Hemoroidler- Basur

Hemoroidler- Basur

Hemoroidler- Basur

hemorroides-hemoroid-basur

Hemoroidler anal kanalda yerleşmiş,anal kanalın içini örten tabakanın altındaki damarsal oluşumlardır.

 

İki hemoroid tipi vardır.

1-Dış hemoroid:Anal kanalın dışındaki deri altındaki görülen şişmiş toplar damarlardır.Genellikle deri ile aynı renkte küçük bir şişlik şeklinde görülürler.Damar tıkanıp,dolaşım bozulunca daha fazla şişip şikayetlere neden olurlar.

2-İç hemoroidler:Son barsağın anal halkaya yakın kısmında gelişen şiş ve dolaşımı bozulmuş damarsal oluşumlardır.İç hemoroidler şiştiği zaman anüsten dışarıya çıkabilirler.

 

Hemoroidin Belirtileri

En sık görülen belirti,tuvalet kağıdında kırmızı parlak rekli veya tuvalette kan damlası görmektir.Tıkanmış hemoroidlerde pıhtı bulunur ve ağrılıdır.
Yanma
Anüste rahatsızlık
Kaşıntı
Hemoroidler nasıl gelişir

Hemoroidler çok sıktır.50 yaş civarındaki insanların yarısından fazlasında hemoroid vardır.Hemorodlerin olması her zaman şikayetin olmasını gerektirmez.Büyük abdest yaparken ıkınma sonucunda basıç artarak hemoroid oluşumunu kolaylaştırır.Hamile kadınlarda hemoroidler çok soktır.Bebeğin son barsak alanındaki baskısına bağlı basıç artması nedeniyle meydana gelmektedir.Müzmin kabızlık ve ishal (devamlı ıkınma ve gaita geçerken tahrişe bağlı olarak) hemoroidlerin oluşumuna katkıda bulunur.

Hemoroidlerin Teşhisi

Anüsten kan geldiğini söyleyen tüm hastalarda anüs muayene edilmeli,parmakla muayene edilmeli,daha sonra anal kanala ve rektuma ışıklı bir cihaz sokularak anal kanal içi ve rektum gözlenmelidir.(Rijid Anoskopi-Rektoskopi)

 

ÖNEMLİ= Rektumdan kan gelen hastaların büyük çoğunluğu utanma nedeniyle ilgili hekime başvurmamakta çeşitli tedavi yöntemleri ile geçiştirmeğe çalışmaktadır.Bunlardan bazıları doktora başvursalar bile doktorun da ihmali sonucu anal muayene ve/veya Rektoskopi yapılmamakta ,hemoroid zannedilen bu hastaların bazılarında Rektum kanserleri kanama nedeni olmaktadır.Anoskopi/Rektoskopi yapılmasının ana nedeni budur.

Hemoroidlerin Tedavisi

A-Tıbbi tedavi :

Kabızlıktan korunmalıdır.(Kabızlık konusuna bakınız)
Dışkılama sırasında ıkınmaktan kaçınmak gerekir
Alkol,acı biber,baharatlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir.
Uzun süre hareketsiz oturarak yada ayakta kalmamalıdır.
Düzenli egzersiz yapmalıdır.
Bir çok fitil,merhem,krem mevcuttur.Bınlar şişmiş damar ve çevresinin şişliğini azaltmağa yardımcı olurlar.
Özellikle dışkılamadan sonra günde bir kaç defa ılık oturma banyoları (şiddetli kanama sırası hariç ) yararlıdır.

B-Diğer tedavi yöntemleri

Aşırı kanama olduğu zaman ve çok ağrı varsa,tıbbi tedaviye rağmen rahatlamıyorsa şu yöntemlere başvurulur.

Skleroterapi

Hemoroidal damarların ve dokunun büzüşmesine neden olacak bazı kimyasal maddeleri şiş olan hemoroid pakesine iğne ile enjekte etme yöntemidir.Genellikle 1.-2. derecede kanamalı hemoroidlerin tedavisinde kullanılır.

Band Ligasyon

Hemoroid pakelerin lastik band ile bağlanması sonucunda bir müddet sonra boğulan parçadüşer ve yeri büzüşerek alttaki damarsal yapıların şişmesi önlenmiş olur.2.-3. derecede iç hemoroidlerde uygulanır.

 

Band Ligasyonu Dünya çapında ve ülkemizde en sık kullanılan bir yöntemdir.

 

Cerrahi :

Hemoroidlerin ameliyatla çıkarılması işlemidir.Daha geniş bilgi i.in genel cerrahi ile ilgili bir siteye başvurulması önerilir.

kaynak:Dr.Derya sindirim sistemi hastalıkları

 

HEMOROİD NEDİR?


HEMOROİD TEDAVİSİNDE SORULAR VE ALTIN KURALLAR


Halk arasında BASUR olarak bilinen hemoroid; anüs ve rektum hastalıklarının başında yer alır.. Anüs ve rektum; boşaltım sisteminin çıkış kapısı olup, yaklaşık yirmi çeşit hastalığın görülebildiği ve pek çok hastalığın da indirekt belirtilerinin izlenebildiği yerdir. Bu bölgenin hastalıklarına PROKTOLOJİK HASTALIKLAR ve Protoloji ile ilgilenen hekimlere de proktolog denir. Hemoroid, anüs içindeki hemoroidal toplar damarların zaman içinde anormal genişleyip kırmızı ve mor torbalar (memeler) şeklinde dışarı sarkması, (Resim 1 ve 2) bazan aşınıp delinerek dışkılama sırasında sık sık, PARLAK KIRMIZI kanamalar yapması; bazan memelerin aniden pıhtı ile dolup şiddetli ağrı, ödem, iltihaplanma, yaralanma ve ağrı yapmasıdır..














resim1b.jpg (39020 bytes) resim1.jpg (7100 bytes)
Resim 1: Hemoroidlerin şematik oluşumu. Resim 2: Tipik bir hemoroid örneği.

HEMOROİDİN OLUŞMA SEBEPLERİ

Birinci sebep kabızlıktır.. Ayrıca, kolit, proktit, enterit gibi barsak enfeksiyonları; içki, tahriş edici aşırı acılı gıda tüketimi; yetersiz hijyen, anüs içi hemoroidal damar duvar yapısının doğuştan zayıf olması veya sonradan zayıflayıp torbalanması; prostat büyümesi ve kabızlık nedeni ile tuvalette uzun süre oturmak ve aşırı ıkınmak; gün boyu oturmak veya ayakta kalmak; aşırı yorgunluk; portal hipertansiyon; hamilelik myoma uteri, over kisti vb. gibi karın içi büyük urlar; kronik ökrürük, şişmanlık gibi karın ve damar içi basınçlarını artıran başka hastalıklar genel sebepler arasında sayılabilir.


HEMOROİD ÇEŞİTLERİ


Hemoroidler öncelikle iç (internal) ve dış (eksternal) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Hemoroidlerin çoğu iç hemoroid olup bunlar 4 derece olarak sınıflanır. Ayrıca basit ve komplike; tromboze, akut ve kronik olmak üzere alt sınıflara ayrılırlar.. Anüsün dış kenarındaki eksternal hemoroidal damarların aniden noktasal, tarzda cilt veya mukoza altına kanamaları ve pıhtı oluşturmaları da bir başka hemoroid çeşidi sayılabilir. 













resim2.jpg (3469 bytes)



Resim 3: Anoskop ile görülebilen grade 1 hemoroid.



1) Grade I (1. Derece) Hemoroidler: Hemoroid memesinin yukarı konumda kalıp, anüs dışına çıkmayıp ancak anoskop ile içeriye girildiğinde görülebilmesi halinde 1. derece hemoroid söz konusudur. Kendini sadece kanama ile belli eder. Bu memeler genellikle ağrısız olup, 1 cm'den daha küçük boyutlu, gergin ve ince duvarlı kanamaya hazır iç memeler şeklindedir ve ele gelmezler 


TEDAVİ: 1. derece hemoroidler lastik bantla bağlama, sklerozan ilaç injeksiyonu, halk arasında LASER olarak bilinen infirared ışık koagülasyonu gibi konservatif tıbbi yöntemlerle tedavi edilebilir; ameliyat gerekmez. Bazan sadece melhem, uygun diyet, ılık su oturma banyosu ve istirahat yeterli olabilir. Ancak hazırlayıcı sebepler araştırılıp onlar da ayrıca tedavi edilmelidir; örneğin asıl sebep akut bir barsak enfeksiyonu veya ishal ise; sadece antibiyotik ve ishal diyeti uygulaması bile yeterli olabilir. Cerrahi girişim gerektirmezler. 













resim3.jpg (4639 bytes)



Resim 4: Ikınınca kendini belli eden grade 2 hemoroid.



2) Grade II (2. Derece) hemoroidler: Bunlar dışkılama sırasında tuvalette ıkınınca anüs dışına çıkan ve ele gelen, ayağa kalkınca anal kanal içine çekilip kaybolan, ağrısız, 1 - 3 cm çapında Hemoroid memeleri olup, taharetlenirken genellikle püskürür tarzda veya hızlı damlalar şeklinde kanama yapar.


Kanamalar bazan bir iki ay ara verebilir, bazan aylarca, her tuvalet çıkışında az da olsa görülür. Ve zaman içinde mutlaka kansızlık yapar ve bazan da aniden alevlenip büyüyerek anüs dışında kilitlenip kalarak acilleşebilir. İkinci derece Hemoroidler yine cerrahi tedavi gerektirmezler. Bağlama, sklerozan ilaç injeksiyonu veya infrared ışık koagülasyonu ile tedavi edilirler. Ayrıca uygun diyet, büzüştürücü ve antibiyotikli melhemler, ılık su oturma banyoları ve ağrı kesiciler tedaviye eklenmelidir. 













resim4.jpg (4901 bytes)



Resim 5: İtilmesse dışarda kalıp gittikçe morarıp, akıntı ve kanama yapan grade 3 hemoroid



3) Grade III (3. derece) hemoroidler: İç (internal) hemoroid memelerinin kolayca anüs dışına çıkması, sık sık pıhtı ve ödemle birlikte ağrı yapması, üzerinde iltihap ve aftlar şeklinde yaraların ve kanlı akıntının olması; içeriye itilmediği sürece anüs dışında kalması veya içeri geç çekilmesi halidir 


Tedaviye duruma göre önce tıbbi ve konservatif yöntemlerle başlanır; çok az vakada cerrahi eksizyon gerekir. Bunlarda en ideal yöntem lastik bant veya infrared koagulasyon uygulamaktır (Şekil I - II). 













resim5.jpg (5361 bytes)



Resim 6: Eski hemoroid pakeleri ve içten gelen yeni hemoroid pakeleri, hastalığı alevlendirmiş.



4) Grade IV (4. derece) hemoroidler: Yıllarca süren kronik kabızlık hallerinde eski iç ve dış hemoroidlerin topluca aşağı sarkması, tuvalette veya koltukta çok oturma sonucu, memelerin büyük, ağrızsız, sulu, ıslak pakeler halinde anüs dışında çepeçevre yerleşip temelli kalmasıdır. Kronikleşmiş grade IV hemoroidli hastaların, iyi temizlenememe ve sürekli mukuslu ve iltihablı akıntılar, kaşıntılar ve az fakat sık sık kanama sorunları vardır. Memelerin üzerine oturunca hastanın canı yanar. 


TEDAVİ: Pekçoğu iyi bir tıbbi tedavi, kabızlığı önleyici bol posalı diyet, düzenli tuvalet alışkanlığı gibi tıbbi ve hijyenik tedbirlerden kısmen yarar görürler. Bir kısmında lastik bant veya skleroterapi ve infrared ışık ile koagülasyonu yeterli olabilir; ancak çoğunda cerrahi tedavi endikedir; ancak cerrahiye engel varsa, ömür boyu, konservatif tıbbi yöntemlere devam eder ve daima bol su, bol sebze, bol meyva alırlar; asla çay, kahve, kola, rafine gıda ve baharat alamazlar. 


HEMOROİD KOMPLİKASYONLARI


Hemoroid komplikasyonlarının başlıcaları: 


a) Uzun süreli kanamalar sonucu anemi ve buna bağlı hipotansiyon, halsizlik, iştahsızlık ve solukluktur. 


b) Memelerde yaralanma ve iltihaplanma sonucu lokal ve sistemik ateş. 













resim6.jpg (5454 bytes)



Resim 7: Akut, tromboze hemoroid



c) Strangulasyon, yani dışarda duran hemoroid memelerinin; stres, alkol, ağır yemek, kabızlık, mushil kullanımı ve ishal gibi bir nedenle aniden pıhtılarla dolması sonucu şişip tamamının anüs dışına fırlaması ve orada kilitlenip kalması, anormal şişmesi ve şiddetli ağrı yapması. Bu safhada hemoroid memelerinin kan dolaşımı bozulmuştur ve dolayısı ile nekroz ve şiddetli ağrı gelişir. Artık geriye itilemez ve el değmez ve dışkılamaya, fitil koymaya, hatta melhem bile sürmeye izin vermez; dışkılama ve günlük yaşam ve bütün işler engellenir; ağrı ve kanamalar, enfeksiyon ve ateş yüzünden halsizlik ve iştahsızlık gelişir. Hemoroidin en kötü şeklidir. Tedavi aciliyet gerektirir. Duruma göre önce konservatif tıbbi yöntemlerle başlanır. Gerekirse anında genel anestezi ve regional anestezi ile cerrahi eksizyon veya trombektomi, sistemik ve lokal antibiyotik uygulanır.


Prof.Dr.Nihat Bengisu

HEMOROİDLERİN TEDAVİSİ



HEMOROİDLERİN GENEL TEDAVİSİ


Hemoroid tedavisinde yöntemler pek çok olup bunlar 3 grupta toplanabilir: 


1 - İlaç ve diyet ile yapılan, konservatif, yani medikal tedaviler; 


2 - Az invazif müdahale ile yapılan konservatif tedaviler; 


3 - Cerrahi tedaviler; 


1 . HEMOROİDLERİN MEDİKAL TEDAVİSİ


 Hemoroidlerde en sık görülen şikayet, kanayan veya çamaşırı kirleten ağrılı ve ağrısız anal memelerdir. Ağrı ve kanama mümkünse hemen ilk muayene sırasında giderilmeli; örneğin İNFRARED IŞIN, SKLEROTERAPİ (iğne ile kurutma) LASTİK BANT İLE BAĞLAMA gibi bir yöntem uygulanabilir. Hastaya veya yakınına, evde yapılacak ilaç ve diğer işlemler; spazm yapmış anüsün, sıcak uygulamaları ile yumuşatılması; hijyen ve diyet öğretilir. Henüz yeni cerrahi veya konservatif tedavi geçirmiş veya acil bir müdahale gerektiği halde; buna engeli bulunan akut anal fissür veya hemoroid gibi alevli bir anal patolojisi olan her hasta, ortalama bir hafta süre ile şu ALTIN KURALLARA UYMALI: 


1 - Ilık Su Oturma Banyosu


 Anal bölgede cerrahi veya medikal her ne patoloji varsa, tedavide birinci ilke, düzenli ılık su oturma banyosu sıcak torba uygulaması yapmaktır. Ağrı durumuna göre, yaklaşık bir hafta süre ile günde, 3 ila 6 kez 20 - 30 dk. ılık suya oturmalı ve daima ılık su ile taharetlenmeli ve ardından, sıcak su torbası üzerine oturmalı. Böylece ağrı, ödem, şişlik ve iltihabi görüntü bir hayli geriler. 


2 - Ağrı Kesiciler


 Ağrı kesici kullanımı şarttır. Ağrı kesiciler tablet, iğne veya melhem şeklinde olabilir. Bunlar anal spazmı yumuşatır; ödemi, şişlikleri ve dolayısıyla ağrıyı hafifletir. Gerekirse ağrıyı tamemen gidermek için bir iki gün süre ile günde tek doz ağrı kesici iğne yapılmalı. Ağrıya asla izin verilmemeli, yoksa ağrı, spazmı ve iskemiyi, o da yeniden hemoroidal şişmeyi getirir. 


3 - Hemoroid Melhemleri


 Başta akut yani alevli durumlar olmak üzere; bütün hemoroilerde; müdahale yapılmış olsun veya olmasın; melhem kullanılır. Bunlar antiseptik, damar büzüştürücü, ağrı ve ödem ve kaşıntı giderici veya yumuşatıcı etkiler taşır. Melhem seçimi; şikayetlerin cinsine, hastalığın derecesine, muayene bulgularına göre değişir. Yanlış melhem kullanımları ile ciddi komplikasyonlar olmasa bile şifa gecikebilir. Örneğin üzeri zedelenmiş ve bu yüzden kanayan veya fissür veya fistül hastalığı olanlarda kortizonlu melhemler tedaviyi olumsuz etkiler veya melhemlerin bir kısmı; 2 haftadan daha uzun süre kullanılırsa allerjik kaşıntı ve çevrede sulanma yani medika mentoza yapabilirler. Yine uzun süre melhem kullanmak gerekiyorsa, yan tesiri olmayan, vazelinli, kortizonsuz melhemler tercih edilmeli. Akut, tromboze ve müdahaleli hemoroidlerde, genellikle enfeksiyon olduğu için tedaviye antibiotikli melhem de eklenmeli. Yoksa enfeksiyon; ödem, şişlik ve gerginlik dolayısı ile ağrının şiddetini arttırır ve portal venlerde nadir de olsa pileflebitis denilen ve barsaklardan karaciğere uzanan bir yaygın enfeksiyon riski oluşturabilir. Belirgin bir lokal enfeksiyon varsa, reçeteye bir de oral antibiyotik eklenmeli. Enfeksiyonun baş belirtisi ateş ve üşüme nöbetleri hemoroidlerde soyulma yaraları ve akıntılar ve şiddetli ağrıdır. Melhemler, hastaların ihtiyaç talebine göre günde 2 - 6 kez uygulanır. Uygulama, duruma göre kanülle veya parmakla olabilir. Melhemleri tercihen parmakla, anüs içine, masaj yaparak uygulanmalı. Böylece anal genişleme yapılmış yani spazm çözülmüş olur, yavaş yavaş ödem ve şişlik azalır. Spazm ve ödem çözülünce ağrılar da azalır. Özellikle tuvaletten sonra melhem kullanımı ihmal edilmemeli. 


4 - Gaitanın yumuşatılması


 ve Sayısının Azaltılması Hemoroidlerin ve fissürerin oluşması veya alevlenmesinde, gıdaların türü, gaitanın sertliği veya yapışkanlığı, kabızlığın veya sık sık dışkılamanın ve bazan da ishalin olumsuz etkileri olduğu için; ishal ve özellikle KABIZLIK mutlaka düzeltilmeli; tuvalete çıkış programlanmalı, düzene sokulmalı. 


    A - ERKEN DÖNEMDE KABIZLIĞIN VE İSHALİN ÖNLENMESİ: Hemoroid ile ilgili bir müdahale yapılmışsa, veya akut, alevli hemoroid varsa; ağrıyı, ödemi, spazmı ve kanamalırı önlemek için anüsü ve hemoroidi; tahrişten korumak için gaita çıkış sıklığını azaltmalı; böylece hem kabızlığı hem de ishali tatamen önlemeli, bunun için posasız ve baharatsız gıda tüketilmeli, ama müshil almamalı. Her öğünde bir dilim kepekli ekmek ile şu yemek türlerinen ikişer, üçer çeşit almalı: süt, peynir, yoğurt, ayran, dondurma, muhallebi, sütlaç, yoğurtlu veya sütlü çorba ve salep gibi süt ürünleri: tarhana, pirinç, un, tel şehriye, tavuk suyu çorbası ve süzme sebze çorbası gibi çorbalar; tahin helvası, revani, pekmez, bal, dondurma, çikolata, un veya yaz helvası gibi kalorisi yüksek tatlılar; kuş burnu, kızılcık, ahu dudu, akra dut, çilek kabuğu soyulmuş şeftali, portakal, mandalin, armut, erik, muz gibi meyve ve bunların marmeladından elde edilmiş şurupları vb. gibi posasız ve baharatsız, sulu gıdalar; az miktarda ceviz, badem, fındık ve fıstık gibi yağlı tohumlardan yemeli. Her fırsatta özellikle kuru bir şey yiyince bol su veya şurup içmeli; ayrıca melhemler veya hijyenik lavmanlar mümkünse kanül yardımı ile anüs içine verilerek gaita iyice yumuşatılmalı. İshal eğilimi varsa; çay kola, kahve, tuzlu ayran ve ishal giderici ilaç almalı. Çünkü ishal, anüsteki her türlü hastalığı, özellikle ameliyat yaralarını kimyasal olarak tahriş ve tahrik eder; iyileşmeyi geciktirir, ağrılı ve hastalıklı süreyi uzatır; iyileşme süreci uzayan yaralar, darlıklara yani anal stenozlara neden olur. İshalin bir günden fazla uzamasına dahi izin verilmemeli, gerekirse ishal önleyici ilaç alınmalı. 


