Gıda Alerjisi

Gıda
allerjisine 3 yaşından küçüklerde %8, erişkinlerde ise %2
sıklığında rastlanır. Gıda allerjisinden sorumlu birkaç
özel gıda vardır: çocuklarda süt, yumurta, yer
fıstığı, balık ve fındık; erişkinlerde ise yer
fıstığı, fındık, balık ve kabuklu deniz hayvanları gibi.
Gıda ile ortaya çıkan allerjilerde, deri, mide barsak sistemi
ve solunum sistemi bulguları ortaya çıkabilir; bunlar allerji
ile ilgili antikor olan IgE aracılığı olabildiği gibi,
IgE’ den bağımsız da oluşabilirler./flushboth>
Gıda yaşam için elzemdir. Genellikle hemen tüm kültürlerde
3 ana öğün ve arada atıştırılan bir çok ek gıda günlük
menüyü oluşturur. Batılı ülkelerde ortalama bir insan
yaşamı boyunca yaklaşık 2-3 ton kadar gıda tüketir. Bu
yüzden gıda allerjisi gibi gıdalarla oluşacak
rahatsızlıkların da sık görülmesi sürpriz olmamalıdır.
Bugün bir çok gazete, dergi, radyo, televizyon programı, kitap
ve web siteleri gıda allerjisi başlığını işlemektedir./flushboth>
Tıbbın babası olan Hipokrat 2000 yıl önce gıda ile oluşan
reaksiyonları tanımlamıştır. 1. ve 2. YY.’ da Yunan
bilginler inek sütü ile oluşan reaksiyonlardan
bahsetmişlerdir. Yumurta ile oluşan ilk anafilaktik reaksiyon
Marcello Donati tarafından 16. YY.' da, balık ile oluşan
anafilaksi ise Philipp Sach tarafından 17. YY.’ da tanımlanmıştır.
20. YY.’ ın başlarında klinisyenler ekzaması olan
çocuklarda rashların gıda allerjisi ile ekzaserbe olduğunu
rapor etmişlerdir. Bunlarla birlikte Loveless’ in 1950’ de
yaptığı plasebo kontrollü gıda uyarı çalışmalarına
kadar, tanı hastalık hikayesi ile konuluyordu. 1976’ da
May’ in gıda allerjisi tanısı için önerdiği çift kör,
plasebo kontrollü oral gıda uyarı testi şu anda gıda ile
oluşan allerjik hastalıkların tanısında altın standart
olmuştur./flushboth>
Nomenklatürde birlik sağlamak amacıyla gıda ya da gıda
katkıları ile oluşan reaksiyonlar European Academy of Allergy
and Clinical Immunology tarafından mekanizmaya bağlı olarak
sınıflandırılmıştır. Gıda ile oluşan reaksiyonlar;
toksik ya da non-toksik reaksiyonlar olarak sınıflanabilir.
Toksik reaksiyonlar o gıdanın yeterli dozda alınması ile
oluşur (örneğin zehirli balıktaki histamin). Nontoksik
reaksiyonlar ise allerji-aşırı duyarlılık gibi immün
mekanizmalar veya intolerans gibi non- immün mekanizmalarla
oluşur. IgE aracılı gıda allerjileri daha iyi tanımlanmış
olup, özellikle mide barsak bulguları gibi IgE aracılı
olmayan immün reaksiyonlar yeni yeni tanımlanmaya
başlamıştır. Gıda intoleransı gıda reaksiyonları içinde
en sık görüleni olup gıdanın kimyasal içeriği (eski
kaşardaki tiramin ile oluşan başağrısı, kahvedeki kafein
ile oluşan sinirlilik gibi), kişinin duyarlılığı (laktaz
eksikliği) veya idiosenkrazik (önceden tahmin edilemeyen)
cevaplarla ilgilidir./flushboth>
Gıda
Aşırı Duyarlılığının Sıklığı:/flushboth>
3 yaşına kadar takib edilen 480 yenidoğanın özelikle
yaşamlarının ilk yılında daha sık olmakla birlikte %28’
inde gıda reaksiyonu saptanmıştır. Bunların ¼ (% 8)’
ünde gıda uyarı testi ile onaylanmış gıda allerjisi
vardır. Birkaç ülkede yapılmış çalışmalarda 1 yaşına
kadar olan çocukların %2,5’ uğunda inek sütü allerjisi
saptanmıştır. Bu allerjilerin %60’ı IgE aracılıdır. Süt
allerjisi olan vakaların %35’ i diğer bazı gıdalara da
allerjik reaksiyon gösterirler. İngiltere ve ABD’ de yumurta
