CİNSEL
SORUNLU ÇİFT NE YAPMALI
![]()
Geçen hafta çeşitli
cinsel sorunların, cinsel işlev bozukluğu tanısıyla
cinsel tedavi gerektiren durumlardan çok daha fazla yaşandığını
söylemiştim. Özellikle ilişkinin başlangıcında, evliliğin
ilk günlerinde, eşlerin birbirlerini yeterince tanımadığı dönemlerde
birçok cinsel güçlük yaşanır. Unutmayın ki,cinsel dürtülerimiz
doğuştan var olmakla beraber, cinsel etkinlikler öğrenilen
davranışlardır. Oysa kadın da erkek de cinsel konuda doğru
bilgi almamıştır. Kadınların çoğu kendi bedeninin
cinselliğini ve tepkilerini bile tanımaz. Genellikle erkek
cinselliği konusunda doğru veya deneyime dayalı bilgisi
yoktur, duyduğu şeylerin çoğu da yanlış ya da
abartılıdır. Çoğu kadın erkek bedenini, cinsel organını
evleninceye kadar hiç görmemiştir. Bu bilinmezlikten
kaynaklanan kaygıları, korkuları, kaçınmaları vardır.
Cinsel deneyimin adım adım öğrenerek, haz alarak ilerlemesi
gerekirken, doğrudan cinsel birleşme ile başlaması uygun
değildir. Birçok kadının cinselliği zevkli bir olay olarak
algılamamasına ve bazen yaşamı boyunca cinselliğe uzak
kalmasına yol açar.
![]()
Erkekler kendi bedenlerini, cinsel organlarını tanırlar ve
cinsel yanıtlarını bilirler. Ancak çoğunun kadınlarla
cinsel deneyimleri çok azdır, çoğunlukla paralı ya da kaçamak
cinsel ilişkilerle sınırlıdır. Bu deneyimler çoğu erkeğin
cinsel etkinlik davranışlarında beceri kazanmasını
sağlamaz. Hatta paralı veya kaçamak cinsel ilişkiler,
kısa sürede tamamlanmaları gerektiği için, erken boşalmanın
öğrenilmesine neden olabilir. Ayrıca yaygın yanlış
inanışların etkisiyle, erkeklerin kendi cinsel becerilerine
ilişkin kaygıları vardır. Bütün bu nedenlerle, yeni bir
birliktelik kadın için de erkek için de kaygılarla
başlar. Oysa cinsel ilişki, iki insanın katılımıyla, birlikte
üretilen bir haz sürecidir. Cinsel organlar arasında gerçekleşen
mekanik bir olay değildir. Hiç kimsenin öteki için
katlandığı bir görev, bir angarya değildir. İki insan
arasında bir savaş, bir şiddet eylemi ya da bir şeylerin
kanıtlanması gereken bir alan da değildir. Cinsel ilişkiden
alınabilecek hazzı arttırmak da yok etmek de eşlerin
elindedir. Doyumlu bir cinsel ilişki yaşamayı herkes
ister. Bunun için eşlerin iletişimi çok önemlidir.
Keyifli cinsel davranışları öğrenmek, cinsel hazları
geliştirmek, cinsel ilişki sürecini zenginleştirmek karşılıklı
çaba gerektirir.
![]()
Cinsel yaşamınızda
bir sorun olduğunu düşünüyorsanız, bunu beklemeden eşinizle
konuşmalısınız. Yaşamın başka alanlarında olduğu
gibi, cinsellikte de sorunlar nadiren kendiliğinden
ortadan kalkar. Asla böyle bir sorun yokmuş gibi
davranmamalı, sorunu cinsel eşinizden saklamaya çalışmamalısınız.
![]()
Saklama
davranışının en yaygın olarak bilineni, kadının orgazm
oluyor gibi davranmasıdır. Bu masum görünen davranış,
cinsel ilişkilerin aynı şekilde sürmesini ve cinsel sorunun
yerleşmesini sağlar. Kadın, zevk almadığı cinsel
etkinliklere ilgisini yitirir, cinsel ilişkiyi angarya gibi görmeye
başlar. Erkek, eşinin isteksizliğinden, sevişmeye katılmamasından
şikayet eder. Oysa ilk anda bu sorun konuşulursa, kadın daha fazla
ve doğru şekilde uyarıldığında orgazmı
yaşayabilir ya da birlikte profesyonel yardım aranabilir.
Saklama davranışı, günün birinde profesyonel yardım
arandığında da çözümü zorlaştırmaktadır.
![]()
Cinsel
yaşamda herhangi bir aksaklık olduğunda, yapılabilecek en
önemli hatalardan biri de, durumu aile bireyleriyle konuşmaktır.
Aile bireylerinin cinsellik konusunda daha bilgili olup, yararlı
önerilerde bulunmasına çok seyrek rastlanır. Ama eşlerden
birini suçlayıp, ek bir baskı oluşturmaları çok sık
yaşanır. Ayrıca cinsel yaşamınız hazları ve
sorunlarıyla, yalnızca sizi ve cinsel eşinizi ilgilendirir.
Eşiniz bu konunun üçüncü bir kişiyle paylaşılmasından ek
bir rahatsızlık duyabilir.
![]()
Cinsel
sorunu olan çift, öncelikle bu konuyu açıkça ve
içtenlikle konuşmalıdır. Ancak unutmayın ki, cinsellik
hassas bir konudur. Eşlerin davranış ve konuşmalarında samimi
olurken, kırıcı olmamaya da dikkat etmeleri gerekir. Bazen
geçici bir sorun, eşin olumsuz tutumu, küçümseyen, yargılayan,
suçlayan sözleri nedeniyle kalıcı hale gelebilir.
Konuşmanın amacı, durumu yargılayıp suçluyu saptamak değil,
karşılıklı durumu anlamaya ve açıklamaya çalışarak,
birlikte bir çözüm yolu bulmak olmalıdır. Sorunu
konuşamıyorsanız ya da çözümleyemiyorsanız, profesyonel
yardım almayı düşünebilirsiniz. Çözümsüz görünen
birçok cinsel sorun, kısa süreli cinsel danışmanlıkla düzelebilir.
![]()
Dr. Nesrin Yetkin
kaynak: Minidev.com
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.