Sevgili Anne
ve Baba,
Çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi,
normalden sapmaların tespiti yoluyla hastalıkların
belirlenmesi ve önlenmesi için gereklidir. Sağlıklı
çocuk takibinde düzenli olarak boy, ağırlık ve baş
çevresi ölçümleri yapılmalıdır.
Her şeyden çok sevdiğiniz bebeğinizin büyümesi,
gelişmesi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi şüphesiz ona
sağlayacağınız imkanlarla mümkündür. Düzenli olarak
doktora götürmek, kilosunu ve boyunu ölçtürmek,
aşılatmak ve uygun besinlerle beslemek suretiyle iyi
gelişmesini ve sağlıklı kalmasını sağlayabilirsiniz.
Belirli bir çocukta saptanan değerler normal sınırlar
içinde olsa bile, zaman içinde çocuğun kendine özgü
büyüme grafiğinden sapmalar olabilir.
"Çocukluk Çağında Beslenme" adını verdiğim
bu kılavuzda, doğduğu andan itibaren 5 yaşına gelinceye
dek çocuğunuzun büyüme gelişmesindeki önemli
aşamaları esas alarak, beslenme konusunda yol göstermeyi
amaçladım. Her şey çocuklarımızın sağlığı için ..
Dr.
Çağatay Nuhoğlu
ÇOCUKLUK DÖNEMLERİNE GÖRE BESLENME
0 - 4 AYLIK BEBEĞİN BESLENMESİ:
Anne sütü mükemmel besin içeriği ile
kolay hazmedilir, etkili bir biçimde kullanılır.
Bebeğinizi hastalıklardan korur, mamalarla beslenmeden daha
ucuza mal olur. Bunun ötesinde emzirmek suretiyle, anne
bebek bağının kurulması kolaylaşır, yeni bir gebeliğin
gecikmesi ve annenin sağlıklı kalması mümkün olur.
Doğumdan sonraki ilk 4 ayda yalnızca anne
sütüyle beslenen bebekler ishal ve zatürree gibi
bulaşıcı hastalıklara, alerjik rahatsızlıklara daha az
yakalanırlar, daha sağlıklı büyürler. Bu nedenle;
İlk 4 ay bebeğinizi tek başına anne
sütüyle besleyiniz. Bu aylarda anne sütüyle birlikte
verilen ek besinler bebeğin anne sütünden yeterince
yararlanmasını engeller.
Bebeğinizin yalnızca anne sütüyle
beslendiği bu dönemde, su kaybına yol açan hastalık
halleri dışında ilave su gereksinimi yoktur! Eğer ishal
gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum söz konusuysa
kaynatılmış su veriniz.
İlk günlerde gelen anne sütü çok
besleyicidir. Bebeğinizi istedikçe ve sık sık emzirerek
bu sütten yararlanmasını sağlayınız. Anne sütünün
artmasını sağlamak için sık emzirme birinci koşuldur.
Bebeğinizin emmediği durumlarda, göğsünüzde süt
birikimi söz konusu olduğunda tırle adı verilen
pompalarla boşaltma işlemi yapabilirsiniz. Bu pompalar
hemen her eczaneden kolaylıkla temin edilebilmektedir.
Tüm annelerin sütü yararlıdır.
Başlangıçta oldukça koyu olan sütünüz zamanla sulu bir
hal alır; bu, anne sütünün genel özelliğidir ve tamamen
doğal bir durumdur. Benim sütüm bebeğime yaramıyor gibi
sözlerin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü her annenin sütü
kendi bebeği için özeldir.
Bebeğiniz her beslenmeden sonra az miktarda
kaka yapabilir, bu durum bazen yanlışlıkla ishal olarak
değerlendirilir. Oysaki altın sarısı renkte, kötü
kokmayan, sulu, günde 7 - 8 kereye kadar olabilen bu
dışkı tamamen normaldir. Yine aynı özellikleri taşıyan
ama 3 günde bir bol miktarda yapılan kaka da normal kabul
edilir. Ancak dışkı çok sert ise nedeni
araştırılmalıdır.