   B) GEÇ DÖNEMDE KABIZLIĞIN ÖNLENMESİ: Akut dönemi, yani ağrı ve kanamaları geçmişse, veya hemoroidi kronikleşmişse veya yeni hemoroid oluşumu önlenmek isteniyorsa yine gaita çıkış sayısı ve sertliği azaltılmalı; ancak bu kez perhiz genişleterek bol posalı gıda alınmalı; yani (A) şıkkındaki yiyecek ve içeceklerden çay, kahve ve kola hariç hepsi serbest olup, en başta erik, kayısı, incir, armut, üzüm olmak üzere; kiraz, vişne, kuş burnu ve şeftali vb gibi günde 1 - 2 kg meyva; mümkünse soyulmadan taze, kuru, komposto veya hoşaf şeklinde yenmeli. Ayrıca başta ıspanak, pazı, labada, semiz otu gibi ot yemekleri; salatalık, domates, kabak, acur, marul, bamya, lahana, pırasa, yeşil soğan, yeşil biber, taze fasulye, taze bakla, börülce, kereviz gibi yeşil sebzelerden günde 1 - 2 kg çiğ ve pişmiş veya salata şeklinde yenmeli; çorbalar ve pilavlar bol sebzeli olmalı veya kişi başına bir kaşık kepek ürünler tercih edilmeli. Her yenilen kuru gıda, meyva, sebze ve yemekten sonra su veya daha da güzeli, erik veya kayısı marmeladından yapılmış hakiki şurup tüketilmeli; kırmızı et, pirinç iyice azaltılmalı, onların yerine beyaz et, bulgur, ceviz, çiğ veya taze fındık ve badem yenmeli. 


   C - TUVALET DÜZENİ, BARSAK EĞİTİMİ VE HİJYEN: Hem akut hem de kronik hemoroidlerde ve hem de anal fissürlerde, günde bir veya iki kez ve hep aynı saatte ve ihtiyaç olsa da olmasa da tuvalet çıkılması kabızlığı, anüs tahrişini ve hastalığın alevlenmesini önler. Barsaklar daha iyi çalıştığı için sabah uykudan kalkınca, bir büyük bardak erik, kayısı marmeladı suyu, süt veya sütlü bal şerbeti içmeli veya kahvahtı yapmalı veya su içip tuvalete gitmeli. Tuvalet ihtiyacı ve çıkış saati asla ertelenmemeli, yoksa kabızlık giderilemez. Aşırı gaz sorunu, veya çok gazlı cıvık gaita varsa, iyileşme gecikebilir, bu durumda enterkolit veya amib enfeksiyonu araştırılıp, tedavi edilmelidir. Yalnız başına gaz giderici kullanmak sorunu düzeltmez. Hijyen şarttır. Hijyen, anüsün ve etrafının; dışkı ve akıntılardan tamamen  arındırılması yani ideal tahareti demektir ; yoksa çok muharriş olan dışkı va iltihabi akıntılar ;   hemoroid , fissür , fistül ve her türlü rahatsızlığı azdırır . Anal kaşıntı ve beklenmeyen ağrılarda emin olana kadar bol ılık su ile temizlenmeli . İyileşme yoksa fistül , fissür , proktit veya mantar enfeksiyonu gibi bir başka neden araştırmalı .



2 . HEMOROİDLERİN, AZ İNVAZİF  AĞRISIZ YÖNTEMLERLE, PRATİK TEDAVİSİ


Az veya non-invazif girişimlerden olan 


a) Ruber bant ligasyon , yani lastik bant ile boğma ; 


b) İnfrared ışın ile koterizasyon veya kısaca fotokoagulasyon veya halk deyimi ile LASER 


c) Sklerozan ilaçlarla , yani iğne ile kurutma ;


 en moda ve gerçekten de etkili , oldukça ucuz , pratik , az ağrılı ve hatta tamamen ağrısız , çabuk sonuç veren yöntemlerdir . I. , II. derece hemoroidlerin tamamı , III. derece hemoroidlerin %70'i ve bütün hemoroidlerin ise   %90'ı bu yöntemlerle tedavi edilebilir . Bununla beraber başarıyı arttırmak için , 1. maddenin (a) şıkkı en az 1 hafta ; ve duruma göre , nüks eğilimi varsa (b) şıkkı , tedaviye eklenmeli ; tahrik ve tahriş edici başka sebepler varsa onlar da giderilmeli . Her üç metodun uygulama alanı ve etkinlik derecesi aynıdır . Ancak meşhur tabir ile , "en iyi yöntem , kişinin en iyi becerebildiği yöntemdir " . Bununla beraber her birinin diğerine üstün veya hastaya göre tercihe şayan tarafları vardır . Örneğin infrared koagulasyon çok pratik , en az ağrılı veya ağrısız ; ancak en pahalı yöntemdir . Hepsinde 1 hafta sonra kontrol ve bazan ikinci kez ,  müdahale gerekebilir , hiç bir mahzuru olmadan , poliklinik şartalarında , tekraren uygulanabilir .


          a- Infrared koagulasyon: LASER ışık gurubuna yakın , zaman ayarlı bir sıcak ışık olup , çok iyi kontrol edilebilir ; 1-2 saniyede kanamaları durdurabilir ve  1-3 saniyelik uygulamalarla I. - II. ve bazı III. derece hemoroidleri 1 hafta içinde sorun olmaktan çıkarır . En yeni ve en pahalı yöntemdir .                                                                                                          















