edilerek sokulduğu
cinsel yakınlıklar tecavüzdür;
Bu sayılan durumlarda
veya benzer koşullarda cinsel yakınlıklara giren
kişiler (erkekler) saldırgan tecavüz eden
kişilerdir;
Tecavüz eden kişi ve tecavüz edilen kişi arasındaki ilişki koca, sevgili, eski koca, akraba her ne olursa olsun uygulanan eylem bir saldırganlık ve tecavüzdür.
Evlilikte Tecavüz Bir
Kadının Cinsel Yaşantısını Nasıl Etkiler?
Cinsel isteksizlik vardır.
Kadın cinsel isteğini artırmak için çareler arar. Dişini
sıkar, kendisini ilişkiye girmeye zorlar. Ama iki kişinin
ister zorla, ister isteyerek başladıkları ilişki sırasında
keyifleri kısa zamanda azalabilir. Keyifli ve istekli bir cinsel
yakınlık sırasında veya cinselliği hatırlatan herhangi bir
durumda, zorla yaşadıkları cinsel ilişkilere ilişkin
sahneler tekrar tekrar anımsanır.
Basit yakınlık için yapılan
değişleri bile cinsel içerikli olarak değerlendirip,
şiddetli tepkiler verebilirler.
Sokaktaki adamın tecavüzünü
yaşamış olan bir kadın, tecavüzün adını koyabilir.
Kimseye söylemese, saklasa bile tecavüze maruz kaldığını
bilir. Ama, yuvasında eşinin tecavüzüne tekrar tekrar
uğramış olan bir kadın, bir saldırgan ile evli olduğunu ve
sokakta tecavüz edilen kadın gibi bir sorun yaşadığını
kendi kendine bile tanımlamaz. Kadınlık rolünün
alışkanlığı içinde kendisini suçlar ve cinsel yönden
eksik bir kadın olarak tanımlar. İstemediği zaman, eşini
kırmamak için cinsellik yaşamaya kendini mecbur kılar.
Hangi Erkekler Evde Tecavüz
Eder?
Bazı erkekler, hem eşleri hem başka kadınlara tecavüz edebildikleri halde, bir kısım erkekler eşleri dışında hiçbir kadına tecavüz etmemiştir. Evlilik içi tecavüz konusunda çalışmaları olan Diana Russell'a (1990) göre, bu konuda kocalar, farklı gruplara ayrılırlar:
Hem tecavüz
ederek, hem karşılıklı istekle cinsel bulunan
kocalar,
Aslında karşılıklı
anlaşarak sevişmeyi seven ama karısı isteksiz olunca,
veya reddedince tecavüz edebilen kocalar.
Tecavüz etmeyen kocalar.
Güç, denetleme, cinsellik,
sadizm, öfke; hangi motif ön planda olursa olsun tecavüz eden
kocaların sahip olduğu ortak bazı özellikler olduğu
görülmektedir. Groth'a (1981) göre, yaşanan sahiplik
ilişkisinde cinsel yakınlıklar çiftin biçiminde yaşanır.
Başka bir deyişle, tecavüzde bir muhabbetin paylaşılması
söz konusu değildir, duygular paylaşılmaz. Bu kopukluk salt
iki kişi arasında yaşanmaz. Saldırgan aynı zamanda kendi
duygularından, sıcaklığından da kopuk bir cinsellik yaşar.
Saldırgan kocalar iletişim kurma, duygularını tanıma ve
ifade etme güçlüğü içindedirler. Bir şeye kızınca, hayal
kırıklığına uğrayınca bunu bildikleri tek yol olan
cinsel-saldırganlıkla ifade ederler. Dahası, bu yöntemi her
türlü evlilik sorunu için, bir çözüm olarak görülür.
Sonuçta, tecavüz eden kocalar cinsel saldırganlıklarını çok insani, kadınların çok tanıdığı bazı duygu ve gereksinimlerini karşılamak amacı ile gerçekleştirir.
Güvensizliğini
giderebilmek, kendini daha çok beğenebilmek için:
"Kendimi erkek hissediyorum, kendimi başarılı
hissediyorum";
Kötü duygu ve
düşüncelerden kurtulabilmek: gerilimi azaltmak,
dırdırı engellemek, yalnızlığını gidermek;
Bir türlü karşılayamadığı duygusal gereksinimlerini karşılayabilmek: "Bir yakınlığa ihtiyacım vardı, kendimi kabul edilmiş, sevilen biri olarak gördüm".
Ama geçici olarak bu
amaçlarına yaklaşmış olsalar bile, yetersizlik,
güvensizlik, duygusal yakınlığı yaşama gereksinimleri
karşılanmadığı için, yeniden yeniden tecavüz eder
dururlar.
Evlilikte Tecavüz Durdurulabilir mi? Nasıl Son Bulur?
Kocanızla istemediğiniz halde,
size fizik güç kullanarak zorladığında veya "kavga
çıkmasın, dışarı gitmesin" diye zorla dişinizi
sıkıp sevişmek zorunda kaldığınızda, eşinize, dostunuza,
ailenize danışıp, öğüt istediniz mi? Onlar size ne dedi, ne
gibi çareler önerdi? Duyuyor gibiyim: "Sen sık dişini
otur, yaşlanır, durulur, erkeğini dışarı yollama,
nihayetinde o senin kocandır" filan demişlerdir. Siz de
kendi kendinizi; "Bende bir şey var, kadınlığım
eksik" gibi nedenlerle sorumlu, hatta suçlu bulmuş
olmalısınız. Ama suçlanmayın, eksiklik hissetmeyin. Evli
veya bekar kadın, erkek, çoçuk her bireyin bedeni ve
cinselliği ve bunların kullanım hakkı kendine aittir.
Fizik, duygusal, cinsel
şiddetin yer aldığı bir ilişkide tecavüz eden, saldırgan
kişiler bu durumdan yakınmaz ve hayati bir zorunluluk
dayatmadıkça değişmek için ciddi bir çaba göstermez. Çok
kez, eşin terketmesi, hapishaneye girmek veya bunlara yakın
bıçağın kemiğe dayandığı durumlar, saldırganları
değişmeye zorlayabilir. Dolayısıyla, haksız gibi görünse
bile yuvadaki cinsel şiddeti, tecavüzleri, saldırganlığı
durdurma öncülüğü ve sorumlululuğu da mağdura aittir.
Şiddet mağduru olan bir kadının bu inisiyatifi alması ve
sürdürmesi, zahmetli ve iniş çıkışları olan bir
süreçten geçmesi kaçınılmazdır. Bu, başka bir yazı
konusu (bu kitaptaki "Kadınların Şidetten Kendilerini
Koruması Neden Zor" yazısına bakın). Ama diyelim ki,
karısına tecavüz etmeyi alışkanlık haline getirmiş bir
erkek, artık farklı bir cinsellik yaşamak istiyor. Bu, nasıl
gerçekleşebilir?
Evde Karısına Tecavüz Eden
Bir Koca Değişmek İsterse Neler Yapabilir?
İlk adım, karınıza
yaptıklarınızın adını koymakla başlar. Yaşananın
cinsellik değil, saldırganlık olduğunu inkar etmeyin. Ne
olduğunuzu tanımakta, kendinize açık olun.
Geçmişte karınıza cinsel
olarak saldırmışsanız, kontrol etmezseniz yeniden yapma
olasılığınız çok yüksek demektir. Geçmişi
değiştiremezsiniz ama geleceği denetleyebilirsiniz. Şimdi
davranışlarınızı ve düşünüş biçiminizi değiştirmeniz
mümkün. İşe isterseniz önce sert, saldırgan
davranışlarınızın bir çetelesini tuturak başlayın. Onu ne
sıklıkta zorluyorsunuz, tehdit ediyorsunuz, bir şeyler
fırlatıyorsunuz, eşyalarına zarar veriyorsunuz, sokağa
çıkmasını, para harcamasını, giyinmesini
sınırlıyorsunuz? Siz de farkettiniz galiba, liste çok
kalabalıkmış meğerse.
Bunu tek başınıza yapmanız
çok zor, profesyonel bir yardım almalısınız. Profesyonel
destek işinizi kolaylaştıracaktır. Psikolojik danışmanlık
veya tedavide size kendinizi Kontrol etme becerilerini
öğretebilirler. Bu okuldan mezun olmak zaman alacak.
Alışmadıklarınızı yapacaksınız. Kendi duygularınıza
kulak kabartacaksınız. Davranışlarınızın başkalarında,
karınızda yarattıklarını tanıyacaksınız ve bunların
değiştirmeye çabalayacaksınız. Sihirli bir ilaç gibi, bir
seferde etkileyen özel bir teknik yok. Düşünme ve uygulamaya
yönelik pek çok ev ödevi var. Siz bu işe başladınız diye,
eşinizin bir günde size inanmasını ve güvenmesini beklemeyin
hemen. Saldırganlık eğilimlerinizin ne zaman, hangi
koşullarda çıktığını gözlemeye çalışın. Bu tür
davranışlara götüren duygu ve diğer öncü işaretli
tanımaya çalışın. Kendinizi ne kadar tanırsanız, kendinizi
denetleme şansınız o denli artabilecektir.
Yine bu süreçte önemli bir
başka uğraşınız, yaptıklarınızın karınıza
yaşattığı olumsuzlukları, ona verdiğiniz acıları
tanımak. Sizin tedaviye başlamış olmanız iyi bir adım, ama
uzun soluklu bir uğraş içindesiniz. Zorlama insanda fizik,
duygusal, cinsel etkiler yaratır. Daha açıkçası, yaşananlar
belirli sorunlara neden olmuştur. Cinsel ilişkiye zorlanan bir
kişinin, daha sonra çok kez cinsel keyfi etkilenir.
Cinselisteği azaldığı gibi, istek duyduğunda geçmiş
olayların anımsanması cinsel keyif almamasına neden olur veya
şiddetli bir korku, panik yaşayabilir. Karınız bu olayları
evinizde, yatağınızda yaşamıştır. Bu mekanlarda sizin
yanınızda kendini rahat, gevşek ve eminiyette hissetmesi çok
zor gerçekleşecek. Kısa zamanda bu güveni duyması
olanaksız. Ancak uzun bir zaman, kararlı ve tutarlı olarak,
şiddet içeren davranışlarınız gözlenmezse, karınız,
sizin yanınızda kendini gevşek ve rahat hissedebilir. Onun
kendi içindeki karışık ve size yönelik olumsuz duygularını
halletmeden bunların gerçekleşmesi zor. Ama sebat ederseniz
belki bir gün size güvenebilir, hatta cinsel isteği bile
uyanabilir. Siz, bir daha onun isteği dışında zorla bir
yaklaşımda bulunmamaya karar vermiş olsanız bile bu vaatlere
kolay kolay inanamayacaktır.
Tedavi süresince ilişkin bir
konuyu daha tanıtmak isterim. Bu süreçte kendi geçmişinize
doğru da yolculuk edeceksiniz. Sert, saldırgan
davranışlarınız nasıl ve ne zaman başladı? Size yönelik
bu tür muameleler yaşadınız mı? Önemli konulardan biri:
saldırgan, zorlayıcı davranış ve tutumlarınız size
kendinizi nasıl hissettiriyor? Kendinizi daha çok erkek olarak
mı görüyorsunuz? Eşinizle cinselliği konuşma ve kendizini
ifade etme yollarını biliyor musunuz? Eve, işinize, eşinize,
kendinize ait konuları açık ifade etmesini biliyor musunuz?
Bunların yanıtlarını bulmak
ve eşinizle iletişimi geliştirmek ve keyifli bir cinsellik
yaşamak; bunlar da mutlu sonla elde edilecekler.
Evlilikte Tecavüz ve Kadın
Hakları
Her kadının kendi bedenini
konrol etme, cinsel bir yayınlık yaşama, çocuk sahibi olma
veya doğum kontrolüne karar verme hakkı var. Kocası dahil
hiç kimse, bir kadını fizik veya duygusal zor kullanarak veya
bunlarla tehdit ederek cinsel ilişkiye mecbur edemez.
Evli olmak bir kadının
istemediği zaman sevişmeme hakkını ortadan kaldıramaz.
Evli olmak kocanın mülkü
olmak demek değildir.
Eşler arasında cinsel
konularda bir uyumsuzluk olduğunda bu konuyu konuşarak,
gerekirse profesyonel bir danışmanlık alarak değiştirmek
mümkün olabilir. Bir anlaşma olmazsa ayrılabilirler.
Evlilikte tecavüz, cinsel uyumsuzluğa çözemez. Tecavüz,
kocanın karısını cezalandırması veya onu
aşağılamasıdır.
Şahika YÜKSEL
KADINA YÖNELİK
ŞİDDET-EVDEKİ TERÖR
MOR ÇATI KADIN SIĞINAĞI
VAKFI
CİNSEL
ŞİDDETE EĞİLİMLİ ERKEKLER
"Normal" olarak
tanıdığımız veya adlandırdığımız erkeklerin cinsel
şiddete ve tecavüze başvurmaları kanıtlanmıştır. Fakat
bazı özellikleri taşıyan erkeklerin, bu tarz davranışlarda
bulunmaları daha fazla olanak taşımaktadır.
Aşağıdaki özellikleri gösteren erkeklere dikkat edilmesinde fayda vardır.
Herkesin
etrafında görünmeyen bir baloncuk vardır. Bu sizin
kişisel sınırınızı tayin eder. Bu sınırın
içerisine biri girdiğinde rahatsızlık hissedersiniz.
Yani bu kişi size çok yakın yaklaşmış olur ve bu
yüzden husursuz olursunuz. Bu kişisel sınırınızı
ihlal eden, yani size sürekli çok yakın duran
erkekler.
Kadınlara karşı
kızgınlık ve agresif sözler sarfeden erkekler. Bu
agresif duygular çok kolay bir şekilde şiddetli
davranmaya dönebilir. Bu tarz erkekler genelde kadınlar
"hayır" dediklerini anda çok agresif
olurlar.
Sizin ne istediğinizi
bilmesine rağmen sadece kendi istekleri doğrultusunda
hareket eden erkekler. Bu tarz erkekler genelde evdeki
tüm kararları kendileri alıp bir de sizin nereye gidip
gidemiyeceğine karar vermekten hoşlanırlar. Seks yapma
konusunda da kararın kendilerinde olmalarını isterler.
Sizin isteyip istememeniz önemli değildir. Zaten çoğu
evlilik içi tecavüzler bundan kaynaklanmaktadır.
Seks konusunda
karşılık vermediğiniz zamanlarda size suçluluk
duygusunu hissettirmeye çalışan ve haksız yere size
bu konuda sözlü hakaret eden erkekler.
Aşırı derecede
kıskanç veya sahiplenme duygusu olan erkekler.
Kadınlar konusunda doğru olmayan veya gerçek dışı olan düşünce/fikirlere sahip olan erkekler. Örneğin, kadınlar erkeklere hizmet etmek için yaratılmıştır gibi.
CİNSEL
TACİZE HAYIR
11-12 Şubat 1989'da Ankara'da
yapılan 1. Feminist Kongre'de (Feminist Haftasonu) alınan
kararlardan bir tanesi de ülke çapında "Bedenimiz
Bizimdir, Cinsel Tacize Hayır Kampanyası"nın
başlatılması kararı oldu.
Türkiye'nin değişik
illerinden kadınların destek verdiği kampanya çerçevesinde,
Ankara'da 14-28 Ekim 1989 tarihleri arasında, Kuğulu Park'ta ve
Sakarya Caddesi'nde kampanya sloganlarının yazılı olduğu
rozetler dağıtıldı, Kızılırmak Sineması'nda bir panel
düzenlendi, Gençlik Parkı Kapalı Tiyatro Salonu'nda
tanıklıkların konuşulduğu, sadece kadınlara açık bir
toplantı düzenlendi.
İstanbul'da ise, cinsel tacize
dikkat çekmek için, 2 Kasım 1989 sabahı vapurda yapılan bir
basın açıklamasının ardından, kadınlara mor iğne
satışına başlandı. Türkiye'de yaşayan şehirli
kadınların, erkek tacizine karşı geleneksel karşı koyuş
biçimlerinden hareketle şekillenen Mor İğne eyleminin,
kampanyanın en özgün ve en ilgi çekici eylemi olması daha
sonra tüm kampanyanın Mor İğne Kampanyası adıyla
anılmasına neden oldu.
İzmir'de de 29 Kasım 1989'da,
İzmir Kadın Platformu, bir gece yürüyüşü ve
"Sarkıntılığa Hayır Sergisi" gibi etkinlikler
düzenledi. Kemeraltı'nda sarkıntılık eden erkeklere karşı
kullanılmak üzere iğne dağıtıldı.
"Şimdi size, harika bir
ürün tanıtmak istiyorum. Elimde gördüğünüz bu iğne,
paslanmaz çelikten olup, nikel-krom alaşımlı olup, 7 cm.
uzunluğundadır. Üzerinde bulunan mor kurdele, tüm
giysilerinizle birlikte kullanabileceğiniz bir aksesuar
görünümündedir. Bu şık aksesuarın aynı zamanda size
sarkıntılık edenlere karşı savunmanızda bir araç olduğunu
şimdi size göstereceğiz. Hareket şu... Hiç acımadan
batırın, korkmanıza gerek yok, tetanoz yapmaz. Bu iğne, MOR
İĞNE Kampanyası'nın bir ürünüdür. Kampanya grubumuz
kadınlardan meydana gelmiş olup, elle, sözle, gözle yapılan
sarkıntılığa karşı etkin ve kalıcı önlemler
geliştirmeyi amaçlamaktadır. Sarkıntılığa karşı çıkmak
isteyen bütün kadınları, MOR İĞNE Kampanyası'na katılmaya
çağırıyoruz." (2 Kasım 1989 günü Kadiköy-Karaköy
Vapuru'nda mor iğne satan kadınların MOR İĞNE KAMPANYASI'nı
tanıtım sözlerinden.)
Kaynak
2000 Ajandası
Kadın Eserleri Kütüphanesi
ÇOCUKLARA
YAPILAN CİNSEL TACİZ
Sadece Amerika'da her sene
kayıtlara geçen 80,000 çocuk tacizi olayı vardır. Yapılan
açıklamalara göre bu konuda rapor edilmeyenlerin sayısı
rapor edilenlerden daha fazla. Sorunun tanımlanması, çocuk
tacizinin durdurulması ve tacize uğrayan çocukların
profesyonel yardım görmesi gerekmektedir. Çocuklara cinsel
tacizin uzun vadedeki hem duygusal hem de psikolojik etkeni
küçümsenmeyecek derecededir.
Çocuk cinsel tacizi bir çok
kişi tarafından yapılabilinir; anne, baba, üvey anne, üvey
baba, kardeş, akraba, öğretmen, komşu veya herhangi bir
yabancı kişi. Bir çocuk cinsel tacize uğradığında çocukta
çoğu zaman rahatsız edici duygular, düşünceler veya
davranışlar gelişebilir.
Hiç bir çocuk cinsel tacizle
başa çıkabilmek üzere psikolojik açıdan hazır olamaz. İki
üç yaşındaki çocuk bile, her ne kadar böyle bir olayın
yanlış olduğunu bilmese bile, ilerki yaşlarında yaşadığı
bu olaydan dolayı olumsuz bir şekilde etkilenecektir.
Beş yaş ve beş yaşın
üstündeki çocuklarda, taciz uygulayan kişiyi tanıyorlarsa
bir karmaşa yaşamaları normaldir; bu tarz cinselliğin
yanlış olduğunu bilmelerine rağmen, cinsel tacizi uygulayan
kişiye olan sevgi ve bağımlılıklarından dolayı cinsel
tacizi kimseye anlatmazlar. Eğer çocuk cinsellikten kaçmaya
çalıştığında, tacizci genelde çocuğu ya şiddet ya da
artık onu sevmeyeceği gibi yaklaşımla tehdit eder. Tacizci
aile içinden birisi ise çocuk diğer aile fertlerinin
kızacağını, onunla utanç duyacağını düşünür ve hatta
bu olayın duyulması durumda ailenin parçalanacağını bile
düşünür. Bu tarz düşünceler ve duygular da çocuğun
cinsel tacize katlanmasına neden olur.
Cinsel tacize uğrayan
çocuklarda genelde bazı ortak karakteristikler oluşur;
özsaygıları düşük, hiç bir işe yaramama duygusu, seks
konusunda tuhaf düşüncelerin oluşması, içine kapanık ve
yetişkin insanlara fazla güvenmemek gibi. Hatta bazı
çocularda intihara teşebbüs bile olabilir.
Cinsel tacizi uğrayan bazı
çocuklarda başkalarınla iletişim kurarken sadece cinsellik
üzereni kurabiliyorlar yeni ilişkilerini. Bu tarz çocuklar,
yetişkin olduklarında genelde ya çocuklara cinsel taciz
uyguluyorlar ya da para kazanmak için cinselliklerini
kullanıyorlar.
Çoğu zaman cinsel tacizin
fiziksel belirtileri yoktur. Ancak bazı durumlarda doktorlar
tarafından muayenede bir takım belirtiler bulunabilir.
Cinsel tacize uğramış
çocuklarda aşağıdaki bahsedilenler ortaya çıkabilir:
Cinsellik veya seks konularına
anormal ilgi gösterme veya tamamen ilgisiz kalma.
Uyku sorunları veya kabus
görme.
Depresyon veya aile
fertlerinden/arkadaşlarından uzaklaşma.
Vücutlarının kirli olduğu veya cinsel organları bölgesinde
bir sorun olduğu gibi komentlerde bulunma.
Okula gitmeyi istememe.
Normalin dışında yaramazlık
yapma / söz dinlememe.
Yaptığı çizimlerde,
oynadığı oyunlarda cinzel tacizi andıran resimler/oyunlar.
Anormal bir şekilde agresif
olma.
Cinsel tacize uğramış
çocuklar ancak kendilerini güvencede hissettiklerinde
başlarından geçen olayları anlatırlar. Eğer çocuğunuz
size bu konuda birşey söylerse, söylediklerini sakin bir
şekilde dinleyin. Dinledikten sonra da çocuğunuza bu
olayların onun suçu olmadığını vurgulayın. Derhal tıbbi
ve psikolojik profesyonel yardım almaya çalışın.
Ebeveyinler çocuklarının
cinsel tacize uğrama riskini veya eğer uğrarlarsa bunun
çocuğu olan etkisini azaltmak için şunları
uygulamalıdırlar:
Çocuğunuza şunu
söylemelisiniz; "eğer senin vücuduna biri dokunmaya
çalışırsa o kişiye hayır de ve gelip hemen bana söyle
lütfen." Ayrıca, çocuklarınıza büyüklerini karşı
saygılı olmaları gerektiğini vurgularken, büyüklerin her
dediğini yap anlamına gelmediğini de vurgulamalısınız.
Örneğin çocuğunuza kesinlikle şu cümleyi söylemeyin;
"Öğretmeninin veya bakıcının her dediğini
yapmalısın."
Cinsel tacize uğramış
çocuklar ve aile fertleri derhal profesyonel açıdan yardım
almaları gerekmektedir. Çocuk veya ergenlik çağındaki
gençler üzerine uzman psikiyatristler, tedavi ile cinsel taciz
sonucu meydana çıkabilecek olumsuz etkileri ortadan
kaldırabilirler. Bu da çocukların erişkin yaşlarında
doğabilecek sorunları ortadan kaldıracaktır.
Kaynak : E-Sağlık
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik - Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.