Kıl Dönmesi

Kıl Dönmesi

Kıl Dönmesi

kil_donmesi-ameliyatı-tedavisi

 

Halkın “kıl dönmesi” dediği tıpta pilonidal sinüs; kist dermoid sakral diye adlandırılan hastalık kuyruk sokumunda cilt ile kuyruk sokumu kemiği arasında içi kıl dolu keseciktir.
? Kıl diplerinin tekrar eden ve derine ilerleyen infeksiyonlar,
? Aşırı terleme,
? Kaba etlerin sürtünmesi,
? Devamlı araba kullanma
gibi nedenler suçlanmakta. Nadiren de doğuştan olabilmektedir.
Zaman zaman ağrı, akıntı, bazen de bir apse ile kendini gösterir.
Tedavisi cerrahidir. İçi kıl, iltihap (doğuştan olanlarda diş vs.) bulunan kesecik çıkartılıp, oluşan boşluk ya;
açık bırakılır kendi kendine kapanması sağlanır ya;
tamamen kapatılır ya da;
yarı açık yöntemle tedavi edilir.
Tedavi her hasta için ayrı planlanmaktadır. Nüks ihtimali yüksektir.
Saygılarımla.

Doç. Dr. Üzeyir TUNCER

 

Kıl dönmesi nasıl bir hastalıktır?
Kist dermoid sakral de denen kıl dönmesi, kılların cilt altında yuvalanması, bu yuvanın mikrop kapması, sonrasında abse oluşumu veya akıntılarla giden hastalık şeklinde tarif edilebilir. Adı kıl dönmesi olmasına rağmen cilt altındaki yuvada her zaman kıl bulunmayabilir; bazen kumaş iplikleri bazen saç bulunabilir bazen de boş olabilir.
Hastalık temelde cilt altı dokusunun bir enfeksiyon hastalığıdır. Sıklıkla kuyruk sokumu bölgesinde görülür. Ama kasıklarda, göbekte ve koltukaltında da görülebilir. Kıl dönmesi denilince genellikle konumuz olan kuyruk sokumu bölgesindeki hastalık anlaşılır.

Neden oluşur? 
Hastalığın sebebi tam belli değildir. Kuyruk sokumu bölgesindeki kıl köklerinin küçük iltihaplarının zamanla genişlemesi, oturma ve kalça hareketleriyle bu iltihaplı yuvaya kılların yerleşmesi sonucunda geliştiği kabul ediliyor.

Kimlerde görülür?
Hastalık genellikle genç, kıllı erkeklerde görülür. Ancak çok kıllı olmayan erkeklerde ve bayanlarda da görülebilir. Kural olarak 40 yaşın üzerinde yeni vaka görülmez; önceden var olan hastalığın devamı şeklinde görülebilir.

Kıl dönmesi olduğunu nasıl anlarım?
Hastalık, kişinin kendi göremeyeceği bölgede olduğundan yol açtığı şikayetler sonucunda fark edilir. Bu şikayetler akıntı, ağrı, şişlik, kaşıntı ve kokudur. İnsanlar hastalığı genellikle küçük bir sivilce olarak değerlendirip kendiliğinden iyileşmesini beklerler. Kuyruk sokumu bölgesine bakıldığında orta çizgide çok küçük delikler, şişlik görülebilir; nadiren hiç delik olmadan da hastalık gelişebilir.

Kıl dönmesi hastaları iki ana şikayetle hekime başvururlar:
Abse Oluşumu: Hastanın daha önce hiçbir şikayeti yokken bir iki gün içinde ağrı ve şişlik olur, ardından abse gelişir. Ya da var olan kıl dönmesi abse yapabilir.
Akıntı-şişlik: Sürekli akıntı, koku ve kaşıntılarla ilerleyen hastalık hali ile başvururlar.

Hastalığın tedavi seçenekleri nelerdir?
Kıl dönmesi hastalığının temel tedavisi ameliyat ile hastalıklı alanın çıkarılmasıdır. Ancak ameliyat edilmeden kimyasal bir madde ile (fenol) kıl yuvasının yok edilmesi de mümkündür. Ameliyatsız yöntemlerin başarı oranı yüksek değildir ve tekrarlama ihtimali yüksektir. Ameliyat kesin tedavi olduğu gibi tekrarlama ihtimali en az olan yöntemdir.

Ne zaman tedavi gerektirir?
Hastalık tesbit edildiği anda tedavi olmak gerekir. Çünkü kıl dönmesi kendiliğinden iyileşmez, aksine hastalıklı alan zamanla büyür. İlk başta küçük bir alanda iken ihmal edildiğinde daha geniş bir alanı tutar ve sonuçta ameliyat edildiğinde daha geniş bir cilt ciltaltı dokusunun çıkarılmasına yol açar.

Hangi tedavi yöntemi en uygundur?
Eğer hasta abse oluşmuş şekilde başvurduysa derhal cerrahi yöntemle absenin boşaltılması gerekir. Aynı seansta hastalığın tamamen iyilileştirilmesine yönelik nihaî ameliyat da yapılabilir.
Abse gelişmeden başvuru halinde nihaî ameliyat planlanır. Ameliyatların temel hedefi hastalıklı dokunun çıkarılmasıdır. Bu çıkarma işlemi sonrasında bir yara boşluğu kalacaktır. Kalan yaranın kapatılma şekilleri farklı ameliyat teknikleri demektir. Bu teknikler esas olarak iki gruptur. Birinci grupta yara tam kapatılmaz, kendiliğinden iyileşmeye bırakılır. Bu yöntemle uzun zamanda (1-3 ay) iyileşme olur. Ama tekrarlama ihtimali çok düşüktür. İkinci grupta yara kapatılır. Bu yöntem grubunun avantajı yara kısa sürede iyileşir ama tekrarlama ihtimali biraz daha yüksektir.

Ameliyat sonrası kaç gün istirahat etmem gerekir?
Ameliyat yarasının büyüklüğüne ve ameliyat yöntemine göre 1-2 haftalık istirahat sonrası kişi işine dönebilir .Bu istirahat süresi içinde hasta istediği gibi yatabilir, gezebilir, banyo yapabilir; sadece ağrı oluşturduğu ve yaraya zarar verebileceğinden oturması istenmez.

Tekrar eder mi?
Evet edebilir. Kıl dönmesi hastalığı tekrara meyilli bir hastalıktır. Bu sebeble tekrarı en az olan yöntemle tedavi edilmelidir.

Kendimi korumam için ne yapmalıyım?
Ameliyat sonrası kuyruk sokumu bölgesinin kuru ve kılsız tutulması gerekir. Bu amaçla kıl temizliği ve kumaş artıklarının bölgeden uzaklaştırılması iyi olur.

Sema Hastanesi

KIL DÖNMESİ NEDİR?


Kıl Dönmesi Nedir? Kimlerde, Nerede ve Nasıl Oluşur? 

Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumu ve nadiren göbekte cilt altına geçip yara, abse ve fistül oluşturmasıdır. Kıl dönmesi, yani DERMOİD KİST veya PİLONİDAL SİNÜS, cilt altı kıl yuvası demektir. Sırt ve baştan dökülen kılların kuyruk sokumundaki iki kaba et arasında, kıllı ve terli oluğa takılıp sürtünmelerle oluğun en dibindeki ter bezi deliklerinden vida gibi dönerek cilt altı yağ dokusu içine hissettirmeden girmesi, labirentler açması, peşinden labirentlere giren bakterin de katkısı ile etrafı iltihaplandırması; cerahatlı veya kanlı, pis kokulu akıntılar ve abseler oluşturmasıdır. Sert büro koltuklarında ve bilgisayar başında, özellikle kaykılık pozisyonda uzun süre oturanlarda veya uzun süre jip sürenlerde veya uzun süre otobüs yolculukları yapanlarda daha sık olur. Kıl dönmesi 16 ila 30 yaş arası kıllı ve gürbüz, genç erkeklerde, nadiren de genç bayanlarda oluşur. Oluş şekline gelince; kıllar yılan derisindeki gibi yivli veya pullu olup, dar ve sıkışık veya sürtünmeli ortamlarda kıpırdandıkça tek yönde ilerler. Saç telini iki parmak ile tutup hafifçe oğuşturunca bu hareketi açıkça görmek mümkündür. Benzer şekilde iki kaba et arasındaki herhangi bir serbest kıl, sürtünme, itelenme ve dönme mekaniği ile oluğun dibine doğru hareket eder. Hiperkeratoz ve aşırı terleme nedeni ile genişlemiş bir ter bezi ağzından deri içine girebilir, peşinden başka bir kıl geçebilir. Giderek bu minik ağız, kılların minik zorlaması ile genişler, deri hücreleri ter bezinin ve deliğin içine doğru yürür ve deliklerin iç yüzeyi cilt epiteli ile döşenerek minik bir tünel oluşur ve peşpeşe kılların buraya girmesi kolaylaşır. Uzun saç kılları bile girebilir. Bazan bir kaç kıl girdikten sonra tünel girişi iyileşip kapanabilir. Ama tünel içindeki kılların ve bakterilerin cilt altında derinlere doğru ilerlemesi ve iltihaplanmalar devam eder. Günün birinde mutlaka abseleşme ve fistülleşme olur. Fistül ağızlarının % 78'i oluğun sol kenarında ve % 82'si kıl giriş deliklerinin yukarı tarafında yer alır. 

Kıl dönmesinde Kuyruk Sokumunu Tercih Nedeni?

Kuyruk sokumunu tercih nedeninde 

1. teori; sırttan dökülen kılların kaba etler nedeni ile oluşan derin olukta birikmesi; iki kaba etin birbirine veya oturulan zemine veya sert ve dar giysilere sürtünmesi ile kılların yürüyebilmesi; kapalı ortam nedeni ile oluktaki cildin incelmesi ve kolay delinip tahriş olması ve sert kuyruk kemiğinin baskısı nedeni kılların daha da kolay ilerlemesidir. 

2. teori; insan vücuduna ana rahmindeyken cilt elbisesi, pelerin şeklinde yukardan aşağıya giydirilir; cilt pelerinin fermuarı gibi kuyruk sokumunda kapatılır. Kapanma sırasında bir kısım cilt dokusu kıl olarak altta kalabilir. Kıllanma yaşına gelince bu bölgede kıllar büyüyerek dermoid kist oluşturabilirler. Kıl dönmesinin bir başka görüldüğü yer göbek çukurudur. Göbek çukuru derin ve kişi kıllı ise akıntı ve apse olabilir. Buraya da kıllar yürüyerek pis kokulu akıntılar, hatta nadiren, göbek etrafında veya karın içinde abse ve fistüller oluşturabilir. 

Kıl Dönmesinin Belirtileri Nelerdir?

 Kuyruk sokumunda veya anüsün arka yukarı tarafında az hassas küçük şişlikler kaşıntı, akıntı veya akıntısız , kıllı, kılsız, milimetrik delikler ve bazan de abse oluşmasıdır. Muayene ve tetkiklerde içi iltihabi granülasyon dokusu ve kıl dolu kese ve fisütller ve olayı çepe çevre sınırlayan ve kılların daha derinlere gitmesini önemli ölçüde önleyen kalın fibrotik kılıf görülür. Abselerin hacmi 1 cc'den 100 cc'ye kadar değişir ve kendini lokal ısı ve ağrı, sistemik ateş ve halsizlik ile belli eder. 

Kıl Dönmesi Doğuştan Olabilir Mi? 

Son yıllardaki araştırmalar, 16 yıllık tecrübemiz ve histopatolojik incelemeler hastalığın doğuştan değil sonradan kazanıldığını göstermektedir. Tedavi ve takiplerini yaptığımız 1000'den fazla hastanın hiç birinde kıl ve iltihabi tahriş ile oluşan granülasyon dokusu dışında farklı dokuya örneğin kıl ve ter üreten follikül ve ter bezlerine, müstakil deri dokusuna rastlanmamıştır. Bu bulgular hastalığın doğuştan olmadığını gösterir. Ancak kuyruk sokumunda, doğuştan kalan çukur ve delikler varsa bunlar kıllanma dönemi gelince az da olsa risk teşkil eder. 

Tedavi Edilmezse Ne Gibi Sorunlar Gelişebilir? 

Kuyruk sokumunda abse ve akıntılar eksik olmaz. İkide bir ağrılı abseler nüks eder. Hastalık sağa sola genişler, bölge köstebek yuvasına dönüşür. Yani; dermal epitel denilen deri hücreleri, kılları peşinden kıl kesesinin ve deliklerin içine girip yeni yeni tüneller veya labirentler oluşturur; daha çok yatay, nadiren dikey yönde, çok yönlü olarak deri dokusu içinde ilerler. Labirentler içine giren kıl sayısı da, tahriş de artar; hastalık durmadan genişler, pek çok delikten zuhur eden pis kokulu akıntılar dayanılmaz olur. Yıllarca süren kronik, iltihabi akıntılar, nihayette, epidermoid kanser geliştirebilir. Veya hastalık, nadiren de olsa derinleşerek kalın bağırsak, rektum ve mesane içine ilerleyebilir, hatta mesane kanserine dahi yol açabilir. Haliyle bu durumda tedavi zorlaşır ve olaya multidisipliner yaklaşmak gerekir. 

Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?

 Bu güne değin fazla uygulanmış olan tedavi şekli cerrahidir. Cerrahi tedavi şeklileri çoktur ve hemen hepsinde sağlam çevre doku ile birlikte hastalıklı dokular genişçe çıkarılır, yara açık bırakılarak aylar süren pansuman ile kapanbası beklenir. Ya da yara çeşitli tekniklerle kapatılır. Kapalı yöntemlerden Limberg'in tarif ettiği, derin olduğu düzleyici flep rotasyonu, en radikal yöntemdir. Ancak 2 - 3 günü hastanede olmak üzere 5 ila 10 gün yatak istirahati, iki gün süreli hemovak dren geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi on gün yüz üstü yatılması ve üzerine oturulmaması, bir hafta su değdirilmemesi ve operasyon sırasında en ufak bir kıvrım gamze veya oluk bırakılmaması gerekir. Değilse nüks riski %10'u bulur. Bu nedenle alternatif yöntem araştırmaları devam etmiş ve Fenol ile oldukça etkili tedaviler yapılmıştır. 

KIL DÖNMESİNDE EN YENİ ALTERNATİF TEDAVİ: GÜMÜŞ NİTRAT ve FENOL

Kıl dönmesinde alternatif tedavi olarak tarafımızdan geliştirilen sklerotik ve litik bir kimyasal ajan olan fenol ve ondan daha güçlü olan gümüş nitrat uygulamalarımız klasik cerrahi yöntemlere göre çok daha etkili olmuştur. Bu yöntemde eritilen gümüş nitrat aynen veya fenol, fistül ağızlarından veya foliküllerden içeriye verilir. Kılların yuvalandığı piyojenik granülasyon dokuları ve diğer patalojik dokular; ilaç etkisi ile hızla erir ve gri bulamaç halinde dışarıya akar. Mikro enstrümantasyonla labirentler ve fistüllerin içi temizlenir. Fistül girişleri gerekirse eksize edilir ve tekrar kıl girmemesi için sütüre edilir. Bu işlemler 15 dakikada tamamlanır. Hastalığın çok ilerlediği bazı hastalarda gerekirse labirentler kısmen veya tamamen açılır, kılların ilerde sorun çıkartabileceği gamzemsi çukurluklar ve kıvrımlar varsa küçük plastik ve estetik müdahale ile düzeltilir. Ama eskiden beri mevcut ve pilonidal sinüs oluşturmamış geniş çukurlara müdahale tavsiye edilmez. İşlem bitince labirentler antibiyotikli pomatla doldurulur ve hasta evine gönderilir. Günlük pansuman ve temizlik ve 1 hafta sonunda kontrole gelmesi öğütlenir. İyi kürete edilmiş labirentler genellile 1 haftada iyileşir. Ancak tavanı açılmış labirentelerin ve sinüslerin tamamen kapanması pansuman yardımı ile 2 ila 3 haftayı bulur. Bu sürenin illa da kısaltılması isteniyorsa, fistüllerin fibrotik duvarları, lokal anestezi altında, kürete veya eksize edildikten sonra sütüre edilir. Bu durumda işlem süresi 30 dakikayı bulur. 

Alternatif Tedavide Tam Başarı Şansı Nedir?

 Her işte olduğu gibi başarı, dataylarda gizlidir. İşin püf noktalarını iyi bilmek, titizlik yakın ilgi, hasta ve hekim işbirliği başarıyı belirleyen başlıca faktörlerdir. Sadece labirentleri kıldan arındırmak yetmez. Yeni kıl girişimlerine yol açacak mikro girişleri, en küçük şüphe arzeden gamzeleri potansiyel çukurları gidermek şarttır. Kurallara uyulursa, başarı tamdır. 

Nüks İhtimali Nedir?

 Kıl dönmesinin alternatif tedavisinde, kurallara uyulduğu takdirde, nüks (tekrarlama) ihtimali sadece % 3 - 5'tir. Sebebi de gözden kaçabilecek bazı mikroskobik kıl girişlerinin kalabilmesi veya hijyenik bakım kusuru sonucu oluşabilecek yeni kıl giriş delikleridir. Çaresi dikkat ve hijyenik bakımdır. Nüks halinde metodu değiştirmeye gerek yoktur. Hatta verilen eğitim sayesinde henüz başlangıç halinde iken yakalanacağı için çözüm daha basit ve sonuç kesindir. 

Nüksü Önlemek için Hastanın Uyması Gereken Kurallar ve Hijyenik Bakım Nedir?

 Hijyenik bakım, ince sıhhi temizlik demektir; şöyle ki; 1 - Hekimin önerdiği şekilde, hastalar temizlik ve pansumanlara riayet etmeli. Yara veya kıl giriş delikleri iyileştikten sonra, kuyruk sokumu oluğu hergün taharetlenirken yıkanıp silinerek boşta gezen kıllar temizlenmeli. 2 - Kuyruk sokumu sabah akşam giyinirken el ile 3 - 5 saniye fırçalanıp kıl, hav, yün ne varsa uzaklaştırılmalı 3 - Çok kıllı olanlar, 30 yaşına kadar kuyruk sokumu oluğunu, haftada bir kez kıl dökücü krem ile veya cımbızla temizlemeli, kaba etlerini genişçe traş ettirmeli. Otuz yaşından sonra, kuyruk sokumu cildi nispeten daha az terler ve kurur, giderek sertleşip kalınlaşır ve delinme riski kalkar. İster ameliyatla ister ilaçla tedavi olsun tedavi sonrası hijyenik bakım tedavisinin uzun süreli başarı şansını doğrudan etkiler. 

kıldönmesi-pilonoidal-sinus-ameliyatsız-ameliyatı

Alternatif Tedavilerin Yan Etkileri Nelerdir?

 Fenol ve gümüş nitrat; labirent dışında kaçırılmadığı sürece hiç bir yan etki oluşturmaz. Kaçırıldığında birkaç gün içinde aynı yerde enflamasyon, ağrı ve akıntı yaparsa da tedavisi lokal anestezi altında debridmanla sağlanır. İlaç hiç bir zaman damar içine verilmediği için sistemik etki oluşturmaz; dokulardan damar içine geçiş veya emilim olmaz; harici yan etki olmaz. 

Kıl Dönmesinde Alternatif Tedavinin Avantajları Nelerdir?

1- Narkoz, yani genel anestezi gerektirmeyen, az invaziv, konservatif ve pratik bir küçük operasyondur.

2- Hastanede veya evde yatmayı veya istirahati; tahlil ve tetkik gibi bir ön hazırlık gerektirmeyen, günübirlik uygulanabilen bir tedavidir.

3- Nüks ihtimali çok düşük olup nüksetse bile aynı yöntemle, hem de çok daha kolay bir şekilde tedavisi kesinliğe kavuşturulabilir.

4- Müdahale iz bırakmaz ve çok iyi estetik sağlar, anatomi bozulmaz.

5- Hastaların bu alternatif müdahale için hekime, yarımşar saatten birer gün arayla 2 veya 3 kez uğraması yeterlidir; işten ve yolculuktan alıkoymaz.

 

Prof.Dr.Nihat Bengisu

 

BAŞVURABİLECEK BİLİMSEL YAYINLAR  

1- Maurice B.A. and Grenwood R.K.: A conservative treatment of pilonidal sinus. Br J Surg: 51: 510, 1964 

2- Shorey, B.A.: Pilonidal sinus treated by phenol injection. Br J Surg. 62: 407 - 408, 1975 

3- Karidakis GE: Easy and successfull treatment of pilonidal sinus after explanation of its causative process. Aust NZJ Surg62: 385 - 389, 1992 

4- Vara - Thorbeck R., Mekinassi K., Bercnid S: Phenol treatment of pilonidal sinuses. Zentrabl Chir. 115: 777 - 780, 1990 

5- Schneider İH, Thaler K, Kökckerliğn F.: Treatment of pilonidal sinuses by phenol injections. İn J Colorectal Dis 9: 200 - 202, 1994 

6- Stansby G. Greatorex R: Phenol treatment of pilonidal sinuses of natal cleft Br. J Sung 76: 729 - 730, 1989 

7- Çetinkaya Z, Bülbüller N, Doğru O, Çifter Ç. Çetiner, M. Akkuş MA: Pilonidal sinusun cerrahi tedavisinde Limberg flep ile Karydakis flep yöntemlerinin karşılaştırılması. Kolon Rektum hast. Derg. 9: 26 - 29, 1999 

8- Wechselber ger G. Shoeller T.: Treatment of complicated pilonidal sinus. Eur J Surg (Norway) Oct 1999, 165 (10)p 1004 

9- Hegge HG. Vas GA Patka P. Hoitsma HF.: Treatment of complicated or infected pilonidal sinus disease by local application of phenol. Surgery 1987, Jul 102, 52 - 4 

10- Golligher j: Pilonidal sinus. in: Surgery of the Anus Rectum and Colon, 1989, pp 221 - 236 

11- Yabe T, Furukawa M.: The origin of pilonidal, sinus, J Dermatol 1995 Sep: 22 (9)696 - 9 

12- Stephens FO Stephens RB: Pilonidal sinus: management objectives, Aust NZJ Surg 1995 Aug: 65 (8): 558 - 60 

13- Sondenea K. Andersen E. Nesvik I. Soreide JA: Patient characteristics and symptoms in chronic plonidal sinus disease, Int J Colorectal Dis 1995; 10 (1): 39 - 42 

14- Palesty JA, Zahir KS., Dudrick SJ, Ferri S, Tripodi G.: N: YAG Laser surgery for the excision of pilonidal cyst: a comparison with traditional techniques. Laser Surg Med 2000,; 26(4): 380 - 5 

15- Khamis HAG, İsam MAS, Khalil Ras., Yousif IEA, Vidya PC, Micheal S, Andrew JW: Treatment of Pilonidal Sinus by Primary Closure with a Transposed Rhomboid Flap Compare with Deep Suturing: A Prospective Randomized Clinical Trial. Eur J Surg 1999; 165: 468 - 472 

16- Kitchen PRB.: Pilonidal sinus: Experience with the Karyadakis flap. Br J Surg 1996, 83, 1452 - 1455 

17- Senepati A, Cripps J and Thomopson Mr.: Bascom's operation in the day surgical management of symptomatic pilonidal sinus. Br J surg 2000, 87; 1067 - 1070 

18- Bascom J: Pilanidal disease: Long term results of follicle removal, Dis Colon Rectum 1983, 26: 800 - 7

İLGİLİ WEB SİTELERİ  

1-www.library.nuigalway.ie/webpath/SKINHTML/SKIN122.HTM (Pilonidal sinusun histopatolojik görünümü) 

2- www.jcn.co.uk/article.asp.ArticleID=204(Dr.Dibyesh Bannerjee'nin pilonidal sinusa kilinik yaklaşım ile ilgili makalesi) 

3- www.gihealth.com/TREC2/articdes/plonidal.html (Pilonidal kist, sebebleri, belirtileri, tedavileri) 

4- www.fascrs.org/brochures/pilonidal.html (Pilonidal sinus. sebepleri, belirtileri, tedavi) 

5- www.geocities.com/Hotsprings/Villa/6315/lessons/surgery/pilonidal sinus.html (Pilonidal sinüste risk faktörleri, teşhis, tedavi) 

6 - www.suite101.com/article.cfm/9022/58138 (Her kıl dönmesi pilonidal sinüs müdür?)
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

1 Comment

  • Baki

    Reply
    Posted on Eki 08, 2014 at 11:59 am

    Hocam merhaba öncelikle kolay gelsin.. Hocam benim yaklaşık 3 yıldır kıl dönmesi rahatsızlığım var 3 defa apse yaptı her seferinde boşalttırdım henüz ameliyat olmadım son 1 haftadır apse yapmamasına ve kızarıklık şişkinlik olmamasına rahmen oturudgum zaman agrı ve yanma yapıyor aynı zamanda bölgede uyuşma oluyor bunun nedenini öğrenmek istiyorum sonuçta iltihaplaşma oluşmamış… Tesekkürler

Yorum Ekle