Cinsel birleşme olamıyorsa - 2

Birçok kişi için, cinsel birleşme, cinselliğin en önemli parçası. Bu nedenle, hemen herkes, cinsel birleşmeyi engelleyen cinsel işlev bozukluklarını daha fazla önemser ve daha sık yardım arar. Herhangi bir nedenle cinsel birleşme olamıyorsa, çiftin bu durumu nasıl algıladığı da, eşlerin soruna ve birbirlerine nasıl davrandıkları da bir o kadar önemlidir. Durumun çift dışındaki kişiler tarafından bilinmesi ise, genellikle sorunu daha da karmaşıklaştırır.

Yaşadığımız bir cinsel sorunu nasıl algıladığımızı belirleyen çok sayıda değişken sayılabilir. Cinsel sorunla karşılaşmadan önceki cinsel bilgi düzeyimiz, cinsel deneyimlerimiz ve belki en çok da cinselliğe karşı tutumumuz önemlidir. Cinselliğe geniş bir açıdan bakıyorsak, cinselliği iki insan arasındaki keyifli bir iletişim olarak görüyorsak, insanların bazen cinsel yaşamlarında sorunlarla karşılaştıklarını biliyorsak, bu durumu eşimizle birlikte aşabileceğimizi düşünüyorsak, kendimize, eşimize ve ilişkimize güveniyorsak, işimiz daha kolay olacaktır.

Cinselliğe yaklaşımımız dar ve tutucu ise, cinselliği cinsel birleşmeden ibaret mekanik bir olay olarak görüyorsak, cinselliğe ilişkin bilgilerimiz yanlış ya da yetersizse, bu sorunun yalnızca bizim başımıza gelen bir felâket olduğunu ya da eşimizin bizi sevmediği, istemediği anlamına geldiğini düşünüyorsak, durumdan yalnızca eşimizi sorumlu tutuyorsak, sorunun çözümü zorlaşacaktır.

Elbette yaşadığımız çevrenin özellikleri de bizim cinsel sorun karşısında yaşadığımız güçlükleri etkileyecektir. Eğer tutucu bir aileden geliyorsak, ya da eşimizin ailesi tutucuysa, örneğin evliliğin ilk gecesinde çarşaf görme geleneği hâlâ sürdürülüyorsa, cinsel birleşme olamadığında, çiftin işi iyice zordur. Bazı çiftler böyle durumlarda, örneğin parmaklarını keserek, çarşaf aşamasını atlatabilir. Bütün ailenin cinsel yaşamda bir sorun ortaya çıktığını öğrenmesi, genellikle durumun ağırlaşmasına, karşılıklı yersiz suçlama ve savunmalarla, cinsel sorunun evlilik veya aile sorununa genişlemesine neden olur.

Ailenin bazı bireylerinin cinsel sorunu bilmesi, nadiren profesyonel yardımı hızlandırabilmekle birlikte, sıklıkla sorunu genişleterek çözümü güçleştirir.

Cinsel sorunlar konusunda bazı şeyleri bilmenin bize yararı olacaktır. İnsanların cinsel yaşamında bazen sorunlar olabilir, bunların bazıları da cinsel birleşmeyi engeller. Bu herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Hiç kimse isteyerek cinsel sorun yaşamaz. Cinsel işlev bozukluğu, kimsenin suçu değildir.

Birine karşı duyduğumuz sevgi, onunla cinsel yaşamımızın sorunsuz olacağı konusunda bir garanti oluşturmaz. Aynı şekilde sevginin olmaması, cinsel sorun yaratacak diye de bir şey yoktur.

Erkeklerdeki sertleşme ve erken boşalma bozuklukları ve kadınlardaki vajinismus durumu, cinsel birleşmeyi engeller. Bu cinsel işlev bozuklukları, daha karmaşık bir şekilde birlikte de bulunabilir. Cinsel ilişkiye iki kişi arasında bir iletişim olarak baktığımızda, bir eşteki bir durumun diğerinin cinsel yanıtını da kaçınılmaz olarak etkileyeceğini de anlayabiliriz. Cinsel işlev bozukluğu ne olursa olsun, bir eşin değil, çiftin sorunudur. Yalnızca bir eşte cinsel işlev bozukluğu olan durumlarda bile, aynı sorunun bir başka cinsel eşle de ortaya çıkıp çıkmayacağının bilinemeyeceğini unutmamalıyız.

Cinsel sorunun varlığından da çözümünden de eşler birlikte sorumludurlar.

Hiçbir erkek isteyerek sertleşme olmamasını ya da girişten önce boşalmayı sağlamaz ve sadece isteyerek de bu sorunları ortadan kaldıramaz. Vajinismus olan kadınlar, cinsel organlarının girişindeki kasılmayı isteyerek yapmazlar ve isteyerek geçiremezler. Cinsel işlev bozuklukları, isteyerek edinilen özellikler değil, hiç istemeden başa gelen durumlardır.

Cinsel sorun, eşler arasında bir savaş nedeni değil, eşlerin birlikte savaşacakları bir durum olmalıdır.

kaynak: Minidev.com

Anasayfa- Kadın sağlığı - CinsellikÜroloji Estetik ve Güzellik - Cilt sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright 1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.