Erken menapoz belirtileri ( prematur menapoz )

Erken menapoz belirtileri ( prematur menapoz )

Erken menapoz belirtileri ( prematur menapoz )

erken-menapoz-prematur







 modern yaşamın olumsuz getirisi olan çevre kirliliğinin artması, sigara kullanımı, aşırı stres ve diğer faktörler nedeniyle erken menopozun görülme sıklığının arttığı belirtiliyor. Günümüzde erken menopoza yol açabilen bir başka önemli neden de, son yıllarda özellikle genç kızlar olmak üzere kadınların sıfır bedene ulaşma çabaları. Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, sadece obezite değil, aynı zamanda çok zayıf olmanın da üreme sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekerek, “Çünkü vücuttaki yağ oranı kritik yağ sınırı olan yüzde 12’nin altına düştüğünde üreme fonksiyonları da durabiliyor. Bunun sonucunda da kadının genç yaşta olmasına rağmen hamile kalmasını önleyen ve yaşam kalitesini ciddi boyutlarda etkileyebilen “hipolatamik amenore”, bir başka deyişle adetin beyinsel olarak durdurulması tablosu ortaya çıkabiliyor. Bu olguların üçte birinde de erken menopoz ortaya çıkabiliyor. ” diyor.

 

ÜREME SİSTEMİ BÜYÜK BİR ENERJİYE İHTİYAÇ DUYUYOR

 

Kadın üreme sistemi dışarıdan gelen etkilere son derece açık oluyor ve belirgin bir şekilde etkileniyor. Üreme büyük bir enerjiye ihtiyaç duyuyor. Enerjinin az olduğu zamanlar ile açlık dönemlerinde üreme fonksiyonları duruyor. İnsan üremesinin beslenme ile ilişkisi 3 olayın analizinden anlaşılıyor: 1. Dünyada açlık çekilen zamanlardaki veriler. 2. Kaşeksi denilen hastalığı olan çok zayıf kadınlardan elde edilen veriler. 3. Aşırı spornedeni ile hızla yağ kaybeden sporculardan elde edilen veriler. Yapılan analizlere göre; besinlerle alınan enerji ilk olarak kalp-damar sistemi ve beyinsel aktiviteler gibi yaşam fonksiyonları için kullanılıyor.  Bunu ikinci olarak hareket ve büyüme gibi kısıtlanabilir fonksiyonlar takip ediyor. Son olarak da yeterli enerji olursa üreme fonksiyonları için kullanılıyor.
ENERJİ YOKLUĞU VE HATALI DİYETLER ÜREME FONKSİYONLARINI DURDURUYOR

 

Aşırı zayıf olan kadınlarda hem enerji yokluğu hem de hatalı diyetler nedeniyle gerekli yaşamsal maddelerin alınmaması sonucu bozulan hücre aktiviteleri üreme fonksiyonlarını durduruyor.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, aşırı zayıflık durumu ne kadar uzun olursa, kalıcı etkilerinin de o kadar çok olacağını belirterek, “Örneğin daha sonra tekrar normal diyete dönülüp ideal kiloya erişilse bile bu kadınların yaklaşık yüzde 30’unda adet görememe durumu kalıcı hale geliyor. ” diyor.

 

İLK BELİRTİSİ ADET DÖNGÜSÜNÜN HIZLANMASI
Normalde adet döngüsü ortalama 28 günde bir oluyor. Adet döngüsünün 22 günden daha sık olmasının genellikle yumurtalık rezervinin azaldığına işaret ettiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, “Durum her zaman böyle olmasa da, FSH hormon yüksekliği tespit edilirse hastanın durumuna uygun üreme ve doğurganlığın korunması seçeneklerinin anlatılması gerekiyor.” diyor. Adet döngüsünün hızlanmasından başka, tablo daha da ilerlediğinde; vajinal kuruluk, ağrılı cinsel ilişki, cinsel isteksizlik, sıcak basmaları, uyku ve konsantrasyon bozuklukları, depresyon, iş veya okulda başarı düşüşü görülebiliyor. Son aşamada da adet kanamaları seyrekleşmeye başlıyor. Menopoz tam oturduğunda ise adetler tamamen kesiliyor. İlerleyen yıllarda kemik erimesi, kalp hastalıklarında artış, vücut şeklinde ve oranlarında değişim, örneğin erkek tipi göbeklenme görülüyor.

 

ŞİKAYETLER OLUŞMADAN ÖNCE TEDBİR ALINMALI
Belirtiler ortaya çıktığında çoğu kez durum oldukça ciddi boyutlara ulaşmış oluyor. Bu nedenle her kadının erken menopoz açısından risk faktörlerine sahip olup olmadığını analiz etmesinin son derece önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, “Eğer belirgin bir erken menopoz riski varsa belirtiler henüz ortaya çıkmadan doktora başvurulmalı ve doğurganlığı koruma seçenekleri hakkında fikir edinilmeli.” diyor.
DİĞER RİSK FAKTÖRLERİ NELER?
-Ailede erken menopoz öyküsü,
-Turner sendromu veya Swyer sendromu gibi kromozal hastalıklar,
-Galaktozemi ve talassemi majör gibi bazı enzim eksiklikleri,
-Kemoterapi ya da radyoterapi,
-Sık geçirilen yumurtalık ameliyatları,
-Kabakulak ve zona gibi enfeksiyonlar,
-Tiroit, romatizmal artrit, diyabet, vitiligo gibi bazı otoimmün hastalıklar,
-Epilepsi,
-Sigara,
-Stres,
-Aşırı zayıflık veya obezite,
-Bazı meslekler
-Bayan kuaföründe çalışanlar
-Kimyasal kozmetik satıcıları
-Solvent ile çalışan ressamlar / boyacılar
-Propanediol, metilolakrilamid, monometil eter, ftalatlar ile çalışanlar
MENOPOZA KARŞI ÖNLEM ALIN
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, menopoz yaşını geciktirebilmeniz için yaşam alışkanlıklarınızda dikkat etmeniz gereken noktaları şöyle sıralıyor:

-Sıfır beden ya da obez olmayın. Vücut Kitle indeksinizi hesaplayın: Ağırlık (kilo)/boy2 metre. Vücut Kitle indeksinizin 18-30 arasında olmasına dikkat edin.
-Stresinizi azaltacak önlemler alın.
-Sigara içmeyin ve pasif içicilikten uzak durun.
-Zararlı olduğu bilinen propanediol, metilolakrilamid, monometil eter gibi kimyasal maddelerden kaçının.
-Spora hayatınızda yer verin. Mümkünse her gün, değilse haftanın en az 3 günü bu egzersizlerden birini mutlaka uygulayın: 50 dakika tempolu yürüyüş, 30 dakika yüzme, 30 dakika bisiklet veya 45 dakika jimnastik.
-Oksijen radikali emme kapasitesi yüksek antioksidan besinleri tüketin: Balık, ceviz, taze fındık, kabak çekirdeği, brokoli, lahana, karnabahar, domates, biber, havuç, mürdüm eriği, nar, üzüm, çilek karpuz, işlenmemiş tahıl ve ürünleri bu besinler arasında yer alıyor. Aynı zamanda yeşil çay ve taze greyfurt suyu da oksijen radikali emme kapasitesi yüksek olan içeceklerden.
-Antioksidan ilaçlar alın: Örneğin Koenzim-Q 10, L-arginin veya Royal jelly takviyesi yapabilirsiniz.
-Kalsiyumdan zengin beslenin: Günde 200 ml süt, yoğurt veya dondurma yiyin.
-Güneşlenerek D vitamini aktivasyonuna yardımcı olun.



Kadınların bir kısmı nispeten erken bir yaşta (örneğin 40 yaşında) menopoza girebilir. Böyle bir durumda yapılması gerekenler "normal" yaşta menopoza giren bir kadında yapılması gerekenlerle aynıdır.
Erken Menopozun nedenini belirlemeye yönelik olarak ileri inceleme yapılma gerekliliğini belirleyen yaş alt sınırı çoğu durumda 35 olarak kabul edilir. 35 yaşından erken menopoza girilmesi durumunda genellikle, 30 yaşından önce menopoza girilmesi durumunda ise mutlaka bazı incelemeler yapılmalı ve muhtemel neden ortaya çıkarılmalıdır
Over Yetmezliği
Perimenopozda overde, follikül sayısında belirgin azalma olur ve kalan folliküller follikül uyarıcı hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH) lara yetersiz cevap verirler. Kırk yaş civarında overlerin büyüklüğünde azalma başlar ve perimenopoz döneminde bu azalma hızlanır. Over büyüklüğündeki azalma gronuloza, teka hücrelerinde ve stromadaki azalmayı gösterir. Östrojen üretiminin azalmasına paralel olarak kan FSH seviyeleri 10-15 misli artar. İnhibin A ve B düzeyleri postmenopozal dönemde ölçülemeyecek seviyeye iner. Doğal menopozu etkileyen en önemli faktörler, ailevi ve genetik faktörlerdir. Sigara içilmesi menopozu ortalama 1,5 yıl erkene almaktadır. Multiparite ve vücut kitle indeksinde artış (obesite) menopoza daha geç girmeye neden olmaktadır. Doğum kontrol hapı kullanımı, ilk adet yaşı, sosyoekonomik durum ve ırkın menopoz yaşı ile bir ilgisi bulunmamıştır.
Eğer menopoz 40 yaşından önce olursa prematür menopoz olarak değerlendirilir. Prematür menopoz genetik, otoimmun nedenlerle olabilir. Ailevi ve ailevi olmayan x kromozom anormallikleri erken menopoza yol açabilir. Cerrahi olarak overlerin alınması, kemoterapi, pelvik radyasyon tedavisi diğer prematür menopoz nedenleridir.
Over Yetmezliğinin Nedenleri
Over yetmezliği vazomotor semptomlar, genital atrofi, psikosomatik yakınmalar, osteoporoz ve olası koroner arter hastalığı ile kendini gösterebilir. Bulguların bir kısmı erken dönemde, bir kısmı ise uzun süreli östrojen eksikliği sonucunda ortaya çıkar.
Vazomotor Semptomlar
Vazomotor semptomlar genellikle ateş basması olarak adlandırılır. Ateş basması ani sıcaklık hissidir, cilt ısısı ciltte kan akım artışıyla birlikte artar, el ve ayak parmaklarında 1 ile 7 derece arasında ısı artışı gözlenebilir. Özellikle vücudun üst kısmında yüzde kızarma ile birlikte hissedilir. Ateş basmaları menopoz dönemindeki kadınların %75'inde görülür, gece uykuda terlemeyle beraber görülebilir. Kadınların %10-15 inde çok sık aralıklarla gözlenir ve genellikle menopoz sonrası 3-5 yıl içinde kaybolur. Ateş basmalarının kesin etyo-patogenezi bilinmemekle birlikte östrojen seviyelerindeki düşmenin, ateş basmalarına yol açtığı ve östrojen tedavisinin ateş basmalarını doza bağlı olarak azalttığı gösterilmiştir. Potansiyel ateş basması uyaranları tabloda gösterilmiştir.
Potansiyel Ateş Basması Uyaranları
•Sıcak Ortam
•Stress
•Acılı Gıdalar
•Sıcak İçecekler
•Alkol
•Kafein
Menopozla ilişkisi olmayan ateş basması yaratan durumlar ise; hipertrodizm, feokromasitoma, karsinoid, lösemi ve pankreas tümörleridir.
Ürogenital Değişiklikler
Ürogenital problemler 50 yaşın üzerindeki kadınların üçte birini etkiler. Östrojen seviyelerindeki azalma vajen epiteli üretra ve mesane trigonunda atrofiye yol açarak, kaşıntı, disparoni ve sık idrara çıkma gibi yakınmalara neden olabilir. Östrojen düşüklüğü vagen epitelinde incelme elastisitede azalma ve renk kaybına yol açar. Vagen ve cervixde kan akımı ve sekresyon azalır. Seksüel uyarılarla, ıslanma azalır. Vajinada daralma , pruritis ve irritasyon oluşur. Bu değişiklikler travma enfeksiyon ve ağrıya olan yatkınlığı arttırır ve vaginal atrofi olarak adlandırılır. Düzenli seks hayatı olanlarda bu değişiklikler daha az görülür. Vaginal PH sağlıklı asidik ortamdan alkali hale dönüşerek vaginal enfeksiyonların oluşumuna yatkın hale gelir. Östrojen tedavisiyle bu değişiklikler geriye dönerler.
Psikosomatik Yakınmalar
Psikiatrik hastalık öyküsü olan kadınlarda menopoz döneminde bu hastalıklarda alevlenme görülebilir. Hormonlardaki azalma ile birlikte menopoz döneminde özellikle depresyon ve anksieteye sık rastlanır. Hormonlardaki değişiklikler perimenopoz döneminde duygulanım bozukluklarının sık görülmesine neden olur. Duygulanım bozuklukları, anksiete, uykusuzluk gibi durumlar östrojen tedavisine genellikle iyi cevap verirler. Klinik depresyonda ise antidepresan tedavi gereklidir. İki hafta süreyle çöküntü yaşamak ve önceden zevk alınan aktivitelere ilginin kaybolması tanıda önemlidir.
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