Şekil 1 : İnfrared koagülator cihazı Şekil 2 : İnfrared koagülasyonun uygulama yeri


           b-Skleroterapi : Akut veya alevli olmayan I. ve II. bazen de III. derece hemoroidlerin , başta POLIDOCANOL olmak üzere çeşitli sklerozan ilaç injeksiyonları ile nedbe oluşturarak büzüştürülüp anorektal duvara , yani eski yerine fikse edilmesi , yani yapıştırılmasıdır . Hemoroidin büzülüp kaybolması bir iki haftayı alır ; ancak hemoroid veya başka nedenle bir kanama varsa , bir kaç dakikada durur . İşlemden önce ve sonra antisepsi ve  uygun melhem ile topikal anestezi yapılır , başka işlem yapılmaz . Bazen iğne yapılan yerde , birkaç gün devam eden , az ağrılı bir şişlik oluşabilir ; veya et suyu şeklinde , az bir akıntı olabilir . Bu gibi durumlarda , hastanın ihtiyacına göre 1. maddedeki şıklara kısmen veya tamamen  uyması öğütlenir ; örneğin 1 hf süre ile posasız , sulu gıda yemesi önerilir . Bir hafta sonra , ihtiyaca göre mükerrer kez injeksiyon yapılabilir .


         Ehil ellerde yapılan skleroterapi , infrared koagulasyon ve bant ile bağlama yöntemi gibi küçük müdahalelerin hiç birinde gaita kaçağı v.b. gibi komplikasyonlar olmaz ; hastane ve evde yatmayı gerektirmez , işinden , mesaisinden alıkoymaz .


      c-Lastik bant ile bağlama : Tromboze  olmayan , örneğin sık sık kanayan  I. derece ve II. bazen  III. , daha az olarak da IV. derece iç hemoroidlerin pratik tedavisinde uygulanır . Eksternal hemoroidlere lastik bant uygulanmamalı , yoksa çok ağrı yapar . Bağlanan hemoroid pakesi bir iki gün içinde eriyerek söner ; bant düşer;yerinde,pek belirti vermeyen, küçük bir yara kalır;o da bir haftada kaybolur.Bu süre içinde arasıra çamaşıra bulaşan , et suyu şeklinde az bir akıntısı olabilir . Daha fazla sorun olmaması için , 1 hf poasız , sulu gıda yemesi önerilir . Anestezi veya önemli bir ön hazırlık gerektirmez .



3 .  HEMOROİDLERİN CERRAHİ TEDAVİSİ


Hemoroid tedavisinde cerrahinin yeri %10'dan az olmalıdır . Çünkü cerrahi girişimlerde , özellikle ehil olmayan ellerde , genelde 1-2 hafta süren şiddetli ağrılar  ve beklenmeyen komplikasyonlar olabilir . Cerrahi girişimler , genel anestezi , yani narkoz ve hastanede yatış ; önceden müshil ve lavman ile barsak temizliği ve ayırıcı tanı için rektosigmoidoskopi gibi zahmetli bir ön hazırlık yapmayı gerektirir . Hele regional enterit (Crohn hastalığı) gibi yakın organları da tutabilen , kronik iltihabi bir barsak hastalığı da varsa , iyileşme  geç ve sorunlu olur ; örneğin darlık , kaçak , abse ,fistül müküslü akıntı gibi sorunlar eksik olmaz .Ancak şu hallerde cerrahi isabetli veya kaçınılmaz olur:


   a) Anüs içine itilemeyen ağır IV. derece , akut veya kronik hemoroidler , b) Tromboze , yani pıhtı oturmuş , ağrılı hemoroidler , c) Çamaşırı kirleten , akıntı ve kaşıntı yapan fissür , skin tag  , rektal polip , Condyloma accuminatum  v.b. gibi zaten cerrahi tedavi gerektiren ek bir anal  hastalığı olanlara ; cerrahi girişim gerekir . Cerrahi girişimlerin  avantajları ; daha etkili ve daha kalıcı netice vermeleridir . Ancak daha sıkıntılı ve pahalı , daha meşgul edici , daha ağrılı ve istenmeyen yan etkileri daha fazladır .

  Tecrübeli ve ehil ellerde , hem cerrahi , hem de konservatif tedavilerin de başarı şansı yüksek ; komplikasyon oranı azdır . Hemoroidlerde başlıca cerrahi yöntemler şunlardır : a) Whitehead'in tarif ettiği şekilde ,  anal mukozanın çepeçevre tamamen çıkarılması  b) Eisenhammer'in tarif ettiği şekilde , hemoroidlerin submukozal olarak çıkarılması  c) Milligan ve Morgan'ın tarif ettiği şekilde , hemoroidlerin açık olarak çıkarılması  d) Hemoroidlerin yarı açık veya yarı kapalı şekilde çıkarılması   e) Parks'ın tarif ettiği şekilde , hemoroidlerin , klemplenerek eksize edilip yaranın kapalı bir şekilde sütüre edilmesi.

 

CERRAHİ VEYA KONSERVATİF HEMORORİD TEDAVİSİNDEN SONRAKİ İLK TEDBİRLER

   Cerrahi veya konservatif tedaviden sonra , duruma göre , 1. maddenin (A) veya (B) şıkkındaki prensiplere uyulmalı . Örneğin ilk bir hafta  1. maddenin (A) şıkkı uygulanmalı .Yani posasız veya az posalı yumuşak veya sulu gıda almalı ; günde 3-6 kez ılık suya oturmalı ; istirahat etmeli , mümkünse kaplıcaya gitmeli .

CERRAHİ VEYA KONSERVATİF TEDAVİSİNDEN SONRAKİ UZUN VADELİ TEDBİRLER

   Dikkat edilmediği takdirde , hemoroid , fissür , proktit ve fistül gibi proktolojik hastalıklar ; nüksedebilir . Aslında her hastalık ve hayatın her alanı böyledir . Bir başka gerçek de ; hastalığı eskitmemek  , kronikleştirmemektir . Tedbirde en mantıklı yol , predispozan , yani asıl  nedeni bilmek , bu bilgiyi , bundan sonraki gelişmeleri , anında hekimle paylaşmaktır ve  olayı baştan önlemektir . En önemli tedbir , kabızlığı önlemektir . Bununla ilgili tedbirler şöyle özetlenebilir :       


KABIZLIK, HEMOROİD VE FİSSÜRDEN KORUNMAK İÇİN ALTIN KURALLAR         


     1- Kabızlıktan kaçının . Bunun için , tatil günleri dahil , her sabah aynı saatte kalkınız ; elinizi , yüzünüzü , ayaklarınızı soğuk su ile yıkayınız ve bir bardak soğuk erik veya kayısı marmelatı suyu veya soğuk süt içtikten ve gerekirse ardından kahvaltı yaptıktan  sonra tuvalete çıkın . Bu işlemler , barsaklarınızı , yani gastrokolik refleksi harekete geçirecektir . Gün boyu her fırsatta erik , kayısı ve benzeri meyve şurubu veya normal su içmeye devam edin .


     2 -Tuvalet ihtiyacını ve saatini sakın tehir etmeyin . Tuvalette 5 dakikadan fazla oturmayın ; hızlı boşalmak için de sakın aşırı ıkınıp anüste çatlağa yol açmayın.                  


          Kolitin , kabızlığın veya çıkışta anatomik veya fizyolojik sorunlarınız varsa , uzun süre oturmakla tamamen boşalamazsınız ; oturdukça hemoroidleriniz daha fazla şişecek ve kalıcı torbalar oluşacaktır . Bu durumda Libalaks gibi bir fitil veya Fleet Phosphosoda gibi hijyenik bir basit lavman ile boşalım sağladıkdan sonra doktora danışın .


         Tuvaletten sonra mümkünse daima bol ılık su  ile temizlenip , gerekiyorsa yumuşatıcı bir melhem  sürüp hemen kalkın . Doktorunuzun onaylamadığı melhemleri sürmeyin . Allerjik reaksiyon gelişmesini önlemek için aynı melhemi 2 haftadan fazla kullanmayın .         


     3- Uzun süre ayakta veya hareketsiz oturarak durmayınız ; veya aşırı yorulana kadar yürümeyiniz veya aşırı spor yapmayın .


     4 -Tahriş yapabileceğinde , taharetlenirken sabun veya şampuan kullanmayın . Kurulanırken sert kağıt veya bez , gayet yumuşak tuvalet kağıdını tercih edin .


     5 - Günde ortalama 1 kg meyva ,1 kg sebze , bol salata tüketin . Başta erik , incir , kayısı , armut , kiraz , vişne , dut , kuş burnu gibi meyvelerin tazesi , kurusu , marmeladı , şurubu veya hoşafı ; her türlü salata , ıspanak , marul , bamya , lahana , kereviz , havuç , taze bakla , taze fasulye , taze börülce , yeşil soğan , yeşil biber , pırasa , domates , salatalık , patates , semiz otu , kabak ve mantar gibi sebzeleri bolca yiyin . Kırmızı eti azaltınız , beyaz eti tercih edin ve yanında bol sebze alın . Çerez olarak ceviz , taze findık ve badem yemenizin de faydası olabilir . Bunların dışındaki sebze ve meyvalar elbette yasak değil , ancak ikincil değerdedir .


     6 - Kepekli ekmeği tercih edin . Her türlü pilav , makarna ve çorbanızın içine pişirirken kepek ve bol sebze ilave edin . Pasta , kurabiye , sandviç , kraker ve börek gibi rafine un mamullerini , yağlı kuru yemişleri az tüketiniz veya kepekli olmasını sağlayın .


     7 - Gün boyu tuvalet temizliğinize özen gösterin . En ufak anal kaşıntı ve kirlenme şüphesinde bol ılık su ile yeniden taharetlenin ; hatta hemen ılık suya oturun. Günde bir kez tuvalete çıkın ; ikiden fazla tuvalet çıkıyorsanız ishal veya barsak enfeksiyonunuz var demektir ; ishalde anüsü veya mevcut hemoroid veya fissürünüzü   tahriş edeceğini unutmayın.


     8 - Sigara , alkol , çay , kola , aşırı baharat , yüksek kalorili gıdalardan ; aşırı yorgunluk , aşırı uykusuzluk , aşırı hareketsizlik ve şişmanlıktan sakının . Şişman kişilerin hemoroid , proktit , fissür , mantar, çamaşır kirletmesi gibi proktolojik rahatsızlıkları , yani anüs hastalıkları fazla olur .


         Kurallara uyduğunuz halde sorun devam ediyorsa , anüs çıkışında anatomik veya fizyolojik başka bir sorun var demektir ; doktorunuzdan yardım  istemeniz gerekir . Perine organlarınızda sarkmalar , fıtıklaşmalar,anüs çıkışında açı bozuklukları veya puborektal adele askısında spazm , tümör, uzamış kolon , spastik kolon , Hirschsprung hastalığı  olabilir . Bunlar ancak kolon filmi , defekografi , rektoskopi , kolonoskopi gibi ileri tetkiklerle tefrik edilebilir ve tedavileri de farklıdır ; bazen  ameliyat gerekebilir .


