Cinsellik ve
olumsuz önyargılar
Cinsellik, yalnızca temel gereksinimlerimizden biri
değil, aynı zamanda sonsuz bir haz kaynağıdır.
Cinsellikten yoksun kalındığında da yaşam devam eder, ancak cinsel
yoksunluk veya sorunlu cinsel yaşam, kişinin yaşam
kalitesini temelden bozar. Buna rağmen, cinsellikle ilgili düşünce,
tutum ve inanışlarımızda birçok olumsuzluk vardır.
![]()
Cinsellikle
ilgili davranışlar çoğu insanın kafasında 'pis'
sıfatıyla birleşmiştir. Burada 'pislik', kirli, mikroplu gibi
somut anlamında değil, tehlikeli, ayıp, günah, ahlaka aykırı
gibi soyut bir anlamda kullanılmaktadır. Dolayısıyla
bu olumsuz düşüncelerin her kişinin, genel ve cinsel değer
yargılarına göre değişen, herkes için farklı
bir anlamı vardır.
![]()
Yaşadığımız çağa ve topluma göre de
olumsuzluklar farklılaşır. Kimi inanışlara göre her
cinsel davranış kötüdür, kimine göre evlilik dışı
her cinsel davranış kötüdür, kimi zaman üremeyle
sonuçlanmayacağı bilinen cinsel davranışlar kötüdür.
Bazı toplumlarda kadınların cinsel istek ve hazzı kötüdür.
![]()
Bu olumsuz düşüncelerin arkasında, kimi zaman dinsel
inanışları, kimi zaman ahlaki kaygıları, kimi zaman
toplumun bazı gruplarının iktidarının sürdürülmesi
kaygılarını görürüz. Şöyle ya da böyle cinsel haz,
her zaman bazı koşullarda ya da bazı kişiler için korunarak,
diğer koşullarda ve diğerlerine yasaklanmaktadır.
![]()
Cinsel
eylemlerin çoğu somut anlamda pis değildir. Sağlıklı
insanlar arasındaki cinsel ilişki biçimlerinde genellikle 'pislik'
oluşmaz. Cinsel organlar bölgesi, insan bedeninin diğer bölgelerinden
daha pis değildir, daha mikroplu olduğu da söylenemez.
Örneğin ağzımız daha pistir ve tükürükte her zaman
birçok mikrop bulunur.
![]()
Cinsel salgılar, bu anlamda, bedenin diğer salgılarından
farklı değildir. Sağlıklı bir erkekte boşalma ile çıkan
meni, birçok insanın düşündüğünün aksine, steril yani
mikropsuz bir sıvıdır. Ancak kişide herhangi bir
hastalık varsa, hastalığın cinsine göre çeşitli vücut
sıvıları gibi, cinsel organların salgıları da mikrop
taşıyabilir.
![]()
Birçok toplumsal ve dinsel kural, evlilik dışı
cinsel ilişkilerin tamamını yasaklar. Ancak, bu kural ve
yasakların evlilik kurumu dışında kalan cinsel ilişkileri yok
edebildiği söylenemez. Para karşılığı kurulan
cinsel ilişkiler yüzyıllardır varlığını sürdürmektedir.
İçinde yaşanılan çağa ve topluma göre, bedelleri farklı
olsa da, birçok kişi evlilik dışında kısa veya uzun süreli
cinsel ilişkiler de yaşamaktadır.
![]()
Eşcinsellerin toplumda dışlanmalarının temelinde
başka etkenlerle birlikte evlilik ve üremeyle
sonuçlanmayacak cinsel ilişki tanımlamasının da yer
aldığı söylenebilir.
![]()
Toplum kuralları
daima belli kişiler arasında cinsel aşka izin verir:
Bir kadın ve bir erkek arasında, evlenebilir yani evli olmayan
kişiler arasında, uygun yaşlarda ve bunun gibi... Bu kurallar
arttıkça, çiğnenmesi durumunda kişilerin ödemek zorunda
kalacağı bedeller de yükselir. Aralarında büyük yaş
farkı olan kişilerin, önceki evliliklerinden çocuğu
olanların ilişkilerine ya da evliliklerine de iyi gözle bakılmayabilir.
Evli olmayan kişilerin çocuk yapmaları durumunda da birçok
toplumsal zorluk yaşanır. Ancak tüm bu yasaklanan alanlarda da
cinsel aşk ve cinsel haz varlığını sürdürmeye devam
eder.
![]()
Cinselliğin
'pis', 'kötü' gibi sıfatlarla birlikte düşünülmesi
ve yasaklanması, birçok kişinin cinselliğe olumsuz
bakmasını sağlar. Yasaklanan alanlar kadar izin
verilen alanlardaki cinsellik de bu olumsuzluktan etkilenir.
Cinselliğe genel olarak olumsuz bakış ise, kişilerin
kendilerine cinsel haz izni vermelerini engeller. Bu daha
da genelleşerek, cinselliği kişinin gündeminden çıkarır.
![]()
Böylece birçok
insanın cinsel hazdan yoksun, cinsel sorunlu ve doyumsuz
olmasına neden olur.
kaynak: Minidev.com
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.