5 Comments

  • yasemin

    Reply
    Posted on Ağu 12, 2014 at 01:43 am

    30 yasindayim adetimde azalma verdi ve ateş basmalari doktorumla konuştum testlerini yaptirmami istedi en son 40 gün üstüne adet gördüm ve testlerini yaptirdim FSH 18.43 anti mullerian hormon 0.08 e2 139 cikti bu sonuçların yeme içme ve stresten uzak durmayla düşürme sansim varmi yoksa tüp bebek yapmalimiyim ihtimal nedir…
    Tesekkur ederim…

  • ela

    Reply
    Posted on Kas 29, 2014 at 19:41 pm

    20 yasindayim gecen ay geciklemi oldu ve bu ay olmadı. Ne yapmam gerekiyor?

  • ozge

    Reply
    Posted on Nis 20, 2015 at 22:33 pm

    Merhaba,
    Size bir konuda danismak istedim. Ananem 35 yasinda menopoza girmis, annem ise 42 yaşında tamamen kesildi. Ben 35 yaşındayım. Son iki yil da 2-3 ay adet gormedigim donemler oldu. Dra gittigimde muayenelerde ve testlerde sorun olmadigini soyledi. Ancak son 6 aydir 4-5 gun suren adet kanamam 2 gune dustu..ve gunde en fazla 3 ped kullaniyorum, daha onceleri ilk 3 gunde 4-5 ped kullanirdim. Menepoz oncesi doneme girmiş olabilir miyim? Bir sure daha izleyip oyle mi Dr a gitmeliyim? Teşekkür eder iyi calismalar dilerim.

  • selda

    Reply
    Posted on Ağu 13, 2015 at 14:58 pm

    mrb 35 yasındayım hazıran ayında 15 gun arayla adet gordum temmuzda adet olmadım ve halen yok gecen sene test yaptırmıstım menapoz baslangıcı demişlerdi.menapoza girmiş olabilirmiyim 🙁

  • ceren

    Reply
    Posted on Oca 11, 2016 at 20:13 pm

    39 yasindayim. 8 yil boyunca mirena ile korundum. Haziran ayinda cikarildi. Bebek istedim. Bir kez adet oldum. Fakat hergün parça parça pıhtılaşma geldi. Doktor Rahime parçalar var diye rahim içini genel anestezi sonucu temizlendi. O günden sonra tekrar adet olmadım. Üç ay adet görmesine doktora gittiğim de bana menopoz teshisi koydu. Cook şaşırdım. Cook üzüldüm5 Aniden mi oldu. Mirena takılı iken mi menapoza girdim. Fsh değeri 135 çıktı.  Divina kullanıyorum. Bugün 20. Gun Hapinı ictim. Adetin 3. Günü gidecegim tekrar bakılacak.  Acaba beni şok eden bu menopoza aniden mi girdim. Bana hiç bir yan etkisi olmadi hic  hissetmedim. Ailede erken menopoz yok. Bitkisel şeyler içersem fsh değeri düşünülebilir mi. Tekrar yumurtlama olurmu acaba

Yorum Ekle