         Herşey gönlünüzce olsun.


Prof.Dr.Nihat Bengisu

Bengisu Proktoloji & Meme Kliniği   (13:00 - 20:00 arası)     Tel: (0212) 534 98 20 - 631 40 62

Hasan Halife Mh. Akdeniz Cad. Pınar Apt.  21/1 Fatih - ISTANBUL

 

KABIZLIK, HEMOROİD VE FİSSÜRDEN KORUNMAK İÇİN

ALTIN KURALLAR

1 - Kabızlıktan şiddetle sakının . Bunun için , tatil günleri dahil , her sabah aynı saatte kalkın ; elinizi , yüzünüzü , ayaklarınızı soğuk su ile yıkayın ve bir bardak soğuk erik veya kayısı marmelatı suyu veya soğuk süt içtikten ve gerekirse ardından kahvaltı yaptıktan sonra tuvalete çıkın . Bu işlemler , barsaklarınızı , yani gastrokolik refleksi harekete geçirecektir . Gün boyu her fırsatta erik , kayısı ve benzeri meyve şurubu veya normal su içmeye devam edin .

2 -Tuvalet ihtiyacını ve saatini sakın tehir etmeyin . Tuvalette 5 dakikadan fazla oturmayın . Tamamen boşalmak için kendinizi zorlamayın . Kolitiniz , kabızlığınız veya çıkışta anatomik veya fizyolojik sorunlarınız varsa tamamen boşalamazsınız ; ama oturdukça hemoroidleriniz daha fazla şişecek ve kalıcı torbalar oluşacaktır . Bu durumda Libalaks gibi bir fitil veya Fleet Phosphosoda gibi hijyenik bir basit lavman ile boşalma sağladıkdan sonra doktora danışın. Tuvaletten sonra mümkünse daima bol ılık su ile temizlenip , gerekiyorsa yumuşatıcı bir melhem sürüp hemen kalkın . Doktorun onaylamadığı melhemleri sürmeyin . Allerjik reaksiyon gelişmesini önlemek için aynı melhemi 2 haftadan fazla kullanmayın .

3- Uzun süre ayakta veya hareketsiz oturarak durmayınız ; veya aşırı yorulana kadar yürümeyin veya aşırı spor yapmayın.

4 -Tahriş yapabileceğinden , taharetlenirken sabun veya şampuan kullanmayın . Kurulanırken sert kağıt veya bez , gayet yumuşak tuvalet kağıdını tercih edin .

5 - Günde ortalama 1 kg meyva , 1 kg sebze , bol salata yiyin . Sofraya oturduğunuzda önce meyva ve sebze yemeyi tercih edin . Başta erik , incir , kayısı , armut , kiraz , dut , kuşburnu gibi meyvelerin tazesi , kurusu veya hoşafı ; her türlü salata , ıspanak , marul , bamya , lahana , kereviz , havuç , taze bakla , taze fasulye , taze börülce , yeşil soğan , yeşil biber , pırasa , domates , salatalık , patates , semiz otu ve mantar gibi sebzeleri bolca tüketin . Kırmızı eti azaltın veya koyun eti , beyaz etleri tercih edin ve yanında bol sebze yiyin . Çerez olarak ceviz , taze fındık ve badem yemenizin de faydası olabilir .

6 - Kepekli ekmeği tercih edin . Her türlü çorba , pilav ve makarna v.s. içine pişirirken kepek veya bol sebze ilave edin . Pasta , kurabiye , sandviç , kraker ve börek gibi rafine un mamullerini , yağlı kuru yemişleri az tüketin veya kepekli olmasını sağlayın .

7 - Gün boyu tuvalet temizliğinize özen gösterin . En ufak anal kaşıntı ve kirlenme şüphesinde bol ılık su ile yeniden taharetlenin ; hatta ılık suya oturun . Günde bir veya iki kez tuvalete çıkın ; ikiden fazla tuvalet çıkıyorsanız ishal veya barsak enfeksiyonunuz var demektir ; ishalin , proktiti , hemoroid veya fissürleri tahrik ve tahriş edeceğini unutmayın .

8 - Sigara , alkol , çay , kola , aşırı baharat , aşırı kuru gıda , aşırı yorgunluk , aşırı uykusuzluktan sakının .

9-Şişmanlık ve hareketsizlikten sakının . Şişman kişilerin hemoroid , proktit , fissür , mantar , çamaşır kirletme gibi proktolojik rahatsızlıkları , yani anüs hastalıkları fazla olur .

Bazan kabızlık nedeni çok karmaşık olabilir ve kurallara uyduğunuz halde sorunlar devam edebilir . Örneğin perine organlarınızda sarkmalar , fıtıklaşmalar , anüs çıkışında açı bozuklukları veya puborektal adele askısında spazm olabilir . Bunlar ancak yeniden muayene , defekografi , rektoskopi , ginekolojik muayene gibi ileri tetkiklerle belli olabilir ve tedavileri de hayli farklıdır . Bu durumları doktorunuzla daha yakın diyalog kurarak çözümlemeye çalışın .

Herşey gönlünüzce olsun.

Prof.Dr.Nihat Bengisu

 
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle