Cinsel Doyum
![]()
Cinsel doyumumuz, cinsel yaşamımızdan memnun olup
olmadığımızı belirleyen öznel bir değerlendirmedir.
Cinsel işlevlerimiz kadar, genel yaşam keyfimiz,
kendimizle barışıklığımız, yaşadığımız ilişkinin
özellikleri de cinsel doyum değerlendirmemizi etkiler. Öte
yandan cinsel doyumumuz, cinsel isteğimiz, uyarılma ve orgazm
işlevlerimiz arasında karşılıklı ilişkiler vardır.
![]()
Cinsel istek,
elbette cinsel uyarılmayı arttırır ve orgazma
ulaşmayı kolaylaştırır. Bu da bizi cinsel yaşamımızı doyumlu
değerlendirmeye yöneltir. Öte yandan, cinsel yaşamımızı
doyumlu değerlendiriyor olmamız, cinsel isteğimizi de
cinsel etkinliklere girişme arzumuzu da arttıracaktır.
![]()
Başka bir deyişle, istek, uyarılma, orgazm ve doyum,
birbirini etkileyen karşılıklı ilişkiler içinde, dörtlü
bir döngü oluşturur. Olumsuz koşullarda, cinsel
yaşamımızı doyumsuz olarak değerlendiriyorsak, cinsel
isteğimiz az olacak, cinsel etkinliklere girişmek istemeyeceğimiz
gibi, cinsel açıdan uyarılmamız da zorlaşacak,
orgazm olamayacağız ve cinsel yaşamımızı doyumsuz
değerlendirmemiz de pekişmiş olacaktır.
![]()
Bu dörtlü döngünün çok daha karmaşık biçimlerini
yaşayabiliriz. Cinsel isteğimiz fazla olmasa da, cinsel
etkinliklere girişebilir, büyük bir haz almasak da fizyolojik
olarak uyarılabilir, orgazm olabilir ama bu cinsel ilişkiden
pek hoşnut olmayabiliriz. Yani cinsel ilişkimizde
işlevsel açıdan sorun yokmuş gibi görünebilir ama aslında
cinsel doyumsuzluk yaşarız.
![]()
Bu durum bize karmaşık, hatta çelişkili görünebilir,
yaşadıklarımızı ve hissettiklerimizi tam olarak anlamakta
zorlanabiliriz. Oysa, insan cinselliği, fizyolojik yanıt döngüsü
dışında, büyük değişkenlikler gösteren karmaşık
bir durumdur. Cinsel isteğimizi olduğu gibi cinsel doyum
değerlendirmemizi de, genel keyfimiz ve ilişkimizin
özellikleri büyük ölçüde etkiler.
![]()
Ciddi çatışmaların olduğu bir ilişki kadar, sorunsuz
görünen iletişimsiz bir ilişki de cinselliği olumsuz
etkileyecektir. Tanımladığımız bu durum, cinsellikle çok
ilgilenmeyen, ama belli bir cinsel işlev bozukluğu da
saptanamayan pek çok insan için geçerlidir. Eşleriyle
cinsel ilişkilerinde işlevsel bir bozukluk yoktur, ama cinsel
istekleri azdır ve aslında cinsel açıdan
doyumsuzdurlar.
![]()
Masturbasyon ve eşli cinsel etkinliklere çok seyrek girişirler,
cinsellik akıllarına gelmez,cinsel ilişki olduğunda
uyarılır ve orgazm olurlar, ama bundan gerçek anlamda haz
almaz ve doyum sağlamazlar.
![]()
Dolayısıyla bu yaşantıyı tekrarlamaya da pek istekli
değildirler.
![]()
Bu gibi durumlar, aslında cinsel işlev bozukluklarından
daha yaygındır ve herkesin anlayabileceği bir belirti
vermediği için uzun yıllar gizli kalabilir, kişinin,
çiftin cinsel yaşamını olumsuz etkiler. Çünkü eşle
ilişkinin özellikleri, bireysel olarak cinsel doyumumuzu
etkilediği gibi, cinsel doyumumuz da ilişkimizi etkiler.
![]()
Ayrıca cinsel doyumumuz, genel yaşam keyfimiz ve kendimizi
algılamamızla da yakından ilişkilidir. Nasıl kendi bedensel
özelliklerimizi beğeniyor, kendimizi çekici buluyorsak, daha sık
cinsel etkinliklere girişmek istersek, cinsel açıdan doyumluysak
da kendimizi daha iyi, daha mutlu, daha keyifli
hissederiz
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.
kaynak: Minidev.com