allerjisi sıklığı % 1.3, yerfıstığı allerjisi % 0.5
sıklığında saptanmıştır. Atopik hastalığı olan
çocuklarda gıda allerjisi prevalansı daha fazla
saptanmıştır. Orta-ağır düzeyde atopik dermatiti olan
vakaların %35’ inde bulgular gıda aşırı duyarlılığı
ile alevlenebilmektedir. Astması olan vakaların % 6’ sında
gıda ile uyarılmış wheezing (öter tarzda solunum)
saptanmıştır. Gıda katkıları ile oluşan reaksiyonlar ise
çocuklarda %1’ den az oranda rapor edilmiştir./flushboth>
Erişkinlerdeki gıda allerjisi sıklığı çalışmaları daha
azdır. Amerika’ daki sıklık çalışmaları yerfıstığı
ve fındık allerjisinin erişkinlerin %1.3’ ünde olduğunu
göstermiştir. İngiltere’ de erişkinlerde gıda ile oluşan
reaksiyon sıklığı %1.4-1.8 bulunmuş, gıda katkı maddeleri
ile ise %0.01- 0.23 saptanmıştır. Hollanda’ da benzer bir
çalışmada bu reaksiyonların sıklığı %2 olarak
saptanmıştır. Ortalama %0.5’ inde kabuklu deniz mahsülü
allerjisi tanımlanmıştır./flushboth>
Gıda Aşırı
Duyarlılık Reaksiyonu Patogenezi:/flushboth>
Barsak Bariyeri/flushboth>
Doğumun hemen ardından birkaç saat içinde yeni doğan barsak
lenfoid dokusu (barsak bariyeri) bakteri ve gıda
antijenlerindeki yabancı proteinlerle karşılaşır./flushboth>
Barsak bariyeri; bakteri, virüs, parazitler, gıda proteinleri
için immünolojik ve non-immünolojik bariyerdir./flushboth>
Yenidoğanlarda bu bariyerin olgunlaşmaması penetrasyonun
artmasına sebep olur. Örneğin; 1. ayda bazal asit salınımı
rölatif olarak azdır. Barsak proteolitik aktivite ancak 2 yaş
civarında olgunlaşır. Barsak mikrovillüs gelişimi de erken
yaşlarda tam değildir. Bu nedenlerle antijenin mukozal
transportu kolaylaşır./flushboth>
1200 vakalık bir araştırmada, ilk 4 ayda alınan solid
gıdaların diğerlerine göre çok daha fazla atopik dermatit
oluşma olasılığı var./flushboth>
Ö:Artmış mide asiditesi ve diğer gıdalarla birlikte
alınması emilimi azaltır.
/flushboth>
Ö:Antiasidler vb. gibi nedenlerle mide asiditesinde azalma ve
alkolle birlikte alınma emilimi arttırır.
Bir çok vakada immünolojik olarak tanınabilen proteinlere
tolerans gelişir. Fakat duyarlı vakalarda bu proteinler
aşırı duyarlılık yaratır./flushboth>
Gıda
Allerjenleri:/flushboth>
Diyette yüzlerce gıda olmasına rağmen bunlardan sadece
birkaç tanesi major allerjenik etkiye sahiptir. Çocuklarda
süt, yumurta, yerfıstığı, soya, buğday hipersensivite
reaksiyonlarının yaklaşık %90’ ından sorumludur.
Erişkinlerde ise yerfıstığı, balık, kabuklu deniz
mahsülleri, fındık bu reaksiyonların %85’ ini oluşturur.
Son zamanlarda özellikle kiwi, kavun, susam, haşhaş ve kolza
dikkati çekmektedir. Gıdaların allerjenik fraksiyonları
genellikle ısıya dayanıklı, suda çözünebilen, 10-70 kd
büyüklüğünde glikoproteinlerdir./flushboth>
Mide-barsaktaki
Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:/flushboth>
IgE aracılı reaksiyonlar:/flushboth>
Erken mide-barsak aşırı duyarlılık reaksiyonları IgE
aracılıdır ve daha çok akciğerleri ve deriyi de
etkilemektedir./flushboth>
Eski çalışmalarda IgE’ ye bağlı olarak ”besin aşırı
duyarlılığı” radyolojik olarak gösterilmiştir. Bir
çalışmada besin alerjisi olan 4 hastaya baryum-besin
karışımı verilmistir. Bu karışımların yarattığı
etkiler radyografik olarak incelenmislerdir. Gastrit, barsakta
aşırı hareket ve kalın barsakta spazm görülmüştür./flushboth>
