AKCİĞER APSESİ

Akciğer apsesi akciğerlerdeki iltihaplı hastalıkların en
tipik sonucudur. Tedavide antibiyotiklerin bugünkü gibi hemen
her fırsatta kullanılmadığı dönemlerde kendine özgü
gelişme çizgisi nedeniyle kolay tanı konan bir hastalıkken
günümüzde tanışı zor, son derece karmaşık belirtiler
veren bir hastalık haline gelmiştir. Tıbbın ilerlemesiyle
genel durumu bozuk hastalaRIn uzun sürelerle yaşatılabilmesi
eskiden pek rastlanmayan apse türlerine yol açmaktadır.
Önceleri ender rastlanan apse türlerinin günümüzde çok
yaygınlaşması da belirtilerin yorumunu güçleştirmektedir.
HASTALIĞIN NEDENLERİ
Akciğer apsesinin nedenleri iki başlık altında toplanabilir.
Birinci grupta yer alan etkenler enfeksiyona yol açan çeşitli
bakterilerdir, ikinci grupta ise apse gelişiminİ hazırlayıcı
etkenler yer alır. Apseyi hazırlayıcı etkenlerin en
önemlileri vücudun direncim azaltan hastalıklardır. Bunlara
örnek olarak şeker hastalığı, kronik zehirlenmeler, vitamin
eksiklikleri vb sayılabilir. Kronik bronş hastalıkları ise bu
grup içinde ayrı bir önem taşır.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ
Hastalığın birbirini izleyen üç gelişim evresi ve bunlara
koşut olarak ortaya çıkan klinik belirtileri vardır. Bu üç
evre şöyle sıralanabilir:
o Apse oluşumu ve bu bölgede akciğer dokusunun yoğunlaşarak
hava kaybetmesi.
o irinli akciğer dokusunun yumuşaması.
o irinli maddenin bronşlardan dışarıya atılması.
Apse genellikle tek, daha seyrek olarak da birçok odakta
birdenbire ortaya çıkar. Sürekli yüksek ateş, göğüste
ağRI, öksürük, nefes darlığı, gittikçe artan miktarda
kokusuz balgam çıkarma gibi belirtiler verir.
Birkaç gün sonra hastalık yumuşama evresine girer. Hastanın
genel durumu bozulur, ateşi hala yüksektir. Ağzından kan
gelmeye başlar (hemoptizi). Balgam miktarı artar; irinli
balgamın rengi gittikçe bulanıklasın Böylelikle üçüncü
evreye girilir. Bu dönemde apsenin içindeki irinli madde kusma
biçiminde bronşlardan dışarı atılır.
Üçüncü evrede çekilen göğüs filminde duvarları
kalınlaşmış, sınırları belirgin apse boşluğu açıkça
görülebilir. Ayrıca bu dönemde çıkarılan çok kötü
kokulu balgam kesin tanı konmasını kolaylaştıran önemli bir
belirtidir. Hastanın kusma biçiminde balgam çıkarması
çoğunlukla genel durumunda bir iyileşmeyle birlikte ortaya
çıkan bir belirtidir, ama bu durum geçicidir.
Kuşkusuz bütün apse türleri bu sırayı izleyerek gelişmez.
Yukarıda da sözü edildiği gibi antibiyotik kullanımından
sonra, klasik hastalık tablosu değişmiş ve apsenin evrelerim
sıralamak güçleşmiştir. Olguların çoğunda hasta uygun
tedavinin uygulanması sonucunda iyileşir. Daha kötü gidişli
olgularda ise akciğerlerdeki apse boşluğu kapanmaz ve bu
ortamda başka iltihapların gelişmesiyle kronikleşir.
Günümüzde olguların çoğunda tam iyileşme sağlanmakta,
apse odağmın tedavi edilmeden kendiliğinden kapandığı
olgular da eskiden beri bilinmektedir.
TANI
İrinli akciğer hastalıklarında kesin tanının konması ve
uygun tedaviye olabildiğince erken başlanması çok önemlidir.
Radyolojik incelemelerin ve labo-ratuvar testlerinin yanı sıra
bronkoskopi de yapılması tedavinin başarı oranı-m
yükseltir, îrinli akciğer hastalıklarında röntgen
filmlerine yansıyan görü-nümlere daha önce değinmiştik.
Bronkoskopi de bu tür hastalıklarda vazgeçilmez bir tanı
yöntemidir. Bronkoskopide bir aygıtla doğrudan hastalık
odağına ulaşılarak doku örneği alınır. Bu örnek
laboratuvara gönderilerek hastalığın etkeni olan bakteri
araştırılır; etkenin hangi antibiyotiklere duyarlı,
hangilerine dirençli olduğu belirlenir. Böylece tedavide daha
etkili antibiyotiklerin kullanılması sağlanır. Balgamda
hastalıkla ilgisiz başka bakterilerin de bulunması nedeniyle
tanının tek basma balgam tahliline dayandırılması
sağlıklı bir yöntem değildir.
kaynak: tusdata
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.