Horlamanın Önemi

Horlamanın Önemi

Horlamanın Önemi

Horlama aslında bir belirtidir. Bunun sonrasında gelişebilen asıl hastalık tıkayıcı uyku apne sendromudur.

Apne solunumun 10 saniye durmasıdır. Apnenin değişik tipleri bulunmaktadır, ancak en sık görülen tipi, tıkayıcı uyku apnesidir. Hipopnö ise, solunumun %50 azalmasıdır. Apne indeksi uykunun 1 saatlik dönemindeki apne sayısıdır. Bu değerin 5’in altında olması normal kabül edilir. Apne indeksi saatde 5’in üzerinde olduğu zaman tıkayıcı uyku apnesi teşhisi koyulur.

Solunum sıkıntısı indeksi 1 saatdeki apne ve hipopne sayısıdır.Bu sayının 20’den fazla olması hafif dereceli tıkayıcı uyku apne sendromu, 20 – 40 arasında ise ise orta dereceli tıkayıcı uyku apne sendromu, 40 dan fazla olması ise ciddi dereceli tıkayıcı uyku apne sendromu anlamına gelir.

Bu sendromu açıklarken önce uykuyu anlamak gerekmektedir. Uyku, biolojik saat tarafından merkezi olarak düzenlenen siklüslerden oluşur. Uykunun içerisinde hızlı göz hareketleri ile kendini belli eden, her 90 dakikada bir tekrarlayan bir dönem bulunmaktadır ve bu dönemde beyin aktivitesi sanki uyanık iken olduğu gibi yüksektir. Ancak adele gerginliğinde bir felç oluşur ve buna bağlı olarak üst solunum yollarındaki bölgelerde daralma meydana gelir. İşte tıkayıcı apneler bu dönemde ciddi olur ve hatta sadece bu dönemde bile sınırlı kalabilirler. Bu dönem uykuya daldıktan sonra ilk defa 90 dakika sonra görülür.

TEŞHİS:

Polisomnografi, objektiv bir testdir. Hasta uyku labaratuarında 1 gece bekletilir. Teşhis koyulması, hastalığın ciddiyet derecesinin belirlenmesi ve tedavi yöntemi tayini için önemlidir. Uyku esnasındaki solunum eforu, apne sayısı, kalp eforu , hava akımı, göz hareketleri, oksijen doygunluğu teşhis edilir.Bu test nörologlar tarafından uygulanır.

Uyku latensi testi: uykuya dalma süresidir.Bu süre 5 dakikadan kısa olur ise, ciddi uykusuzluk söz konusudur ve tıkayıcı uyku apnesi lehinedir.

Bu konu ile ilgili pratik bir skala belirlenmiştir. Bunun adı Epworth uyku skalasıdır. Yazıda gösterilen tabloyu hastalar kendilerine uygulayarak, skorlarına göre uyku apnesini teşhis edebilirler.

Obes (ideal vücut ağırlığının %120 nin üzerinde olması) insanlarda tıkacı uyku apne sendromunun bulunması kaçınılmazdır. Unutulmaması gereken önemli konu ise apne indeksinin 20 den fazla olmasının kişilerde kalp ve damar bozukluklarına bağlı olarak hayati tehlike oluşturabilmesidir. Bu hastalık daha çok erkeklerde görülür, anacak menapoz sonrası kadınlarda önemli bir artış olmaktadır.Tıkayıcı uyku apnesini, kesinlikle uyuyamama veya uykuya dalamama gibi uyku bozuklukları ile karıştırmamak gerekmektedir.

APNE’NİN TEDAVİSİ

Kilo verme ve spor yapma önemlidir. Alkol veya sakinleştici ilaçlar alınmamalıdır. Sigara uyku esnasında solunum kontrolünü bozar ve üst solunum yollarında ödem yapar. Alkol ve sedatif ilaçlar adele gerginliğini azaltırlar. Böylece tümü üst solunum yollarında darlık oluşmasına yardımcı olurlar. Ancak sedatif olmayan bazı antidepresan ilaçlar, uyku esnasında adele gerginliğini arttırarak, tıkayıcı uyku apnesini azaltırlar.

