Eğitim anne karnında başlıyor

Eğitim anne karnında başlıyor

Eğitim anne karnında başlıyor

Eğitim anne karnında başlıyor

dogum_gebelik-hamilelik
Çocuğunuza yabancı dil, ya da sanat eğitimini hamileliğiniz ilk aylarından itibaren verebileceğinizi biliyor muydunuz?

Psikologlar hamileliğin ikinci 3 aylık dönemi olan 3. ve 6. aylar arasında çocuğun zihinsel gelişiminin başladığını ve annenin heyecana bağlı ortamından etkilenen çocuğun, çeşitli uğraşlarından da etkilendiğini belirtiyorlar.

Psikolog Halis Özerk, "Anne karnındaki bebeğin, koşullama yöntemiyle yabancı dile, çeşitli sanatsal etkinliklere, bazı bilimlere yatkınlığı artırılabilir, düzenli uyku alışkanlığı kazandırılabilir. Örneğin, hamileliğin 2. döneminde sürekli yabancı dil konuşan, dinleyen annenin çocuğunun o dile kolayca hakim olabildiği; resime kendisini adayan annenin de çocuğunun resime karşı yetenek kazandığı saptanmış. Ayrıca matematik, fizik gibi bilimlerle ilgilenen annenin de çocuğunun bu bilimlere karşı başarılı olduğu görülmüş" diyor. Özerk doğumdan sonra çocuğun uyku düzeninin ise hamilelik döneminde gürültülü ortamda bulunan, sesli müzik dinleyen anne adaylarının çocuklarında daha iyi olduğunu, çocuğun gürültüden fazlaca etkilenmediğini söylüyor.

Özerk, hamilelik döneminde anneye verilen bu eğitimin doğumdan sonra da desteklenmesi gerektiğini dile getiriyor: "Anne, doğumdan sonra da çocuğunun kazanmak istediği yeteneği devam ettirmelidir. Örneğin, yabancı dil konuşma ve dinlemelerinin devam etmesi gerekir. Bu arada, hamilelik döneminde klâsik müzik ya da Türk sanat müziği dinleyen bir anne adayı, doğum sonrası, çocuğunun uyumasını istediği saatte aynı müziği dinleyerek uyku saatini ayarlayabiliyor."

Özerk, gelişmiş ülkelerde giderek yaygınlaşan koşullama yönteminin Türkiye'de henüz yeterince uygulanmadığını ve bu yöntemin mutlak surette uzman kontrolünde yapılması gerektiğini de ekliyor.

Menopoz da artık ertelenebilecek

Yeni geliştirilen bir gen tedavisi ile kadınlarda 45-55 yaşları arasında ortaya çıkan menopozun ertelenebilmesi olasılığı belirdi.

AMERİKA'nın Boston kentindeki Massachusetts General Hospital'da görevli Dr. Jonathan Tilly ve arkadaşları, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, yumurtalık fonksiyonlarının yavaşlaması sonucunda östrojen ve projesteron hormonlarının azalmasıyla ortaya çıkarak kadınlarda sinir krizi, aşırı asabi ruh hali ve seks isteğinin azalması gibi durumlara yol açan menopozun genetik müdahale yoluyla daha ileriki bir döneme geciktirilmesinin mümkün olduğunu kanıtladı.

Hücre öldüren gen çıkarıldı

Laboratuvarda denek fareler üzerinde yapılan incelemeler, vücudun genetik düğmesinin çevrilmesiyle yumurtalıkların yaşam süresinin uzatılabileceğini gösterdi. Yapılan müdahaleyle yumurtalık hücrelerinin ölümünü hızlandıran bir gen çıkarılıp alındı. Bu genden yoksun bırakılan farelerde ergenlik döneminden sonra üretilen olgunlaşmamış yumurta (folikül) sayısı 3 kat arttı. Böylelikle menopoz döneminin geciktirilmesi mümkün hale geldi.

Erteleme, sağlığa yararlı

Menopoz insanlarla farelerde aynı şekilde ortaya çıkmamasına rağmen bilim adamları, tedavinin insanlar için de umut verici olduğuna inanıyor. Bu arada doğurganlığın artması anlamına gelmeyen yumurtalık işlevlerinin uzatılmasının kadınların genel sağlığı açısından önemli iyileşmeler yaratacağı vurgulanıyor. Yani zamanla kemik erimesi, migren ve bazı kalp hastalıklarına yol açan menopoz ertelenirse kadın sağlığı bundan olumlu etkilenecek. Şimdiye kadar menopoza çare olarak görülen HRT (Hormon Replacement Therapy) bilindiği gibi her bünyede farklı etki yapıyor bazen de olumsuz sonuçlara neden oluyordu.
Derleyen
Mustafa Sezgin

kaynak:genetikbilimi
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle