
KONU
BAŞLIKLARI
Çocukluk
Dönemleri
- Anne
Karnındaki Dönem
- Büyümeyi
etkileyen faktörler
- Yenidoğan
Dönemi
- Süç
Çocukluğu, Oyun ve Okul Öncesi
- Vücut
ağırlığı
- Boy
uzunluğu
- Baş
çevresi
- Diş
gelişimi
- Kemik
gelişimi
- Okul
Çocukluğu Dönemi
- Ergenlik
Dönemi
- Boy
büyümesi
- Kilo
artışı
- Kemik
değişiklikleri
- Ergenlik
dönemi sorunları
Büyüme
ve Gelişmeyi Etkileyen Faktörler
Yaş ve
Cinse Göre Büyüme ve Gelişme Eğrileri
GİRİŞ
Büyüme, hücre
sayısı ve büyüklüğünün artışıyla vücut hacmi ve
kitlesinin artışıdır. Gelişme ise hücre ve
dokuların yapı ve içeriğinin değişimiyle bedensel
olgunlaşmayı ifade eder.
Çocukluk çağı, erkek ve
dişi üreme hücrelerinin birleşmesi ile başlar ve
ergenliğin tamamlanmasına kadar devam eder. Çoğunlukla bu
iki kavram bir arada değerlendirilir. Çocukluk dönemini
diğer dönemlerden ayıran en önemli özellik, gebeliğin
başlangıcından ergenliğin tamamlanmasına kadar devam
eden bir büyüme ve gelişme süreci oluşudur. Büyüme ve
gelişme bu evrede zaman zaman daha hızlı seyreder.
Doğadaki diğer canlıların yaşam süreçleriyle
karşılaştırıldığında çocukluk çağı insanda çok
daha uzundur.
Çocuklar sürekli büyüyen
ve gelişen organizmalar olmaları sebebiyle, sağlık
durumlarını bozan her türlü etken, büyüme ve
gelişme süreçlerini yavaşlatabilir, hatta
durdurabilir. 0 - 1 yaş ya da süt çocukluğu
dönemi olarak ifade edilen devrede, büyüme hızının
belirgin olarak yüksek oluşu nedeniyle, maruz kalınan
etkenler büyüme ve gelişme sürecinde daha ağır ve
kalıcı değişiklikler yaratır.
Normal büyümenin tarifi
oldukça güçtür. Ancak kabaca, hastalık belirtisi
göstermeyen, yaşına uygun bedensel büyüme ve
olgunlaşma, ruh ve zeka gelişimi sergileyen bir
çocukta büyüme ve gelişmenin normal olduğunu
söyleyebiliriz. Yaşa uygunluk, toplumda daha önce
sağlıklı çocuklarda yapılmış geniş çaplı
araştırmalarla ortaya konmuş olan normal büyüme
eğrilerine göre değerlendirilir. Büyüme ve gelişme
durumunun yaşa göre normal, geri ya da ileri olduğunun
belirlenmesi, çocuklarda klinik muayenenin en önemli
bölümünü oluşturur.
ÇOCUKLUK
DÖNEMLERİ
Çocuklar
büyüme süreci içinde değişik dönemlerden geçerler.
Her birinde farklı sorunların görülebildiği bu
dönemler, doğum öncesi ve doğum sonrası olmak üzere
önce iki gruba ayrılır, daha sonra kendi içinde alt
gruplar halinde tasnif edilir (Tablo 1).
Tablo
I
-------------------------------------------------------------------------------------------------
I...
Doğum Öncesi ( Anne karnında geçirilen ) Dönem
A)
Embriyonal Dönem ( 0 - 10 hafta )
B) Fetal
Dönem ( 10 haftalıktan doğuma kadar )
II..
Doğum Sonrası Dönem
A)
Yenidoğan Dönemi ( 0 - 4 hafta )
B) Süt
Çocukluğu Dönemi ( 1 ay - 12 ay )
C) Oyun
Çocukluğu Dönemi ( 1 - 3 yaş )
D) Okul
Öncesi Dönemi ( 4 - 5 yaş )
E) Okul
Çocukluğu Dönemi ( kızlarda 6-10 yaş, erkeklerde 6-12
yaş )
F)
Ergenlik Dönemi ( kızlarda 10-18 yaş, erkelerde 12-20 yaş
)
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Sevgili
anne ve babalar, Tablo 1'de gördüğünüz,
gebeliğin başlangıcından ergenliğin sonuna kadar olan
evrelere, ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak
değinilecektir. Kendine özgü karakteristikleri nedeniyle
her dönemde fizyolojik ve patolojik bulguların
sınırları birbirinden farklı olduğundan, dönemlerin her
biri kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilecektir.
sayfa başı
İntrauterin
Dönem
Günümüzde
yaşamın döllenmeyle başladığı kabul edilmektedir. İntrauterin
dönem dediğimiz gebelik süresi, bebeğin
doğumdan sonraki yaşam standardını belirleyen en önemli
evredir.
Büyüme ve
gelişme, en hızlı seyrini anne karnındaki dönemde
gösterir. Özellikle gebeliğin ikinci yarısında boy ve
tartı artışı daha da belirgindir. 10. haftada bütün
organ taslakları tamamlanmıştır. Grafik 1'de, gebelik haftasına göre
bebeklerin büyüme eğrilerinde görüldüğü gibi anne
karnındaki 12 haftalık bir bebeğin ağırlığı 18 gram,
boyu 6,5 cm kadardır. 16. haftada ağırlık 135 gram, boy
16 cm olur. Bundan sonra sırasıyla haftalara göre tartı /
boy değerleri: 20. haftada 340 gr / 25 cm, 24. haftada 570
gr / 33 cm, 28. haftada 900-1000 gr / 37 cm, 32. haftada 1600
gr / 40,5 cm, 36. haftada 2500 gr / 46 cm, 40. haftada 3400
gr / 51 cm kadardır.
Sevgili anne ve babalar,
çocuğunuzun büyüme ve gelişmesinin çeşitli
faktörlerden etkilenebileceğini unutmamalısınız.
Bebeğinizin büyüme ve gelişmesinde yavaşlama
saptandığında daha sık ve yakın takibe girmeniz
gerekmektedir. Günümüzde bebeğin gebelik evresi bir
muamma olmaktan çıkmıştır. Yeni metodlarla bebeğinizin
durumu belirlenebilmektedir.
İntrauterin dönemin
başlangıcı olan embriyonal dönemde (0-10 hafta)
bebek, dış etkilere karşı son derece hassastır. Çoğu
doğumsal anormallikler bu dönemde maruz kalınan etkenler
sonucu meydana gelmektedir. Bu nedenle gebeliğin ilk
haftalarında, diğer dönemlerden çok daha dikkatli
olunmalıdır.
Fetal dönem 11.
haftada başlar ve doğuma kadar devam eder. Bu dönemde doku
ve organların olgunlaşma süreci ile hızlı büyüme
gerçekleşmektedir. Fetal büyümenin değerlendirilmesinde rahim
büyüklüğü, ultrason, son adet tarihi ve bebeğe
ait ölçümler gibi parametreler kullanılmaktadır.
Fetal dönemde, özellikle gebeliğin
ikinci yarısında bebeğin büyüme ve gelişmesi belirgin
olarak hızlanmaktadır. Aşağıdaki tabloda sunulduğu
gibi *bebeğe, *anneye,
*plasentaya ve *çevreye
bağlı nedenler bebeğin gelişimini çok çeşitli
yönlerden etkileyebilirler. Bu faktörlerin önemli bir
bölümü, girişimde bulunulduğunda bebeğin gelişimini iyi
yönde etkileyebilecek özelliklerdir.
Sevgili anneler,
hayatınızın en önemli evresi olan gebelik döneminde
sağlığınıza özen gösteriniz. Yeterli ve dengeli
besleniniz. Düzenli olarak gebelik kontrollerinizi
yaptırınız ve zararlı çevresel faktörlerden
kaçınınız.
Böylece bebeğiniz kendi
genetik potansiyeli doğrultusunda en uygun şekilde büyüme
ve gelişme gösterecektir.
Tablo II
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Fetal
Büyümeyi Etkileyen Faktörler
I.
Bebeğe Ait Nedenler:
* Irk
* Cinsiyet
* Genetik
* Kromozom
anomalileri
* Fetal
infeksiyonlar
*
Doğumsal anomaliler
* Çoğul
gebelik (ikiz, üçüz, vb.)
II.
Anneye Ait Nedenler:
A)
İnfeksiyonlar
B)
İnfeksiyon Dışı Nedenler
* Boy
* Yaş (
<18, >35 )
*
Azalmış besin alımı
*
Gebelikte yetersiz tartı alımı
* Doğum
öncesi düşük kilo
* Yetersiz
bakım
* İlaç
bağımlılığı, sigara ve alkol
* Kronik
hastalık (kalp, böbrek, şeker hast., astım..)
* Yüksek
tansiyon
* Sık
doğumlar
III.
Plasentaya Ait Nedenler
Plasenta,
anneyle bebek arasında oksijen ve besin alışverişini
sağlayan, "eş" olarak da adlandırılan
bölümdür.
*
İnfeksiyon
* Plasenta
tartısı
*
Plasentada iletim bozukluğu
* Plasenta
tümörleri
*
Plasentanın kısmen ayrılması
* İkizden
ikize kan geçişi
IV.
Çevresel Nedenler
* Çevre
Hijyeni
*
Radyasyon
* Yüksek
irtifa
Sevgili
anne ve babalar, gördüğünüz gibi bebeğin anne karnında
büyümesini etkileyen birçok faktör mevcuttur (Tablo II:
I-IV. Maddeler). Bunlardan herhangi biri bebeğinizin
büyümesini yavaşlatabilir. Hamilelik esnasında hekim
denetiminde yapılacak düzenli takiplerle, büyümeyi
etkileyen faktörler geç kalınmadan kontrol altına
alındığında, anne karnındaki dönemde büyüme normal
olacak, sağlıklı bir bebek dünyaya gelecektir.
sayfa başı
Yenidoğan
Dönemi
Doğumdan
sonraki ilk 4 hafta yenidoğan dönemidir. Dünyaya
yeni gelmiş olan bebek, dış ortama hızla uyum
sağlamak durumundadır. Anne karnındaki ideal dönem artık
sona ermiştir. Kendi vücut ısısını kendisi düzenlemek,
solunum, kan dolaşımı ve sindirim faaliyetleri gibi
işlevlerini kendisi yerine getirmek zorundadır. Bu devrede uygun
oda sıcaklığının sağlanması ve anne sütüyle
beslenme son derece önemlidir.
Her annenin
sütü kendi bebeği için özeldir. Erken doğum
yapan annenin sütü hızlı büyüyen ve yaşıtlarını
yakalamaya çalışan prematüre bebeğin beslenmesi için
yeterli miktarda protein, yağ ve kalori içermektedir.
Sevgili
anneler, bebeğinizin en iyi şekilde beslenmesini, büyüme
ve gelişmesini sağlayan anne sütünü ondan esirgemeyiniz.
Bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka
emziriniz!..
Anne
sütü ilk 4-6 ay sağlıklı büyüme ve gelişme süreci
için tek başına yeterlidir!..
Sevgili anne
ve babalr, yenidoğan bebeğinizin diğer dönemlerden
farklı olarak hastalık belirtisi olmayan bazı fizyolojik
özellikleri vardır ki bu özel durumları bilmenizin
son derece yaralı olacağı kanısındayım.
Sağlıklı
bir yenidoğanın cilt rengi gül kurusu pembesidir. Doğumu
izleyen ilk saatlerde daha koyu olabilir, ancak birkaç saat
içinde normale döner. Koyu kırmızı renk devam ediyorsa
kan hücrelerinin fazlalığı söz konusu olabilir. Solukluk
ise kansızlığı düşündürür. Her iki durumda da
gerekli kan tahlilleri yapılarak nedene yönelik tedavi
ugulanmalıdır.
Normal
yenidoğanlarda göz kapaklarında el, kol ve bacaklarda
hafif ödem saptanabilir. Doğumu izleyen birkaç gün
içinde kendiliğinden düzelir. Ciltte küçük damar
genişlemeleri görülebilir, çok belirginse doktorunuza
danışınız. Kalça ve sırtta kurşuni mavi renkte doğum
lekesi olabilir, herhangi bir hastalığa delalet etmez,
1 yaşına kadar kaybolur. Prematüre bebeklerde ciltte bol
miktarda tüy bulunabilir, kısa sürede
dökülür.Yenidoğanların yaklaşık %40'ında yüzde inci
beyazı renkte, toplu iğne başı büyüklüğünde kabarıklıklar
görülebilir, tedavi gerektirmez. Bazen anneden geçen
hormonların etkisiyle bebeğin yüz ve boynunda sivilceler
oluşabilir, kız çocuklarda vaginal akıntı olabilir,
tedavi etmeye gerek yoktur, kendiliğinden geçer. Yine aynı
nedenle yenidoğan bebeğin memeleri şiş olabilir. Kesinlikle
sıkılmamalı, düzelme zamana bırakılmalıdır.
sayfa başı
Süt
Çocukluğu, Oyun Çocukluğu ve Okul Öncesi Dönemi
Süt
çocukluğu dönemi 1 - 12 ay, oyun çocukluğu 1
- 3 yaş, okul öncesi çocukluk dönemi 4 - 6 yaş
arasındaki evredir. Bu evreler birbirleriyle olan yakın
ilişkileri nedeniyle bir arada ele alınmışlardır.
Süt
çocukluğu dönemi, yenidoğan döneminden sonra insan
yaşamındaki en önemli evrelerden biridir. Bebeğin doğum
sonrasında en hızlı büyüdüğü dönemdir. Bir
yaşın sonunda çocuk, doğum ağırlığının 3 misline,
boyu 1.5 misline ulaşır. Tablo III)
Tablo
III
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Yaş
(aylar)................Tartı
*(gr/ay).........................Boy* (cm/3 ay)
0 - 3
Ay.....................600 -
1000..................................8
4 - 6
Ay.....................600 -
800...................................8
7 - 9
Ay.....................400 -
600...................................4
10 - 12
Ay..................400 -
600..................................4
-----------------------------------------------------------------------------------------------
* 0 - 12
ay çocukların üçer aylık dönemlerde tartı
artışı aylık, boy artışı 3 aylık artış
olarak belirtilmiştir.
Süt
çocuğunda önceleri en hızlı büyüyen bölüm baştır.
6. aydan sonra göğüs çevresi genişler, 9. aydan sonra
kol ve bacakların büyümesi öne geçer. Beyin, sinir ve
kasların gelişimi baştan ayağa doğru olan bir rota
izler. Bu nedenle çocuk önce başını tutar, sonra
oturur, daha sonra yürüyebilir. Çocuğun
istemli hareketler yapma, anlama, etrafla ilgilenme,
istediklerini belirtme yetenekleri gelişir.
Sevgili
anne ve babalar, çocuğunuzu tabloda sunduğumuz rakamsal
değerlerle kıyaslamayınız. Ancak büyüme-gelişme
eğrisinde kendisine ait yerini bularak takibini
yapabilirsiniz. Eğride normalden sapma (özellikle
düşüş) gördüğünüzde doktorunuzla temasa geçerek
altta yatan bir sorun olup olmadığının
araştırılmasını sağlayınız. (Beslenmeyle ilgili
sorunlar, infeksiyon hastalıkları vb..).
Vücut
Ağırlığı
Ortalama
doğum ağırlığı 3000-3500 gram kadardır. İkinci ve
üçüncü çocukların doğum kilosu birinciden,
erkeklerinki kızlardan fazladır. Zamanında doğan bebekler
normal olarak ağırlıklarının % 5-10'unu, erken doğanlar
tartılarının % 10-15'ini ilk bir iki hafta içinde
kaybederler. Buna fizyolojik kayıp adı verilir.
Çocuklar
ilk 6 ay içinde ayda 600-1000 gram, sonraki 6 ay içinde
ayda 400-600 gram ağırlık kazanırlar. Bir bebek 5. ayda
doğum ağırlığının 2 katına, bir yaşın sonunda 3
katına, üç yaş sonunda 4 katına çıkar. 7. yaşın
sonunda 7 katına ulaşır. 2 yaşından büyük çocuklarda
normal vücut ağırlığını kabaca hesaplamak için Yaş
X 2 + 8 formülü kullanılabilir. Bulunan rakam ortalama
değerdir.
Sevgili
anne ve babalar, her çocuk kendi büyüme eğrisinde
izlenmeli, ne kendi kardeşleriyle, ne de diğer ailelerin
çocuklarıyla karşılaştırılmalıdır.
Boy
Uzunluğu
Doğumda boy
uzunluğu 48 ile 52 santimetre arasında değişmekle
birlikte ortalama 50 cm kadardır. Sonraki 3 ay içinde 8
cm, ikinci 3 ay içinde 8 cm, üçüncü 3 ayda 4 cm,
dördüncü 3 ayda yine 4 cm boy uzaması olur. Çocuklar
ilk yaş sonunda doğum boylarının yarım katı olan 75
santimetreye, dört yaşında iki katına, 13 yaşında 3
katına erişirler. İki yaşından büyüklerde yaklaşık
boy uzunluğunu bulmada Yaş X 5 + 80 formülü
kullanılabilir. Elde edilen rakam ortalama boy uzunluğudur.
Normal değerler ise çok geniş bir yelpazeye dağılır.
Sevgili anne
ve babalar, ağırlıkta olduğu gibi her çocuğun boy
gelişimi yine kendi eğrisi üzerinde izlenmeli, başka
çocuklarla hatta kendi kardeşleriyle bile
kıyaslanmamalıdır.
Baş
Çevresi
Baş
çevresi doğumda ortalama 35 cm kadardır. 3. ayda 40,5 cm,
6. ayda 43 cm, 1 yaşın sonunda 46 cm olur. Yenidoğanda
baş ve göğüs çevreleri eşittir. Birinci yaştan sonra
göğüs çevresi baş çevresinden büyük olur.
Süt
çocuklarında baş çevresinin her ay ölçülmesi çok
önemlidir. Baş çevresi eğrileri üzerinde
değerlendirilen normalden sapmalar derhal ele alınmalı,
nedenleri ciddiyetle araştırılmalıdır. Bu sayede
örneğin kısaca beyin içinde su birikmesi olarak tarif
edebileceğimiz "hidrosefali"nin erkenden
tanınması ve hasar meydana gelmeden tedavi edilmesi
mümkün olabilir. Benzer şekilde mikrosefali ( küçük
kafa ) de tespit edildiğinde gecikmeden nedenleri
araştırılmalı, sebebe yönelik tedavi yapılmalıdır.
Diş
Gelişimi
Diş gelişimi
çocuklarda büyüme ve gelişme süreciyle doğrudan
ilişkili bir parametre olmamakla birlikte çocuğunuzun
beslenmesi yönünden önem arzettiğinden diş
gelişimine de kısaca değineceğim.
İlk diş
çıkarma zamanı daha çok ırsi eğilimlere
bağlıdır. İlk diş ortalama 4 - 9. aylar arasında
çıkar. Ancak 15 aya kadar gecikmesi de normal kabul edilir.
Diş çıkarma sırasında hafif ateş, ishal, huzursuzluk
görülebilir.
Yerel içme
suyunda flor yeterli değilse, diş çürüklerinden
korunmak için kalıcı dişler çıkana dek günde 0,25 mg
florun ağızdan verilmesi uygun olur. Sevgili ebeveynler,
sağlıklı bir diş gelişimi için çocuğunuza diş
fırçalama alışkanlığını mutlaka kazandırmalı,
çocuk diş hekimlerince düzenli takibini
sağlamalısınız.
Kemik
Gelişimi
Kafada 6
adet bıngıldak bulunur. Bunların önde yeralan büyüğü
ve arkadaki küçük olan elle kolayca farkedilir. Ön
bıngıldak dışındakiler bir kaç ay içinde
kapanırlar. Öndekinin kapanması ise 3 ile 18 aylar
arasında gerçekleşir. Kapanmadaki gecikmeler doğumsal
tiroid bezi yetersizliği, D vitamini eksikliği gibi
hastalıkları öncelikle akla getirir. Araştırma
sonuçlarına göre nedene yönelik tedavi yapılır.
Kemiklerin
gelişimi esnasında baş büyüklüğünün vücuda oranı,
kulaç mesafeleri gibi bedensel oranlarda önemli
değişiklikler olur. Çocuklarda oturma yüksekliği
gelişmeyi değerlendirmede çok yaralı bir göstergededir.
Boy uzunluğundan oturma yüksekliğinin çıkarılmasıyla
bacak mesafesi elde edilir. Heriki değer için de normali
yansıtan eğriler mevcuttur. Grafikler üzerinde yapılan
değerlendirmeler, büyüme bozukluklarının erken
tanısını olanaklı kılar. Kemik gelişimiyle igili bir
sorun olduğunda bu konuda yetişmiş uzman bir hekim
tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.
sayfa başı
Okul
Çocukluğu Dönemi
6 yaşından
cinsel olgunlaşma belirtilerinin başladığı ergenlik
dönemine kadar çocuğun gelişmesindeki başlıca
özellikler, gittikçe anne babaya olan yakın ilginin
azalması; öğrenme, yarışma, ödev, sorumluluk ve başarma
duygularının yerleşmesidir.
İlkokula
yeni başlayan çocuklarda kısa veya uzun süreli uyum
sorunları çok yaygındır. Sınıfa annesiyle
birlikte girmek, sınıfta durmamak, sıraya oturmamak,
altını ıslatmak, altını kirletmek, ağlamak, derste
gezinmek, birşeyler yemek gibi belirtilerle kendini
gösteren uyum güçlükleri birkaç gün ya da birkaç
haftayı bulabilir. Bazı çocuklarda okul fobisi
görülebilir. Bu aşırı okul korkusu aslında okuldan
korkma değil, anneye aşırı bağımlı olan çocuğun,
okula gitmekle annesinden ayrılması sırasında ortaya
çıkan anneden ayrılma korkusudur.
Okula uyum
sorunlarının çözümü için okula yeni başlayan çocukta
okuma yazma öğrenmekten önce evdeki olumlu ilişkinin
okulda da sürdürülmesi, bir tür anne baba modeli olan
öğretmenin çocuğa duygusal doyumu sağlayacak
şekilde davranması ve bizzat kendi davranışlarıyla da
çocuk için iyi bir örnek oluşturması gereklidir.
Sevgili anne
ve babalar, aynı yaştaki çocukların tartı ve boy
değerleri tıpatıp aynı olamayacağı gibi, aynı
nörolojik ve ruhsal gelişim özelliklerini sergilemezler.
Bu nedenle yaşa uygun beceriler değerlendirilirken, her bir
çocuğun istenen tüm hareketleri yapması beklenmez. Ancak
normalden sapmalar varsa, doktorunuza başvurarak nörolojik
ve psikolojik durumunun değerlendirilmesini sağlamanız
çok yararlı olur.
sayfa başı
Ergenlik
Dönemi
Ergenlik,
çocukluktan erişkinliğe geçiş sürecidir. Bu süreç iç
salgı bezlerinden salgılanan hormonlar tarafından
başlatılır ve sürdürülür. Testis ve yumurtalık gibi
cinsiyet organlarının ve cinse özgü dış
görünüm özelliklerinin gelişmesi, büyüme ve kemik
olgunlaşmasında belirgin hızlanma, vücut oranlarında ve
bedensel yapıda değişiklik, ergenlik sürecinin
özelliklerini oluşturur.
Vücutta
ergenliğe yol açan hormonal değişikliklerin
başlamasından sonra dış görünümdeki ilk
değişiklikler kız çocuklarında 10 (8-13),
erkeklerde 12 (9,5-15) yaşında ortaya çıkar.
Değişikliklerin tamamlanması genellikle 3-5 yıl sürer.
Ergenlik döneminin sonunda -kızlarda otalama 16, erkek
çocuklarda 18 yaşında- bireyin büyüme ve gelişmesi
büyük ölçüde tamamlanmıştır.
Adolesans,
kimi zaman ergenlikle eş anlamda kullanılmakla birlikte
aslında, hayatın bu devresinde vücutta oluşan biyolojik
değişikliklere eşlik eden ruhsal gelişme ve psikososyal
değişiklikleri de kapsayan bir terimdir.
Ergenlikte
Büyüme ve Gelişme
Boy
Büyümesi
İlk 4
yaştan sonra büyüme hızı erkek ve kız çocuklarında
benzer şekilde yılda 5-7 cm gibi oldukça durağan bir
gidiş gösterir. Ergenlik belirtilerinin başlamasıyla
beraber cinsiyet hormonlarının vücut kitlesini
arttırıcı etkisiyle boy uzamasında belirgin bir hızlanma
görülür.
Kız
çocuklarında ergenlik erkeklere kıyasla 2 yıl daha erken
başlar. Bu nedenle büyüme hızlanması da kızlarda daha
erken olur. 10-12 yaşlar arasında kız çocukları
erkeklerden daha iri olurlar. Ergenlikte büyümenin en
hızlı olduğu "büyüme hızı doruğu" kızlarda
ortalama yılda 9 cm, erkeklerde ortalama yılda 10,5 cm'dir.
Ergenlik sürecinin daha geç başlaması erkek çocuklara
büyümede aşağı yukarı 2 yıl kadar bir süre
kazandırır. Kalıtım faktörlerinin etkisine bağlı
olarak ergenliğe erişme yaşı çok değişken olduğundan
büyüme hızı doruğunun görüldüğü yaş da bir
çocuktan diğerine farklılık gösterir. Bu nedenle aynı
yaştaki iki çocuğun ergenlik belirtilerinin başlayıp
başlamamış olmasına göre boy ve vücut yapılarında
büyük farklılıklar olması doğaldır.
Boy uzaması
ergenliğin son evrelerinde giderek yavaşlar, kızlarda
16-18, erkeklerde 18-20 yaşlarında hemen hemen durur. Ancak
30 yaşa dek omurga büyümesinin bir miktar daha devam
etmesi sebebiyle 3-4 milimetrelik bir artış gözlenebilir.
Kilo
Artışı
Okul
öncesi döneminden ergenliğin başlangıcına kadar olan
evrede, boy büyümesine koşut olarak yıllık tartı
artışı, 2-3 kilogram arasındadır. Ergenlikte vücut
ağırlığı kızlarda yaklaşık 16 kg, erkeklerde 20 kg
artar. Erkek çocuklarda kas gelişmesi ve iskelet kitlesinin
artması vücut ağırlığının artmasında önemli pay
alırken, kızlarda tartı artışı büyük ölçüde yağ
depolanması sonucudur.
Kemik
Büyümesi ve Olgunlaşması
İlk önce
el ve ayakların büyümesi hızlanır. Bunu ön kol ve
bacaklar, daha sonra üst kol ve uylukların uzaması izler.
Ardından enine büyüme hızlanır. Kalçalar, göğüs ve
omuzlar genişler. Kızlarda kalçaların, erkeklerde
omuzların genişlemesi belirgindir.
Yüz
kemikleri hızla büyür, yüz görünümü değişir. Çene
uzar ve kalınlaşır, burun büyür, profil değişir.
Ergenlik
öncesi kemik olgunlaşması kızlarda 2 yıl daha ileridir.
Bu nedenle kız çocuklarda epifizler daha erken kapanır.
Boy artışı erkeklerde 17-18 yaşlarına kadar sürerken,
kızlarda büyüme 15-16 yaşlarında durur.
Ergenlik
Dönemiyle İlgili Sorunlar
Vücuttaki
yapısal değişikliklere ve çevreye uyum gerektiren bu
dönem son derece duyarlı olunması gereken bir devredir.
Çocukluktan çıkıp erişkinliğe ilk adımını atan
insanın bedeninde ve biyolojik işlevlerinde meydana gelen
değişikliklere alışması ve kabullenmesi, ayrıca
fiziksel değişiklikleri nedeniyle çevresindekilerin
kendisine karşı davranışlarına alışması
gerekmektedir. Yine bu dönem okulda kendisinden beklenen
sorumlulukların arttığı, içgüdülerini kontrol ederek
davranışlarında ölçülü olmasının beklendiği bir
dönemdir. Geleceği için meslek seçimi ve yaşam biçimi
gibi konularda karar vermesi gerekmektedir.
Sevgili
ebeveynler, çocuğunuzun hem bedensel hem de ruhsal
değişimlerin yarattığı karmaşanın içinde boğuştuğu
erişkinliğe geçiş sürecinde, anne ve babasının mutlak
desteğine gereksinimi vardır. Ona bir erişkin gibi
yaklaşmanız, sevgi ve ilginizi hissettirmeniz,
sorunlarını anlamaya çalışmanız kuşkusuz çok yararlı
olacaktır.
sayfa başı
BÜYÜME
VE GELİŞMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Kalıtım
ve Ailesel Faktörler
Toplumun
genelinde büyümeyi etkileyen en önemli etken
kalıtımdır. Kalıtım ( ırsiyet ), öncelikle boyla
ilişkilidir, ancak şişmanlık ve zayıflık gibi fiziksel
özellikler de etkilenir. Büyüme geriliğinden
kuşkulanılan bir çocukta bu durumun kalıtımla ilgili
olabileceğine karar vermede, anne babanın ve varsa
kardeşlerin özelliklerini değerlendirmek büyük önem
taşır. Kısa boylu ailelerin çocukları kısa, sarışın
olanların çocukları açık renkli olmaya eğilimlidir.
Cinsiyet
Büyüme
gelişme süreci kız ve erkek çocuklarda farklıdır.
Doğumda kızların tartısı daha düşüktür. Doğum
tartıları aynı olan erkek ve kız çocuklar
karşılaştırıldığında kızlar daha ileri bir gelişme
düzeyi gösterirler. Ergenlik dönemine erken giren kızlar
hızlı büyür, ancak çabuk dururlar. Erkeklerde kas dokusu
daha fazla gelişir, boy daha uzun olur.
Beslenme
Beslenme,
büyüme ve gelişmeyi etkileyen en önemli çevresel
faktördür.
Çocuğun
iyi büyüyebilmesi için yeterli ve dengeli beslenmesi, bu
besinleri sindirmeye yeterli bir barsak etkinliği bulunması
gerekir. Süt çocukluğu döneminde yetersiz beslenmeden
boydan çok tartının öncelikle etkilendiği bilinmektedir.
Çoğu kez
beslenme kökenli bir kansızlık geliştiğinde, iştah
azalmasına yol açarak problemin artmasına neden olur. Bu
durumda kansızlığın düzeltilmesi, asıl sorunun
çözülmesi için uygulanan tedavilerin başarısını
arttırır.
Sevgili
ebeveynler, büyüme yetersizliği düşünülen bir çocukta
alınan günlük besinlerin yeterli olup olmadığı mutlaka
bir hekim tarafından hesaplanmalı, eksiklik söz konusu ise
uygun beslenme şemalarıyla tartı alımı, olması gereken
sürece oturtulmalıdır.
Hormonal
Durum
Normal
büyüme için bir çok hormona ihtiyaç vardır. Sağlıklı
çocuklarda hormonlar uygun miktarlarda salgılanır. Hipofiz
bezinin salgıladığı "büyüme hormonu" boyca
büyümeyi, tiroid bezinin salgıladığı "tiroid
hormonu" gelişme ve olgunlaşmayı sağlar.
Ergenlikte böbrek üstü bezi, testis ve yumurtalıklardan
salınan hormonlar da büyümeyi etkiler.
Büyüme
hormonu yetersizliği durumunda boy kısa kalırken,
konjenital hipotiroidi dediğimiz doğumsal tiroid bezi
yetersizliğinde zeka da etkilenir.
Sevgili
anne ve babalar, erken tanı konulursa her iki
hastalığında tedavisi oldukça başarılıdır. Ayrıca,
hormon bozukluklarına bağlı büyüme gelişme
bozuklukları son derece nadirdir. Ancak diğer nedenler tam
teşekküllü bir merkezde yapılacak tetkiklerle bertaraf
edildikten sonra düşünülebilir.
Gebeliğe
İlişkin Faktörler
Bebeğinizin
sağlıklı doğması yanında normal tartı ve boya sahip
olabilmesi için gereken koşulların kendine özgü
karakteristikleri nedeniyle gebelik dönemi, yaşamın
diğer evrelerine göre son derece önem arzetmektedir.
Gebeliğin
ilk üç ayında annenin geçirdiği virus
infeksiyonları çocuk için zararlıdır. Anne
hamileyken kızamıkçık geçirdiği taktirde çocukta
kalpte bozukluk, katarakt, sağırlık, küçük kafa ve zeka
geriliği ortaya çıkabilir.
Gebelik
süresince ve özellikle ilk haftalarda annenin aldığı ilaçlar
dikkatle seçilmelidir. Bu dönemde alınan ilaçlar ve sigara
içimi gibi etkenler bebeği etkiler, doğuştan bozukluklara
yol açabilir.
Hamilelikte
röntgen, radyum gibi ışınlar çocukta küçük
kafa, bel bölgesinde yarık ya da kese, zeka geriliği ve
uzuvlarda bozukluklara yol açabilir.
Hamilelikte
hormon bozuklukları bebeğe zarar verebilir. Örneğin şeker
hastalığı olan annelerin çocukları iri doğarlar.
Tosuncuk diyebileceğimiz bu çocuklarda kalp, akciğer ve
metabolizma bozuklukları görülebilir.
Sevgili
anneler, doğacak bebeğinizin sağlığı için gebeliğiniz
esnasında mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum
uzmanının kontrolü altında olun, sigara, ve alkolden uzak
durun, rastgele ilaç kesinlikle kullanmayın.
Kronik
Hastalıklar
Sağlıklı
olarak dünyaya gelen bir bebekte kalıtımsal olarak gelen
ya da sonradan edinilen kimi hastalıklar müzminleşerek
büyüme ve gelişme sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.
Bu hastalıklar arasında kronik karaciğer hastalığı,
kronik böbrek yetersizliği, romatizmal hastalıklar
sayılabilir.
Büyüme
geriliği, astım ve diğer allerjik hastalıklarda da ortaya
çıkar. Bunların tümünde sebep kullanılan ilaçlar
değildir. Hastalığın kendisi de gerilikte başlıbaşına
önemli bir faktördür. Ağır akciğer infeksiyonları ve
morarmayla seyreden kalp hastalıklarında da büyüme
olumsuz yönde etkilenir.
Çocukların
sonraki dönemlerde yaşıtlarını ne ölçüde
yakalayacakları, hastalığın seyri ve süresi,
başlangıç yaşı, iyileşme sonrası geride kalan büyüme
süresi ve iyileşmenin tam olup olmaması gibi bir çok
faktöre bağlıdır.
SONUÇ
Sevgili
anne ve babalar,
Çocuklarda
normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi, normalden
sapmaların belirlenmesini, böylece hastalıkların erken
tanısını ve önlenmesini olanaklı kılar. Sağlam çocuk
takibinde tam bir fiziksel muayene yanında boy,
ağırlık ve baş çevresi ölçümleri yapılır. Düzenli
ve birbirlerini izleyen ölçümler tek ölçümlerden
çok daha yararlıdır. Çünkü belirli bir çocukta
saptanan değerler normal sınırlar içinde olsa bile, çocuğun
kendine özgü büyüme grafiğinden sapmalar
belirlenebilir.
Bu
nedenle, çocuğunuzun büyüme ve gelişmesini siz de
izleyiniz. Elde ettiğiniz değerleri, bölüm sonunda
verdiğim eğrilere işleyip, normalden sapmalar mevcutsa
doktorunuza başvurarak yardım isteyiniz. Böylece sorun
kısa sürede çözülecek, çocuğunuzun sağlığına
yeniden kavuşması sizi mutlu edecektir.
0 - 36 AY
BÜYÜME GELİŞME EĞRİLERİ
2 - 18
YAŞ BÜYÜME GELİŞME EĞRİLERİ
Sizlere ve
çocuklarınıza sağlıklı ve mutlu yarınlar dilerim.
Saygılarımla..
Dr. Çağatay Nuhoğlu
sayfa başı