Göğüs uçlarında meydana gelen çatlaklar
genel kanının aksine, temizlikteki yetersizlikten değil,
uygun emzirme pozisyonunun ve tekniğinin sağlanamamasından
ileri gelir. Bebek, memenin sadece ucunu değil renkli
kısmın önemli bir bölümünü bir ağız dolusu
almalı, çene ucu meme cildine temas eder vaziyette ve alt
dudak dışa kıvrılmış olmalıdır. Bu şekilde bebeğin
yanaklarında oluk oluşur ve yutkunarak annesinin sütünü
aldığı kolayca fark edilir. Eğer çatlak meydana
gelmişse doğru pozisyonda ve uygun emzirme tekniğiyle
sorun kısa sürede halledilir. Beslenme sonrası bir miktar
anne sütünün çatlak bölgelere sürülerek
kurutulmasının yararlı olduğu düşünülmektedir.
Emziren anneler her zaman bol ve
pamukludan yapılma sutyen giymelidirler.
Anne sütünün yetmediği inancıyla doktora
danışmadan yeni bir gıdaya başlanmamalıdır. Düzenli
kilo alan, günde ortalama 6 kez beslenebilen, bezini günde
6 defa ıslatan bir bebek anne sütünü yeterince alıyor
demektir. Kaka sayısı beslenmenin değerlendirilmesinde
güvenilir bir işaret değildir.
Anne sütünün yeterliliği en iyi çocuğun
gereken tartıyı almasıyla anlaşılır. Bu nedenle
bebeğinizi düzenli aralıklarla sağlık kontrollerine
getiriniz.
Çalışan anneler sütlerini sağdıktan
sonra, kaynatılarak steril edilmiş şişelerde oda
sıcaklığında 8 saat, buzdolabında 24 saat ve buzlukta
dondurarak 6 ay saklayabilirler. Bu amaçla saklanan anne
sütü hiçbir zaman kaynatılmamalıdır.
Bebeklere ilk yaşın sonuna kadar
kaynatılmamış su verilmemesi tavsiye edilir.
Bebeklerini emziren annelerin iyi
beslenmesi anne bebek sağlığı açısından çok
önemlidir. Bu nedenle annelerin; günde 2 litre (10 su
bardağı) kadar sulu gıdalar (su, süt, az şekerli
limonata, komposto çorbalar, vb.) almaları önerilir.
Günlük beslenmede en az 2 su bardağı
süt veya yoğurt, 1 köfte kadar et ve bir adet yumurta, 3
ince dilim ekmek veya 3 porsiyon unlu yiyecek 2 adet meyve
bulunmalıdır. Anne sütü verirken sigara içmemeli, çay
ve kahve gibi besleyici değeri olmayan içecekleri
tüketmemelidir.
sayfa başı
4 - 9 AYLIK BEBEK BESLENMESİ
Yalnız anne sütüyle beslenen bebeklerde ek
gıdalara dördüncü aydan sonra başlanır. 4-6 ay
arasında anne sütüyle yeterli büyüme gelişme
sağlanıyorsa sadece anne sütüyle beslemeye devam edilir,
bu durumda ek gıdalara altıncı aydan sonra başlanır.
Bu dönemde çocuğunuza verdiğiniz ek
gıdalar anne sütünün tamamlayıcısıdır.
Ek Gıdalar:
Çocuğun ayına uygun büyüme ve gelişme
sürecini destekleyen, değişik tatlarla tanışmak
suretiyle sonraki aylarda kolay yeme alışkanlığı
kazandıran, besleyici değeri yüksek ama allerji yapma
niteliği az olan besinlerdir. Meyve suyu veya meyve püresi,
sebze çorbası veya sebze püresi, muhallebi, yoğurt,
peynir, reçel, bisküvi, ekmek, yumurta bebek beslenmesinde
önde gelen ek gıdalardır.
Ek gıdaları kaşık ya da bardakla veriniz.
Yeni deneyeceğiniz yiyecekleri çocuk açken
alışık olduğu yiyeceklerden önce veriniz. Miktarı daima
azdan başlayarak arttırınız.
Yeni gıdaların allerji yapıp yapmadığına
dikkat ediniz. Bu nedenle aynı gün içinde birden fazla
yeni besin denemeyiniz. Şüpheli bir gıdayı kestiğinizde
belirtilerin geçip geçmediğini kontrol ediniz. Bir iki
gün sonra yeniden deneyiniz.
Bebeğinizin hoşlanmadığı önemli
yiyecekleri zaman zaman yeniden deneyiniz.
Meyve Suyu:
Elma ve şeftali gibi meyvelerin suları taze
olarak 1-2 tatlı kaşığı miktarından başlanarak verilir
ve yavaş yavaş arttırılır. Portakal ve mandalina suyunun
daha ileri aylarda verilmesi uygun olur.
Meyveler iyice yıkanır, kabukları soyulur
ve cam rendede rendelenir. Temiz bir tel süzgeç veya
tülbentle süzülerek suyu elde edilir. Meyve suyuna
başlandıktan bir iki hafta sonra püre halinde verilebilir.
Meyve sularına şeker eklenmemelidir!
Sebze Çorbası:
Meyve suyuna başlandıktan iki hafta kadar
sonra öğle öğününde verilmek üzere patates, havuç,
pirinç ve taze sebzelerden günlük olarak hazırlanır. Bir
iki tatlı kaşığından başlanarak yavaş yavaş
arttırılır. Dört haftalık bir süre içinde tam sebze
püresine geçilir.
1. Hafta (sebze çorbası): 3-4 su
bardağı su, bir tutam tuz, 2 orta boy havuç, 1 orta boy
patates 45 dakika kapaklı kapta pişirilir. Tel süzgeçle
hiç ezmeden suyu bir başka kaba alınır. Bir çay
kaşığı irmik ilavesiyle tekrar 5-10 dakika pişirilir.
Sıvı miktarı 200 gram olacak şekilde ayarlanır.
2. Hafta (basit sebze püresi): Aynı
şekilde pişirilir. Havuç ve patatesler tel süzgeçten
tamamen ezilerek püre olarak geçirilir. Bu pürenin içine
yine irmik katılarak mamanın hazırlanması tamamlanır.
3. Hafta (karışık sebze püresi):
Havuç ve patatesin yanına 1 çay kaşığı pirinç ve her
gün bir yenisi ilave edilmek üzere mevsimlik sebzeler
eklenir. Örneğin ilk gün 3-4 yaprak maydanoz, ertesi gün
maydanoz ve bir kaç yaprak ıspanak, sonraki gün ilaveten
dörtte bir enginar, daha sonra dörtte bir domates gibi ..
Tel süzgeçten ya da blenderden geçirilerek elde edilen
püreye yine bir çay kaşığı irmik eklenerek 5 dakika
daha pişirilir.
4. Hafta (tam sebze püresi):
Ayrıntılarıyla anlattığım şekilde hazırlanan püreye
1 çay kaşığı zeytin yağı veya pastörize tereyağı
katılır.
Altıncı aydan itibaren sebze çorbası ya da
püresine 1 yemek kaşığı kıyma (3 kez çekilmiş
yağsız sinirsiz dana) eklenmelidir. Daha erken dönemde
sebze çorbasına başlanmış olan bebekler için kuzu
ciğeri tercih edilir.
Muhallebi:
Sebze püresinden 1-2 hafta kadar sonra
genellikle 5. aydan itibaren akşam (gece değil) öğünü
olarak verilir. 1 su bardağı süt, bir tatlı kaşığı
pirinç unu, 1 tatlı kaşığı toz şekerle yapılır.
Soğuk sütün bir kısmıyla pirinç unu iyice ezilir, kalan
süt eklenir karıştırılarak pişirilir. Ateşten
indirmeye yakın şeker eklenir. İlk günlerde süt
sulandırılabilir.
Muhallebi, kutu mamalarla da hazırlanabilir.
Özellikle inek sütü proteinlerine duyarlı olan bebeklerde
bu durum tercih edilir. Bir su bardağı su 1 tatlı
kaşığı pirinç unu karıştırılarak pişirilir.
Ateşten indirildikten sonra içine 5-6 ölçek hazır mama
toz halinde katılır. Topaklanma durumunda tel süzgeçten
geçirilir. Son yıllarda süt çocukluğu döneminde inek
sütünün hiç kullanılmaması yönünde olan görüşler
giderek ağırlık kazanmaktadır.
Yoğurt:
Süt kaynatılır, elin dayanabileceği
sıcaklığa kadar soğutulur. 1 litre süt içine bir çorba
kaşığı yoğurt 1-2 kaşık sütle sulandırılarak
eklenir, yavaşça karıştırılır. Hareket ettirmeksizin
sıcaklığını koruyabilecek şekilde 3-4 saat bekletilir.
Bir kase kadar ikindi öğünü olarak verilir.
Kahvaltı:
Çocuk altı ya da yedi ayını bitirdikten,
sebze püresi, muhallebi, yoğurt gibi gıdalara iyice
alıştıktan sonra kahvaltılara başlanır. Süt, beyaz
peynir, reçel, pekmez, ekmek veya bebe bisküvisi başlıca
malzemelerdir. Tuzu alınmış bir parça beyaz peynir ve
reçel sütle ezilir. Karışıma ekmek içi katılır. Bu
amaçla 3-4 bebe bisküvisi kullanılabilir. Kahvaltıya
önce 1-2 tatlı kaşığı olarak başlanır, miktarı
giderek arttırılır. Bal allerji yapma olasılığı
nedeniyle bir yaşından önce tercih edilmez. İstenirse 1
çay kaşığı yağ eklenebilir. Bir süre sonra peynir,
reçel, yağ ve ekmek sütten ayrı olarak verilebilir.
Yumurta:
Katı olarak pişirilmiş yumurtanın sarısı
1 çay kaşığı miktarından başlanıp giderek
arttırılmak suretiyle kahvaltıya ilave olarak verilir. Bir
haftanın sonunda bebeğiniz bir tam yumurta sarısı
yiyebilir. İyice alışmış olan çocuklara yumurta
kayısı kıvamında verilebilir. Yumurtanın beyazının bir
yaşında önce verilmesi genellikle tercih edilmez.
Tahıllı Çorbalar:
Mercimek, yoğurtlu yayla, acısız tarhana
çorbası gibi gıdalar, taze sebze çorbalarına
alıştırılmış olan bebeklere 7. aydan sonra değişik
tatları öğretmek amacıyla verilebilir.
Köfte:
Sebze çorbasıyla birlikte, yağsız sinirsiz
üç kez çekilmiş dana kıymasından baharatsız olarak
hazırlanmış 1-2 köfte 6. Aydan itibaren verilebilir.
Balık ve Tavuk:
Bebeğiniz yedi sekiz aylık olduğunda
kıymaya alternatif olarak püre halinde öğle öğününde
tavuk ve kılçıksız balık eti verebilirsiniz.
Karaciğer:
Kuzu ciğeri tercih edilir. Az tuzlu suda
haşlanır, zarı çıkarılır, rendelenerek balık ve tavuk
etleriyle dönüşümlü olarak sebze çorbalarıyla birlikte
verilir.
Çay:
Çayın besleyici hiç bir değeri yoktur.
Aksine diğer gıdaların besleyici değerini düşürür,
barsaklardan demir emilimini bozarak kansızlığa yol
açabilir. Bu bakımdan süt çocuğu beslenmesinde yeri
yoktur.
6-8 AYLIK BEBEKTE BESLENME ŞEMASI:
_____________________________________
1. Öğün (saat 06.00-07.00)
Kahvaltı + Anne Sütü
Ara Öğün (saat 09.00-09.30)
Meyve Suyu
2. Öğün (saat 11.30-12.30)
Et + Sebze Maması + Anne Sütü
Ara Öğün (saat 15.30-16.00)
Yoğurt + Meyve Püresi + Ekmek
3. Öğün (saat 18.30-19.30)
Sütlü Muhallebi + Anne Sütü
Gece Öğünü
Anne Sütü (1-2 kez)
_____________________________________
Anne sütü verilmeyen bebeklerde bunun yerine
uygun şekilde hazırlanmış hazır mama verilebilir. Ancak
unutulmamalıdır ki hiç bir mama anne sütünün tam olarak
yerini tutamaz. Bu nedenle bebeğinizi kendi sütünüzle
beslemek için olabildiğince gayret gösteriniz.
Et olarak 1 köfte, 5 tatlı kaşığı
karaciğer veya tavuk ezmesi dönüşümlü olarak
verilebilir. Sütlü muhallebi yerine mamalardan
hazırlanmış muhallebiler ya da hazır unlu sütlü mamalar
verilebilir. Sebze maması ve muhallebi öğünleri önceleri
az miktarda başlanır, daha sonra 200-250 gram (bir kase
dolusu) olarak hazırlanır.
sayfa başı
9-12 AY ARASI BEBEĞİN BESLENMESİ:
Çocuğunuz için bu dönemde özel yiyecekler
hazırlamanıza gerek yoktur. Yetişkinler için pişirilen
tüm ev yemekleri az yağlı püreler halinde bebeğe
verilebilir.
Örnek Mönü:
Sabah: Kahvaltı
1 Bardak şekersiz süt
1 Yumurta sarısı
1 Tatlı kaşığı reçel ya da pekmez
1 Çay kaşığı yağ
1 İnce dilim ekmek veya 3-4 adet bisküvi
Ara: Meyve püresi
Öğle: Kıymalı sebze püreleri
Dolma içleri, sebzeli köfteler
Kuru baklagil püreleri
Bir dilim ekmek içi (sebzelerle)
Akşam: Muhallebi (veya öğle
öğünün aynısı)
Sebze olarak bakla ve patlıcan bebek
beslenmesinde tercih edilmez. Bir yaşına basan bebekler
aile sofrasına oturtulur, kendi kendine yemesi için teşvik
edilir. Diğer sütlü besinlerin yanı sıra günde bir
bardak süt içmesine özen gösterilir.
sayfa başı
1-5 YAŞ ÇOCUK BESLENMESİ:
Dokuz aydan sonra çocuğun temel gıdası
olmaktan çıkan anne sütü 2 yaşına dek anne için uygun
olan bir zamanda kesilebilir.
Bir yaşından sonra 13-14 aylık olan
çocuğa, çatal kaşık kullanma alıştırmaları
yapılabilir. Ailenin diğer fertleriyle birlikte sofrada
oturan çocuğun ayrı tabağı olmalı, neyi ne kadar
tükettiğine dikkat edilmelidir.
Bu dönemde de çocuklar günde dört öğün
beslenmeli, temel besin gruplarından (süt ve sütlü
gıdalar .. etler, yumurta ve baklagiller .. sebze ve
meyveler .. unlu ve nişastalı besinler) yeterli ve dengeli
tüketmelidirler.
Ülkemizde en sık yapılan hatalardan
biri çocuğu yemek suyuyla beslemektir. Hiç bir besleyici
değeri olmayan bu beslenme biçimi uygulanmamalıdır.
Her gün yarım litre süt çocuklara
verilmelidir. Süt her şekilde verilebilir. Sütün
içerdiği kalsiyum çocukların gelişimi için çok
önemlidir. 25 gram peynirde de 200 gram sütteki kadar
kalsiyum vardır.
Her gün et ve baklagillerden bir ikisi
beslenme listesinde bulunmalıdır.
Her gün bir yumurta yedirilmelidir. Düzenli
et verilen çocuklara gün aşırı olabilir.
Günde bir ya da iki kez sebze verilmelidir.
Günde bir iki kez meyve yenmelidir. Fazladan
bir öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir. Meyve
suları da meyvenin yerine geçebilir.
Günde bir iki kez nişastalı besinler ve
üç dilim ekmek beslenme listesinde bulunmalıdır.
Çocuklara olabildiğince erken dönemde kendi
kendilerine çatal kaşık kullanarak yemeleri
öğretilmelidir.
Her çeşit şekerleme, pasta, kek, dondurma
sık sık verilmemesi gereken yiyeceklerdir. Öğünler
arasında çocuğa şekerleme vermek iştahı azaltarak
yetersiz beslenmeye yol açtığı gibi diş çürüklerinin
de önde gelen nedenidir.
Çay ve kahve verilmesi içerdikleri uyarıcı
maddeler nedeniyle sinirliliğe yol açtığından bu
içecekleri çocuklara hiç tattırmamak en iyisidir.
Bu dönemde çocuklar ağız ve diş
sağlığı konusunda eğitilmelidirler. 1,5 - 2 yaşına
gelen çocuğun bir diş fırçası olmalı, macunsuz olarak
fırçalama eğitimi verilmelidir. Üç yaştan itibaren diş
macunu kullanmaya başlanabilir.
Sevgili Anne ve Baba,
Hazırlamış olduğum bu kısa ve özlü
beslenme kılavuzunun, bebeğinizin yeterli ve dengeli
beslenmesi için gösterdiğiniz çabada size yol göstererek
yararlı olacağını umut ediyorum. Bebek beslenmesi ile
ilgili kapsamlı ve kaliteli çok sayıda kaynak eseri
kitapçılarda bulabilir, merak ettiğiniz ayrıntıları
doktorunuzla konuşarak bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Sağlıklı ve başarılı nesiller
yetiştirmeniz dileğiyle ..
Dr. Çağatay
Nuhoğlu