| Türkiye’de cinsellik hala
tabu: Ereksiyon ve
orgazm güçlüğü, cinsel isteksizlik ve vaginismus en
fazla görülen cinsel problemler. Erkeklerin
birçoğunun doktora gitmekten çekindiği, kadınların
doğalmış gibi gördüğü cinsel sorunlar çözümsüz
değil.
Türkiye için hala kapalı kutu görünümünde olan
cinsellikle ilgili sorunlar kadın ve erkekleri farklı
etkiliyor. 40 yaşını geçen erkeklerin yüzde
52’sinde değişik düzeylerde cinsel fonksiyon
bozukluğu görülüyor. Kadınlarda ise cinsel
soğukluk, orgazm olamama ve vaginusmus sorunları en
önemli hastaneye başvuru nedenleri arasında yer
alıyor.
İşte evliliklerdeki en önemli boşanma nedeni olan
cinsel problemlerin toplumda yarattığı sancılar
Acıbadem Hastanesi Sağlık Söyleşileri’nin ilki
olan “Cinsel Fonksiyon Bozuklukları”
Toplantısı’nda ele alındı. 20 Kasım 1999 Cumartesi
günü hastanenin konferans salonundaki toplantıya
Acıbadem Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr.
Ferruh Korkut, Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm
Başkanı Op. Dr. Öztürk Karabey ve İstanbul Tıp
Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi
Prof. Dr. Arşaluys Kayır katıldı. Yoğun bir ilgi
gören toplantıda konunun üç uzmanı tüm yönleriyle
cinsellikle ilgili sorunları irdelediler ve kadın,
erkek açısından ayrı ayrı ele aldılar. Uzmanlara
göre cinsel sorunlar birçok nedenin biraraya
gelmesinden doğuyordu. Cinsel deneyimin yetersizliği,
cinsel bilgilenmenin eksikliği ya da yanlışlığı,
eşle olan genel ilişkinin zayıflığı, katı
yetiştirilme tarzı, yerleşik yanlış inanışlar,
kalıp yargılar ve başarısızlık endişesi başlıca
psikolojik faktörler arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Ferruh Şimşek, konuyu erkekler açısından
ele alarak erkeklerde en sık görülen sorunların
başında ereksiyon güçlüğünün geldiğine işaret
etti. Prof. Dr. Şimşek, ÒAraştırmalar bu sorunun
önümüzdeki 5 yıl içinde dünyada 400 milyon erkeği
ilgilendireceğini gösteriyor. Dünya verilerini dikkate
alırsak Türkiye’de değişik düzeylerde ereksiyon
güçlüğü olan 5 milyon erkeğin olduğunu
düşünebiliriz. Sorunun tedavisinde erkeklerin
zamanında hekime başvurmaları büyük önem
taşıyorÓ diye konuştu. Risk faktörlerin ortadan
kaldırılması için alkol ve sigara kullanımının
bırakılmasını öneren Prof. Dr. Şimşek, şöyle
konuştu:
"Diyet ve egzersiz yapılması, stresten
kaçınılması tedavinin başarısını olumlu
etkiliyor. Hastanın sorunun boyutuna göre ilaç
tedavisi uygulanıyor. Vakum cihazları öneriliyor. Daha
ileri durumlarda ise penise protez yerleştirilmesi
sorunun giderilmesinde etkili rol oynuyor."
Kızlık zarı büyük sorun Kadınlarda görülen cinsel
fonksiyon bozukluklarına neden olan hastalıklar
hakkında bilgi veren Acıbadem Hastanesi Kadın
Hastalıkları ve Doğum Bölümü Sorumlusu Op. Dr.
Öztürk Karabey de doğumun ve menopozun cinsel yaşama
etkisi hakkında dinleyicileri aydınlattı. Dr. Öztürk
Karabey, Türkiye’deki cinsel tabular yüzünden
birçok genç kızın evlenmeden jinekoloğa
başvurmadığını, bunun da varolan hastalıkların
zamanında teşhis edilmesini önlediğini vurguladı.
Dr. Karabey, kızlık zarı çok kalın olan kişilerin
cinsel ilişki sırasında travma yaşadıklarını ve
kanama geçirerek hastaneye başvurmak zorunda
kaldıklarına işaret etti. Dr. Karabey, ağrılı
cinsel ilişkinin de kadınların cinsel yaşamını
olumsuz etkilediğini belirtti ve bu durumlarda hemen
hekime başvurulmasını önerdi.
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı
öğretim üyesi Prof. Dr. Arşaluys Kayır ise cinsel
fonksiyon bozukluklarının kadın ve erkekleri farklı
etkilediğini açıkladı.
Prof. Dr. Kayır, tedaviyle ilgili olarak çiftlere
uygulanan terapiler hakkında bilgi verdi. Cinsel
yaşamdaki aksaklıkların birey için haz ve doyum
duygusunu kaybetmekten öte bir sıkıntı kaynağı
olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kayır, cinsel sorunların
tedavisinde son 30 yıldır cinsel soruna odaklaşan
kısa cinsel terapilerin uygulandığını söyledi.
İstanbul Tıp Fakültesi’nde 20 yıldır cinsel tedavi
yapıldığına değinen Kayır, ÒTedavi süresi
çiftlerin işbirliği sağlandığında ortalama 1-3
aydır. Çiftlere kolaydan zora doğru derecelendirilmiş
bir seri cinsel ev ödevleri verilir. İlişkileri iyi
olan, aralarında sevgi ve güven bağı bulunan
çiftlerin sorunlarını çözme şansı daha
yüksektirÓ diye ekledi.
Tartışmada bölümünde ise izleyiciler merak ettikleri
konuların sorularla açılmasını istediler. Toplantı
sonunda izleyiciler bu konunun Türkiye için hala tabu
olduğunu ve sık sık gündeme getirilmesi gerektiğini
belirttiler.
Cinsel isteksizlik
* İsteksizlik belli bir eşe veya şevişme şekline
olur. Sevişmeden kaçınma özellikle
diğer eşin arzu ve talepleri olduğunda çoğalır.
* Kadınlarda daha çok pasif direnme ve iğrenme,
erkeklerde başarısızlık korkusu nedeniyle cinselliğe
uzak durma daha çoktur.
* Klinik başvurularda cinsel isteksizlik kadınlarda
erkeklerden daha fazladır.
* Kadında cinsel birleşme ve orgazm olamama sık
rastlanan bir durum olduğu için tedavi edilmesi gerekli
durum olarak değerlendirilmez.
Erkeklerdeki
sorunlar
* Hormonal, nörolojik problemler, hipertansiyon, kalp
damar hastalıkları ereksiyon sorununa neden olabilir.
* Özellikle diyabetli hastaların yüzde 30’unda bir
şekilde hafif, orta ya da ağır ereksiyon güçlüğü
gözleniyor.
* Stres, sigara ve alkol sorunu tırmandırıyor.
* Tedavide erken teşhis çok önemli.
* Uzmanlar vakit geçirilmeden hekime başvurulmasını
öneriyor.
* Sorunun çözümünde ilaç tedavisi, vakum cihazı,
protez yerleştirilmesi gibi alternatifler mevcut.
Ağrılı cinsel
ilişkinin nedenleri
* Vajina
girişindeki ve içindeki iltihaplar, vajinanın
kayganlığını sağlayan bezlerin iltihabı
* Travmatik faktörler, düşmeye bağlı tahriş
* Kadın cinsel organının büyük dudaklardaki
sarkıklarını gidermek için yapılan estetik ameliyata
bağlı yara izleri
* Yumurtalıklardaki kistler, rahimdeki saplı miyomlar,
karın zarı altındaki miyomlar
* Rahim boynundaki kanserler, başlıca sebeplerdir.
kaynak:AcıbademHastanesi
|