Flouroscopic bir çalışma sonucu alerjisi olan 12 çocuga
baryum sülfatlı alerjen içeren ve alerjensiz olan besinler
uygulanmis ve karsilastirma yapilmistir. Mide hareketlerinde
azalma, mide çıkışında spazm ve barsaklarda aşırı
hareketlenme gözlenmiştir./flushboth>
Gastroskop kullanılarak erken allerjik reaksiyonları 6
allerjili hastada incelemiştir. Belli bir miktar besin allerjeni
mide mukozasına yerleştirilmiştir ve 30 dk sonra tekrar
incelenmistir. Mukozada kırmızı ödem, bununla beraber kalın
gri bir mukus ve kanama odakları görülmüştür./flushboth>
Son dönemlerde, yine endoskopi yardımı ile yapılan ve daha
önceki gözlemlerdeki sonuçlar elde edilen çalışmalarda buna
ek olarak biopsi sonucunda burada mast hücreleri (allerji
hücreleri) gösterilmiştir./flushboth>
Deri testi veya RAST birçok allerjen besinlere pozitif yanit
vermekte (%95)./flushboth>
Bulantı, karın ağrısı, kusma ve/veya ishal gibi bulgular
yemek yendikten 2 saat sonra ortaya çıkar. Çocuklarda kusma
çok spesifik bir bulgu değildir; iştahsızlık, kilo alamama
ve karın ağrısı gibi bulgular daha değerlidir./flushboth>
Son dönemlerde oral allerji sendromu adı ile bir sendrom
tanımlanmıştır. Huş ağacı, Amerikan nezle otu poleni ve
pelin’ e allerjisi olanlarda oluşur. Reaksiyonlar genelde
dudaklarda, dilde, boğazda görülmektedir. Bu bulgular
genellikle kısa sürer ve çoğunlukla kavun, karpuz ve muz yenmesinden
sonra oluşur. Huş ağacı allerjisi olanlarda patates, havuç,
kereviz, çeviz ve kiwi yedikten sonra oluşabilir. Bunun nedeni
huş ağacı poleni ile bu sebze ve meyvelerdeki allerjik
proteinler arasındaki çapraz reaktivitedir./flushboth>
IgE ve non-IgE
aracılı miks reaksiyonlar:/flushboth>
Allerjik eozinofilik özefajit, gastrit ya da gastroenterit,
yemek borusu, mide ve/veya barsak duvarında eozinofil (allerji
hücresi) infiltrasyonu ile karakterizedir./flushboth>
Hastalığın patogenezi tam olarak anlaşılmış değildir./flushboth>
Allerjik eozinofilik özefajit, genelde çocukluk ve gelişme
çağında süregen reflü (mideden yemek borusuna gıda ve mide
içeriklerinin geri kaçması), tekrarlayan bulantı,
iştahsızlık, karın ağrısı, yutma güçlüğü, irritasyon,
uyku problemi ile karşımıza çıkar. Olağan reflü tedavisine
yanıt vermeyebilir./flushboth>
Alerjik eozinofilik gastroenterit herhangi bir yaşta meydana
gelip yemek borusu iltihabı ve/veya gastrit bulguları
yaratabilir. Kilo kaybı veya gelişme geriliği görülür./flushboth>
IgE’ den
bağımsız reaksiyonlar:/flushboth>
Diyete bağlı protein enterokolit sendromu genelde
bebekliğin ilk aylarında irritasyon, kusma, ishal gibi
bulgularla karakterizedir. Kusma genelde gıda alımından 1-3
saat sonra belirmekte, kanlı ishal, kansızlık, karın
ağrısı, gelişme geriliği görülür. Bu bulgular, genelde inek
sütü veya soya proteini içeren besinlerle olabilmektedir; ama
genelde anne sütü ile olmaktadır. Yumurta, buğday, pirinç,
yulaf, fıstık, fındık, tavuk, hindi ve balığa karşı
sensitivite rapor edilmiştir. Yetişkinlerde kabuklu deniz
ürünleri (karides, istakoz vs.) buna benzer sendromlara neden
olup karında kramp, kusma ve bulantıya sebep olur. Deri prick
testi negatiftir./flushboth>
Celiac (Çölyak) hastalığı, protein kaybettiren bir
enteropatidir. Süregen ishal, gaz, karın ağrısı, kilo
kaybına neden olan bir hastalıktır. Oral ülser görülebilir.
Celiac hastaları gliadine hassastırlar (bugday, yulaf ve
tahıllardaki bir protein). Celiac hastaları, kronik olarak
gluten içerikli gıda alımı ile T hücreli lenfoma gibi
kanserlerin geli?imi için risk taşırlar. Bu vakalarda diyetten
gliadinin uzaklaştırılması bulguların ve hastalığın
iyileşmesi ile sonuçlanır./flushboth>
Deride Oluşan
Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:/flushboth>
IgE aracılı reaksiyonlar/flushboth>
Besin alerjisi olan hastalarda akut ürtiker ve
anjioödem en çok görülen bulgulardır. Bulgular çok ani
gelişebilir. Sorumlu besinler genelde şunlardır: balık,
kabuklu deniz ürünleri, fıstık, fındık; çocuk
yaştakilerde ise yumurta, süt, fıstık ve fındık. Ancak
meyveler ve sebzelerde bu grup içersine girmeye başlamıştır./flushboth>
Kronik ürtikerse gıda allerjisi olanlarda çok nadiren
oluşur. 554 tane gıda allerjisi olan vakanın sadece %1,4’
ünde kronik ürtiker ve anjioödem bulunmuştur. 226 kronik
ürtikerli çocuğu değerlendiren bir çalışmada %31 pozitif
cilt testi saptanırken bunların sadece %4’ ünde gıda uyarı
testi ile pozitif sonuç alınmıştır./flushboth>
IgE ve non-IgE
aracılı miks reaksiyonlar:/flushboth>
Atopik dermatit, bir ekzema türüdür ve genelde erken
çocuk yaşta başlar. Kaşıntı, tekrarlayan lezyonlar, astım
ve allerjik rinit en önemli bulgularıdır. Allerjen sp. IgE, bu
hastalığın patogenezinde rol oynar. Langerhans hucreleri
deride artış gösterir ve yüzeylerinde allerjen sp. IgE
bulunur. Atopik dermatiti ve gıda allerjisi olan çocuklarda
yapılan oral gıda uyarı testi sonucunda serum histamin
seviyesi belirgin artar, eozinofil aktivasyonu oluşur./flushboth>
IgE aracılı
olmayan reaksiyonlar:/flushboth>
Gluten duyarlı enteropati hastalarının bazılarında çok
kaşıntılı eritemli cilt lezyonları olan dermatitis
herpetiformis görülür. Atopik dermatit ile karıştırılır.
Kol ve bacakların dış yüzlerinde ve kalçalarda süregen,
kaşıntılı, simetrik deriden kabarık içi sıvı dolu
kırmızı lezyonlar vardır./flushboth>
Solunumsal
Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:/flushboth>
IgE aracılı reaksiyonlar:/flushboth>
Gıda uyarı testi ile hem üst solunum hem alt solunum yolu
reaksiyonları oluşturulabilir. Bu reaksiyonlar genelde deri ve
mide-barsak bulguları ile birliktedir. RAST ile gıda sp. IgE
gösterilebilir. 480 adet gıda reaksiyonu veren vakanın
değerlendirildiği bir çalışmada çift kör plasebo
kontrollü yöntemle % 16 vakada solunumsal bulgu saptanmıştır./flushboth>
Bulgular gıdanın alımından 15-90 dakika sonra oluşmaktadır.
Burunda ve göz etrafında kaşıntı en erken bulgular olup
bunun ardından hapşurma ve burun akması oluşur./flushboth>
Respiratuvar reaksiyonlara yol açan gıdalar, balık,
kabuklular, yumurta, nohutdur./flushboth>
IgE
aracılı olmayan reaksiyonlar:/flushboth>
Heiner sendromu çok nadir görülen, gıda ile ortaya
çıkan, pnömoni, akciğer infiltrasyonları, hemosideroz
(dokulara demir çökmesi), mide kanaması ve demir eksikliği
kansızlığı ile karakterli bir hastalıktır. Genelde inek
sütü ile oluşur. Gelişme geriliği oluşur. İnek sütüne
reaktif antikorlar saptanmış olup hastalığın immünolojik
mekanizması tam olarak bilinmemektedir./flushboth>
Anafilaksi:/flushboth>
Hastahanelerdeki acil servise başvuran jeneralize
anafilaksilerin 2/3’ ünü arı sokması oluştururken, 1/3’
ünü gıda allerjileri oluşturur. Her yıl ABD’ de 100 tane
gıda ile indüklenmiş ölümcül fatal reaksiyon
bildirilmektedir. Anafilaksinin tüm bulgularının oluşmasına
rağmen bu hastaların serum triptazlarında major yükselmeler
olmaz./flushboth>
Gıda ile
İlişkili Egzersizle Ortaya Çıkan Anafilaksi:/flushboth>
Sık olmayan bu form gıda alımından sonraki 2-4. saatlerde
egzersiz yapan vakalarda görülür. Egzersiz olmadan alınan
gıda ile gözlemlenebilen herhangi bir reaksiyon oluşmaz. Bu
hastalığın insidansı son 10 yılda toplumların egzersize
yönelmesi ile artmaktadır. Hastalarda genellikle astma veya
diğer atopik hastalıklar olup, sorumlu gıda ile pozitif cilt
testi saptanır. Bu hastaların geçmişlerinde de bu gıdalarla
reaksiyon vardır. Kadınlarda iki kat daha sıklıkla ve 30’
lu yaşlarda daha sık görülür. Yulaf, kabuklu deniz
mahsülleri, meyve, süt, kereviz ve balık sorumlu gıdalardır./flushboth>
Uzm.Dr.Cengiz Kırmaz* tarafından hazırlanmıştır.
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.