CPAP (devamlı positif basınçlı hava veren alet) burundan belli şiddetde hava basınçı vererek üst solunum yollarının uyku esnasında daralmasını önler. Çeneyi öne, dolayısı ile dili öne kaydıran ağız protezleri kullanılabilir.

Cerrahi olarak önce burun önemlidir. Burunda deviasyon gibi burundan havanın rahat geçmesini engelleyen mekanik bir bozukluk var ise veya diğer problemler, mutlaka tedavi edilmelidir. Sadece buruna yapılan bir cerrahi girişim ile hafif dereceli horlama ve apne tamamen kesilebilir. Arasıra büyüklerde de geniz eti lenf dokusunda büyüme görülebilir, bu doku cerrahi olarak çıkartılabilir.

İri bademciklerin alınması, küçük dilin uvulopalatoplasti denilen operasyon tekniği ile küçültülmesi veya yumuşak damak bölgesinin uvulopalatofarengoplasti dediğimiz teknik ile küçültülmesi apnenin çeşitli derecelerine göre sık uyguladığımız cerrahilerdir. Ancak burada hastalığın tipine ve darlığın olduğu bölgeye göre, uygun operasayon tipinin seçilmesi önemlidir. Dil kökü, dili çene kemiğne kaydırma veya gırtlağı aşağıya çekme gibi diğer cerrahi çeşitlerde bulunmaktadır.

Sonuçta, horlama sadece basit bir şikayet değildir, önemli olan ve asıl sağlık açısından uzun vadede ciddi problemler çıkaran apnenin ilk belirtisi olmasıdır ve kesinlikle apnenin azaltılması gerekmektedir.












EPWORTH UYKU SKALASI
















































Aktivite Uyuklama dozu
Otururken ve okurken -
TV seyrederken -
Tiyatro, konferans yerlerinde -
1 saatlik yolculukta yolcu olarak -
Öğleden sonra dinlenmelerinde -
Oturarak konuşurken -
Alkolsüz öğle yemeğinden sonra sakin otururken -
Trafikte araba dururken -
Toplam puan -



0: yok, 1: çok ender, 2: ara sıra, 3: çok sık


Toplam değer;0 ila 7 arasında ise solunum sıkıntısı indeksi 0 dır.

7 ila 13 arasında ise solunum sıkıntısı indeksi 12’dir ve hafif derecede tıkayıcı uyku apnesi anlamındadır.

13 ila 17 arasında ise solunum sıkıntısı indeksi 34’dür ve orta derecede tıkayıcı uyku apnesi anlamındadır.

17 ila 21 arasında ise solunum sıkıntısı indeksi 56’dır ve ciddi dereceli tıkayıcı uyku apnesi anlamındadır.











Tıkayıcı uyku apnesinde üst solunum yollarında darlaşan bölgeler:

  • Burun içinde nefes almayı engelleyici faktörler (deviasyon, burun etlerinde şişme veya sinüs kaynaklı polipler)

  • Yumuşak damakta uzama, kalınlaşma, büyük bademcikler, bademcik plilerinde gevşeme veya kalınlaşma, büyük ve sarkık küçük dil

  • Büyük dil, dil kökü lenf dokusunun belirgin olması, daralan gırtlak girişi yapısı

  • Gırtlak arkası bölgesinin dar olması


APNE’NİN BELİRTİLERİ:

  • Devamlı yüksek sesli horlama ve horlama şiddetinin gittikçe artması,

  • Uykuda boğulma, çırpınma ve anlık nefes durmaları sonucu sıçrayarak uyanma,

  • Kalitesiz uyku sonucu gün boyunca devamlı yorgunluk , konsantrasyon bozukluğu,

  • Yorgunluğa bağlı kişilik değişikleri,

  • Araba kullanmak gibi dikkat gerektiren günlük aktivitelerde performans düşüklüğü,

  • Sabah başağrıları,

  • Seks hayatında azalma,

  • Kilo almada artış,

  • Horlamada kötüleşme,

  • Mide asidinin artması,

  • Tansiyonda artma,

  • Kalp damar problemlerinin başlaması.Horlamanın Önemi

Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle