KoaH (kronik tıkayıcı akciğer hastalığı)

KoaH  (kronik tıkayıcı akciğer hastalığı)

KoaH (kronik tıkayıcı akciğer hastalığı)

 

koah

KOAH’ ın anlamı nedir?

KOAH, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.

Başka adı var mıdır?

Tam olarak karşılamasa bile yaygın olarak kronik bronşit, müzmin bronşit gibi isimlerle halk arasında anılmaktadır.

KOAH nasıl bir hastalıktır?

Akciğerlerimizdeki hava yollarının daralmasına bağlı olarak nefes alıp verme, bilhassa nefes verme sırasında hava akımının kısıtlanması ile karakterize süreğen bir hastalıktır.

Toplumsal açıdan önemli bir hastalık mıdır?

Kesinlikle. Çünkü, kişiyi zamanla başkalarının desteğine bağımlı hale getirmekte, malul etmekte, kalıcı işgücü kaybına yol açmakta ve yıllarca çok pahalı tedavi maliyetleri getirmektedir. Tüm dünyada erişkinlerde en sık rastlanan hastalıklardan birisidir.

Belirtileri nelerdir?

Nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarma, göğüste tıkanma, hırıltılı solunum ve morarma gibi yakınmalara yol açar. Ancak, bu şikayetler ani başlayıp, kısa süren, gelip-geçici bir şekilde olmayıp, aylarca, yıllarca devam eden ve giderek artma gösteren bir seyir izler.

Astımdan farkı nedir?

Astımda da benzer şikayetler olur. Ancak astım genellikle çocukluk ve genç erişkinlik yaşlarında ortaya çıkarken KOAH ileri yaşlarda (50-60 yaşlarında) görülür. KOAH hemen hemen daima sigara içenlerde görülürken astımda böyle bir ilişki yoktur. Ağır olgular hariç, astımda şikayetler devamlı olmayıp zaman zaman ataklar halinde görülüp, hasta kriz dışında kendini tamamen sağlıklı hissederken; KOAH’ ta yakınmalar devamlıdır. Astımda hastalık tablosu yıllar içerisinde iyileşme-kötüleşme şeklinde dalgalanmalar gösterirken, KOAH’ ta hastalık yaşla birlikte giderek kötüleşme gösterir. Astımda hastalık tedaviyle veya kendiliğinden iyileşirken KOAH’ ta akciğerde oluşan hasar geriye dönüşlü değildir. Astımın allerjiyle ilişkisi KOAH’ a göre daha belirgin olup, allerjik göz ve burun nezlesi gibi diğer allerjik hastalıklar astımlılarda sıklıkla beraber bulunur.

KOAH kimlerde görülür?

En sıklıkla uzun yıllar sigara içmiş, 50-60 yaşlarındaki erkeklerde görülmekle birlikte, sigara içen kadınlarda da görülmektedir. Çok nadiren sigara içmeyen kişilerde ve daha erken yaşlarda da rastlanabilir.

Hastalığın sigarayla ilişkisi ne kadardır?

Teorik olarak nadir istisnaları varsa da aslında pratikte bu hastalık sadece sigara içenlerde görülür. Sigaraya erken başlayanlarda, uzun yıllar sigara içenlerde, günde daha fazla sayıda sigara içenlerde daha erken ve daha ağır görülür. Sigarayı bırakanlarda ise hastalığın seyri değişir ve ilerleme hızı yavaşlar. Ancak sigaraya başlar başlamaz kendini belli etmez. Uzun yıllar sigara içen kişide hiç bir belirti vermeden sinsi sinsi ilerler. İleri yaşlarda ortaya çıktığında ise iş işten geçmiştir ve yapacak fazla bir şey kalmamıştır. Çünkü tedaviyle hastalık tamamen düzeltilemez.

Her sigara içen kişide KOAH oluşur mu?

Hayır. Sigara içenlerin yarısından fazlasında gizli olarak KOAH bulunmakla birlikte, sigara içen her dört kişiden birisinde hastalık aşikardır. Ancak, sigara içenlerden kimde hastalık görülecek kimde görülmeyecek bunu hastalık ortaya çıkmadan önce bilme imkanımız olmadığından potansiyel olarak sigara içen her kişi KOAH adayıdır.

İrsi tarafı var mıdır?

Evet. Hastalık sigaraya bağlı olmakla birlikte kişilerin sigaradan etkilenme oranları farklıdır. Genetik olarak sahip olunan bazı özelliklerin sigaranın zararlarına karşı duyarlılığı artırdığı düşünülmektedir. Ancak, sadece genetik temayülün KOAH oluşturması çok nadir bir durumdur. Sıklıkla sigara içilmesiyle hastalık ortaya çıkmaktadır.

Sigara ve irsiyet dışında başka nedenler de var mıdır?

Evet, ancak bunların hiçbiri sigara ile kıyaslanabilecek ölçüde hastalıktan sorumlu değildir.

Bunlar nelerdir?

Hava kirliliği, işyerinde maruz kalınan kirli ve tozlu hava, solunumsal enfeksiyonlar, allerjiye yatkınlık (atopi) ilk sayılabilecek diğer nedensel faktörlerdir.

Meslekle KOAH arasında nasıl bir ilişki var?

Bazı iş yerlerinde ortam havasında çeşitli kimyasal gazlar, tozlar bulunmakta ve kişi yıllarca bunları solumaktadır. Bunların zararlı etkileri sonucunda KOAH gelişebilir.

Mevsimle KOAH arasında bir ilişki var mı?

KOAH' lı hastaların her mevsimde şikayetleri vardır. Ancak özellikle kış aylarını, soğuk algınlığı, nezle, grip vb solunumsal enfeksiyonların sıklığındaki artışa bağlı olarak hasta daha kötü geçirebilir.

Alfa-1 antitripsin eksikliği ne demektir?

Kanımızda bulunan alfa-1 antitripsin adı verilen bir enzimin genetik olarak bazı kişilerde yokluğu veya azlığıdır. Bu durum sigara vb çevresel etkenlerin zararlı tesirlerinin vücudumuzda nötralize edilmesini zorlaştırır ve bunun sonucunda KOAH başta olarak bronşektazi, siroz gibi bazı hastalıklar gelişir.

Alfa-1 antitripsin eksikliğine bağlı KOAH sigaraya bağlı KOAH’ tan farklı mıdır?

Hastalık aynı olmakla birlikte alfa-1 antitripsin eksikliğinde, KOAH daha erken yaşlarda ve sigara içmeyen kişilerde de görülebilir. Hastalığın akciğerde daha yaygın ve ağır olduğu gözlenir. Ancak çoğunlukla bu kişilerde de sigara içme öyküsü vardır.

Alfa-1 antitripsin eksikliği nasıl anlaşılır?

Kanda ölçüm yapılarak teşhis konur.

KOAH belirtilerini biraz daha açar mısınız?

Yaşamın 4-6. dekatlarından itibaren uzun yıllar sigara içmiş bir kişide genellikle önceleri yokuş ve merdiven çıkarken kendini gösteren bir nefes darlığı başlar. Zamanla yıllar geçtikçe bu durum ilerler ve düz yolda da solunum sıkıntısı ortaya çıkar. Hatta, istirahatta ve gece uykudan uyandıran, uyutmayan nefes darlığı şekline ilerler. Kişi nefes darlığından dolayı tuvalete gidemez, ev içinde dolaşamaz, yemeğini yiyemez, konuşamaz hale gelebilir. Normal günlük işlerini kendi başına göremeyip, başkalarının destek ve bakımına muhtaç duruma düşebilir. Nefes darlığı dışında öksürük ve balgam çıkarma bulunabilir. Öksürük gündüz olduğu kadar geceleyin de olur ve hastanın uykusunu engeller. Devamlı öksüren ve öksürdükçe balgam çıkaran bu hastalar maalesef çevredeki kişiler tarafından sevimsiz ve itici bulunan bir duruma düşmektedirler. Bu hastaların nefes alıp vermeleri sırasında hırıltı, hışırtıya benzer bir ses etraftan da duyulabilir. Bazen balgamda kan gelebilir. Nefes darlığına bağlı olarak uyku, beslenme bozulabilir, harcanan enerji artar. Bunun sonucunda hasta kilo kaybedip, zayıflamış, düşkün bir hale gelebilir. İleri dönemlerde oksijen yetersizliğinden morarma, aşırı yorgunluk, güçsüzlük, kalp yetmezliği, kalpte ritim bozuklukları gelişebilir.

Bunlar her hastada mutlaka bulunur mu?

Hayır. Hastalığın tipine ve ağırlığına bağlı olarak hastadan hastaya bu belirtiler değişebilir. Yani bazı hastalarda bu sayılanların hepsi birlikte bulunurken, diğer bazılarında ise, bir kısmı olup, kalanları olmayabilir. Örneğin nefes darlığı bulunup, öksürük olmayabilir. Şikayetlerin şiddeti ve yaşla birlikte ilerleme hızı da kişiden kişiye değişmektedir.

KOAH’ ın farklı tipleri de var mıdır?

Evet. Üç tip KOAH hastası vardır. A tipi (amfizem), B tipi (bronşit) ve C tipi (karışık) KOAH söz konusudur.

Aralarında ne fark vardır?

Aslında hastaların çoğunda A ve B tipinin bulguları birliktedir. Yani C tipidir. Nadiren saf A tipi veya sadece B tipi hastayla karşılaşırız. Her üç tipte de hastalık tablosu birbirine benzer ve ayrımları pratikte güçtür. A tipi hastalar, uzun boylu, zayıf, kanlı-canlı görünen, göğüs ön-arka çapları artmış (fıçı göğüs), parmak uçları şişkinleşmiş (çomak parmak), öksürük ve balgam yakınmaları olmayan ve daha çok ilerleyici tipte bir solunum sıkıntısıyla kendini belli eden bir hastalık tablosu gösterirler. B tipi hastalar ise, kısa boylu, şişman, mor-mavi renkli, öksürüp bol balgam çıkaran, sık sık kötüleşme krizleri ile hastanelere başvurup tedavi sonrası kısmen rahatlayan, kalp yetmezliğinin de sık görüldüğü hastalardır.

KOAH'ta uyku bozukluğu olur mu?

Evet. Bilhassa ağır KOAH'lı olgularda gerek gece boyu devam eden nefes darlığı, gece gelen öksürük nöbetleri, tedavide kullanılan bazı ilaçların uyku üzerindeki olumsuz etkileri ve hava yollarındaki tıkanıklığa bağlı uyku-apne sendromu denen uyku sırasında ortaya çıkan nefes durması, morarma gibi durumların sonucunda KOAH'lı olgularda uyku kalitesi bozuktur. Hastalar bir türlü yeterince uyuyamazlar ve dinlenemezler.

Nasıl teşhis edilir?

Hastalığın belirtileri maalesef uzun yıllar ortaya çıkmadığından erken teşhis, çoğu zaman mümkün değildir. Nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarma gibi yakınmaları olan ve sigara içen orta-ileri yaştaki herkes KOAH açısından uzman gözüyle değerlendirilmelidir. Ancak, sadece muayene ile hastalık fark edilemeyebilir. Radyografiler (röntgen), solunum fonksiyon testleri gibi diğer yardımcı tanı yöntemleri gerekli olur.

Teşhis için zor, can yakıcı girişimler gerekli midir?

Hayır. Biyopsi, bronkoskopi gibi tanısal incelemeler sadece tümör vb bazı hastalıklardan ayrımı güç olan olgularda gerekebilir. Çoğu zaman bunlara ihtiyaç yoktur.

Akciğer kanseri ile KOAH arasında bir ilişki var mıdır?

Her iki hastalık da sigaraya bağlı olduğundan KOAH’ lıların bazısında kanser olabilir veya zamanla kanser de eklenebilir.

KOAH’ ın decereleri olduğu söylendi. Bunlar nedir?

KOAH her hastada aynı şiddette değildir. Hatta, aynı kişide şiddeti zamanla değişmekte ve yaşla birlikte giderek ağırlığı artmaktadır. KOAH hastaları hafif, orta ve ağır olmak üzere üç grupta derecelendirilir.

Bu derecelendirme neye göre ve niçin yapılmaktadır?

Hastanın solunum fonksiyon testleri sonucuna göre hangi derecede olduğuna karar verilmektedir. Çünkü bu testler, şikayetler gibi subjektif olmayıp objektif bir değerlendirme olanağı vermektedir.

Bu derecelendirme ne işe yarar?

Hastanın hastalıktan ne kadar etkilendiği, maluliyet durumu (emeklilik vb yasal işlemler), hastayı bekleyen gelecek, tedavinin planlanması için bunun bilinmesi gereklidir.

KOAH’ ın tedavisi var mıdır?

KOAH’ lı hastalarda yakınmaları azaltan, hastalığın ilerleyişini yavaşlatan tedaviler vardır. Ancak, halen var olan hiçbir tedavi akciğerde oluşmuş olan hasarı geri döndüremez ve hatta, hastalığın ilerleyişini tamamen durduramaz.

Tedavi gereksiz yada faydasız mıdır?

Hayır. Tedavi edilmezse hastalık çok daha hızlı ilerler ve kişiyi yukarıda bahsedilen çok kötü durumlara düşürebilir. Oysa tedavi ile hastalığın ilerleme hızı yavaşlatılır, hastanın şikayetleri geriletilebilir, günlük yaşamının hastalıktan etkilenmemesi veya en az şekilde etkilenmesi sağlanabilir, hastalığa bağlı gelişebilecek ikincil sağlık sorunları (komplikasyonlar) önlenebilir.

KOAH’ ın yol açtığı ikincil sağlık sorunları nelerdir?

KOAH kendisi bir taraftan hastanın yaşam kalitesini bozarken, diğer taraftan kalp yetmezliği, kalpte ritim bozuklukları, zatürree ve akut bronşit atakları, depresyon gibi bir çok önemli hastalığın gelişmesine yol açar.

KOAH tedavisi nasıldır?

KOAH’ ta tedavi üç türlüdür. Biri: hastalığın ilerlemesini yavaşlatan tedavi (asıl tedavi); diğeri: hastalığın seyrini değiştirmeyen, ancak hastanın şikayetlerini azaltan tedavi (rahatlatıcı, semptomatik, palyatif tedavi) ve üçüncüsü ise: KOAH’ lı hastanın geri kalan mevcut kapasitesini en iyi kullanmasını sağlayıp yaşam kalitesini artırmaya dönük tedavidir (rehabilitasyon).

KOAH’ ta asıl tedavi nasıl yapılır?

En önemli, en öncelikli ve en çok işe yarayan şey hastanın sigarayı bırakmasıdır. Grip ve zatürree aşılarının yapılması ve eğer bir eksiklik söz konusu ise, alfa-1 antitripsin yerine koyma tedavisi önerilen diğer yaklaşımlardır.

Hastalık oluştuktan sonra sigarayı bırakmanın faydası olur mu?

Sigaranın neresinden dönülse kârdır. Hastalığın hızını kesecek tek şey sigarayı bırakmaktır. KOAH’ lı hasta sigara içmeye devam ederse hiç bir tedaviden kalıcı yarar göremez.

Sigarayı bırakmak kolay mı?

İsteyen herkes sigarayı bırakabilir. Etrafımızda uzun yıllar sigara içip bırakmış çok sayıda kişi bulabiliriz. 1970-1990 yılları arasında sadece ABD’de 50 milyon kişinin sigarayı bıraktığı rapor edilmiştir. Bu kadar çok sayıda kişinin başarabildiği bir işi sizin yapamamanız için hiç bir sebep yoktur. Sigarayı bırakamayan değil; bırakamayacağına inanan kişi vardır.

Denedim ama yapamadım.

Bu durumda biz hekimler size yardımcı olabilir ve sigarayı bırakmanızı kolaylaştırabiliriz. Nitekim Sigarayı Bırakma Polikliniğimizde her gün çok sayıda kişiye bu hizmeti veriyoruz.

Grip aşısı ile KOAH’ ın ne ilgisi var?

KOAH’ lı hastalar gribe yakalandıklarında bu hastalığı çok ağır geçirirler ve grip salgınlarında ölenlerin birçoğu KOAH’ lı hastalardır. Grip, KOAH hastalarında ortaya çıkan akut bronşit ataklarının en sık nedenlerinden birisidir. Bu nedenle her yıl Eylül-Ekim aylarında KOAH’ lıların aşılanması önerilmektedir.

Grip aşısı %100 koruyucu mudur?

Hayır. Ancak, fayda-maliyet analizi yapıldığında KOAH’ lılarda yapılması doğrudur. Büyük oranda gribe yakalanmayı, gripten ölümleri ve grip sonrası zatürree oluşumunu önlemektedir.

Zatürree aşısı ne zaman yapılmalıdır?

Bu aşı bir kez yapılsa yeterli olmaktadır. Herhangi bir zamanda yapılabilir. Özel mevsimi yoktur.

Bu aşıların zararı, yan tesiri yok mu?

Hafif ateş, kırgınlık, aşı yerinde hafif ağrı gibi küçük sorunlar oluşabilirse de ciddi bir yan etkileri yoktur. Ancak yumurta allerjisi olanlara uygulanmamalıdır.

Rahatlatıcı tedavi nasıl yapılır?

Bu amaçla hastanın durumuna göre çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hastalığın seyrini değiştirmez. Sadece hastanın şikayetlerini azaltır. Büsbütün de ortadan kaldırmaz.

KOAH’lı arkadaşımın, ilaçlarını kullansam olmaz mı?

Bunu asla yapmayınız. Size uygun ilaçları ve dozları mutlaka bir uzman hekim saptamalıdır. Çünkü bu ilaçların istenmeyen yan etkileri de vardır. Üstelik KOAH’ lı hastalar genellikle yaşlıdır ve sigara içmiş kişiler olduğundan beraberinde kalp hastalıkları da çoğu kez vardır. Bundan dolayı ciddi yan etkiler görülebilir.

Ne tür ilaçlar kullanılır?

Hava yollarını genişleten, balgam atmayı kolaylaştıran, hava yollarındaki iltihabı önleyen ilaçlar, antibiyotikler duruma göre kullanılır.

Tedavi ne kadar sürecek?

Tedavi hasta yaşadığı sürece devam edecektir. Ancak bu, hasta ömür boyu ilaç kullanacak demek değildir. İlaç gerekli olmayabilir. Veya bir süre ileç kullanılıp kesilebilir. Kesildikten sonra gerekirse yeniden başlanabilir. Ancak, ilaç dışı tedavi ve hekim takibi sürekli olmalıdır.

Sprey ilaçlar kullanılacak mıdır?

Gerekirse evet.

Sprey ilaçları kullanmak zorunda mıyım?

Sprey türü ilaçlar astım ve KOAH tedavisinde tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yolla ağızdan alma veya enjeksiyon şeklinde uygulamaya göre daha az miktarda ilaç kullanarak daha güçlü etki elde edilebilir ve aynı zamanda ilaçların istenmeyen yan etkilerinden kaçınmak mümkündür. Çünkü, sprey şeklinde kullanılan ilaç sadece hastalığın yerleştiği solunum yollarına ulaşır ve etkisini burada gösterir iken ağızdan veya enjeksiyon şeklinde verilen ilaç tüm vücuda dağılır ve her yerde ve dolayısıyla etkili olması istenmeyen organlarda da (kalp, böbrek vb) etkileri görülebilir. Üstelik sprey türü ilaçların etkileri alındıktan sonra dakikalar içerisinde hemen başlamakta iken ağızdan veya enjeksiyonla verilen ilaçların etkilerinin gözlenmesi için saatler geçmesi gerekir.

Sprey ilaçların alışkanlık yaptığı, ciğerleri kuruttuğu doğrumudur?

Hayır. Bilakis hemen yukarıda belirtildiği gibi bu ilaçların istenmeyen yan etkileri aynı ilaçların ağızdan alınan veya enjeksiyon şeklindeki formlarına göre çok daha azdır. Çok daha güvenli ilaçlardır. Bu ilaçların bağımlılık anlamında alışkanlık yapması söz konusu değildir.

Sprey ilaçlar güvenli midirler?

Evet. Tüm dünyada uzun yıllardır çok yaygın olarak kullanıla gelmiş ilaçlardır. Bebek, çocuk ve yaşlılar, gebeler, kalp, karaciğer ve böbrek hastaları gibi ilaçların yan etkilerine daha duyarlı kişilerde yan etkileri az olduğu için bilhassa tercih edilmesi gereken formlardır.

Nefes yoluyla alınan toz şeklindeki ilaçlar ile sprey ilaçlar arasında ne fark vardır?

Nefes alma sırasında ilacın solunum yollarına ulaştırılması esasına dayanan üç türlü farmasötik form vardır. Bunlar: ölçülü doz spreyler, kuru toz inhalatörler ve nebülizör formlarıdır. Her üçünün de esasta aynı olmasına karşılık birbirlerine bazı küçük farklı tarafları söz konusudur. Kuru toz inhalatörler sprey ilaçlardan farklı olarak itici gaz içermezler, ozon tabakasına zararlı tarafları yoktur. İlaç dışı madde içermediklerinden allerjik ve irritatif yan etkilere rastlanmaz. Kullanımları daha kolay olup sprey ilaçları kullanamayanlarda tercih edilirler.

Sprey ilaçları kullanmakta zorluk çekiyorum, bunu nasıl aşabilirim?

Bu eğitimle aşılabilir. Hekiminizin size bu ilaçların nasıl kullanıldığını bizzat anlatması, göstermesi ve size uygulatarak gözetleyip yanlışlarınızı düzeltmesi gereklidir.

Bir türlü becerip sprey ilaçları alamıyorum ne yapmalıyım?

Nefes alma ile ilacı serbestleştirme arasında zamanlama ve koordinasyon gereğini ortadan kaldıran yardımcı spaser cihazlar geliştirilmiştir (Şekil VIII). Bunlar hem kullanımı kolaylaştırırlar, hem ilacın akciğerlere ulaşan etkin dozunu artırırlar, hem de yan etkileri azaltırlar. Bilhassa yüksek doz sprey türü ilaç kullanılacaksa bu yardımcı cihazların kullanılması çok daha yararlıdır. Kuru toz inhalatör ilaç formları da, bu tür sprey ilaçları kullanamayan hastalar için iyi bir alternatif olabilir.

Nebulizör nedir?

Nebülizör sıvı haldeki ilacı buhar haline getirip bir maske veya ağızlık yardımıyla hastanın normal soluk alıp vermesi sırasında ilacın solunum yollarına ulaşmasını sağlayan elektrikli küçük cihazlardır (Şekil IX). Bilhassa ağır kriz halinde, çok yaşlı, ajite, bilinci kapalı hastalarda bile kullanılabilirler. Cihazın çalıştırılıp maskenin yüze geçirilmesi yeterlidir. Ayrıca ilacı almak için herhangi bir harekete gerek yoktur.

Nebülizör veya spaserleri sigorta emekli sandığı ve kurumlar karşılıyor mu?

Eğer uzman hekim hastanın tedavisi için bu cihazların kullanımını gerekli görüyorsa bir rapor ile hasta bunları söz konusu kurumlardan ücretsiz elde edebilir.

KOAH tedavisinde kortizonlu ilaçlar kullanılıyormuş, bunların zararı yok mu?

Kortizon korkusu toplumda yaygındır. Kortikosteroidler bugünkü tıpta en çok kullanılan, çok etkili ve faydalı ilaçlardır. Uygun endikasyon, doz, zamanlama ve hekim kontrolü altında kullanıldıklarında istenmeyen yan etkiler pek görülmez. Ancak, bazen hastalar uzun süre bu tür ilaçları kendi başlarına eczaneden alıp kullanmaktadırlar. Bu durumda ciddi yan etkiler görülebilir.

Öksürük ilaçları kullanmam gerekir mi?

KOAH'lı hastalarda öksürüğün yararlı bir işlevi vardır. Eğer öksürüğü baskılayan ilaçlar, öksürük şurupları kullanılırsa balgam hava yollarından atılamaz, nefes darlığı artar. Bu nedenle rast gele öksürük kesen ilaçlar kullanılmamalıdır. Ancak, balgamı sulandıran, akıcılığını artıran, kolay yerinden koparılıp atılmasına yardımcı olan tipte öksürük şurup ve ilaçları kullanılabilir. Bunlar öksürüğü baskılamazlar fakat, yumuşatırlar ve öksürük hastayı rahatsız etmeden fonksiyonu görmeğe devam eder. Bu tür ilaçlar ancak hekim tarafından reçete edilmelidir.

Devamlı antibiyotik kullanmam gerekiyor mu?

Hayır. Sadece akut bronşit atakları (alevlenme dönemleri) ve zatürree eklenmesi gibi durumlarda geçici bir süre (7-10 gün) antibiyotik kullanılması gerekir. Devamlı antibiyotik tedavisi gereksiz olduğu gibi, dirençli mikroplarla hastalanmaya neden olabildiğinden zararlı olabilir.

KOAH'ta da astımdaki gibi kriz olur mu?

Astımda hasta krize girdiğinde çok kötü dakikalar, saatler yaşar ancak, tedaviyle veya kendiliğinden kriz sonrasında hasta tamamen normale döner. Oysa KOAH'lı hastalarda şikayetler devamlı vardır ancak, zaman zaman ataklar (alevlenme dönemleri) şeklinde bu yakınmalarda artma ve hastanın durumunda kötüleşme dönemleri olabilir. Hastaneye yatırılması, yoğun bakım desteği gerektirebilir. Tedavi edilmezse hasta kaybedilebilir. Tedavi sonrasında hasta yine atak öncesi hastalık düzeyine geri dönebilir veya daha kötü bir düzeyde kalabilir.

KOAH'da alevlenme belirtileri nelerdir?

Hastanın nefes darlığının, öksürüğünün, balgam miktarının artması, balgam renginin sarı-yeşil renk alıp koyulaşması, ateş, kırgınlık, morarma, vücutta şişlikler oluşması gibi belirtiler atağın başladığını gösterir.

Bu durumda ne yapılmalıdır?

Atak başlar başlamaz hekime başvurulur ve erken tedaviye başlanırsa, sorun büyümeden önlenebilir. Kötü, istenmeyen olayların önü alınmış olur. Atak durumuna göre hasta ilaç kullanmakta ise bu ilaçların dozları, sıklığı ve veriliş yolu değiştirilebilir ve yeni ilaçlar eklenebilir. İlaçsız kontrolde olan hastada bu dönemde ilaç kullanmak gerekir.

Atakların sebebi nedir?

Sıklıkla hava yollarında bakteri, virüs gibi mikroorganizmaların neden olduğu iltihaplanmalar (enfeksiyon), buna neden olmakla birlikte; daha nadiren kalp yetmezliği, kalp ritim bozuklukları, beslenme bozuklukları, sıvı ve mineral alımında dengesizlikler, zararlı gaz ve tozlara maruziyet, uyku ilacı gibi bazı ilaçların kullanılması, hastanın tedavisini bırakması, başka organlarda ortaya çıkan hastalıkların eklenmesi gibi diğer nedenlerle de bu tür ataklar yaşanabilir.

Ataklardan korunmak için ne yapılmalıdır?

KOAH hastası sigarayı bırakır, yıllık grip aşısını yaptırır, tavsiyelere uyar, hekimiyle işbirliğini sürdürür, önerilen ilaçlarını düzenli olarak kullanırsa bu atakların sayısı ve sıklığı azaltılabilir. Fakat yine de özellikle kış mevsimlerinde alevlenme dönemleri olabilir. Erken tanı ve tedavi çok önemlidir.

Bazı KOAH’lılara devamlı oksijen veriliyormuş, doğru mu?

Evet. Ağır KOAH’ lılarda günde 16-24 saat devamlı oksijen almak gerekebilir. Bu tedavi hastanın şikayetlerini azaltmakta, yaşam kalitesini artırmakta, komplikasyonları önlemekte ve sağ kalımı uzatmaktadır.

Oksijeni devamlı almanın zararı yok mu?

Uygun hastada uygun şekilde kullanılırsa hiç bir zararı olmaz. Bilakis,ihtiyacı olan hastaya oksijeni zaman zaman kesip, zaman zaman vermek yani aralıklı tedavi yanlış bir uygulamadır.

Hangi hastalara oksijen tedavisi gerekir?

Bunu bilmek için hastanın istirahatte, efor ve uyku sırasında atar damarından kan alınarak veya özel bir cihazla (pulse-oksimetri) kanın oksijen içeriği tespit edilir. Belirli bir seviyenin altında olanlara bu tedavi uygulanır.

Oksijeni nasıl temin edebiliriz?

Gaz ve sıvı halde oksijeni depolayan tüpler yanında, havadan oksijeni alıp saflaştıran, adeta oksijen üreten elektrikli cihazlar (oksijen konsantratörleri) da vardır.

Oksijen alırken yatar vaziyette olmak şart mı?

Hayır. Bilakis oksijen tedavisinin bir amacı da hastanın hareket kabiliyetini artırmaktır. Oksijen veren cihazların bazıları taşınabilir tüpler şeklindedir. Hasta bunları kullanarak bir kaç saat yürüyüş yapabilir, işlerini görebilir, seyahate çıkabilir.

Bu hastalıkta özel beslenme, perhiz gerekiyor mu?

Özel bir diyet yoktur. Ancak, yemekler hafif yenilmeli, tıka basa karın doldurulmamalıdır. Gerekirse öğün sayısı artırılabilir. Ağır hastalarda unlu, şekerli gıdaların oranı düşürülmelidir. Kabız kalmamalı, posalı gıda ve sıvı alımına dikkat etmelidir.

Sıvı gıda almanın yararı var mı?

KOAH’ lı hastaların susuz kalmamaları, her gün bol sıvı almaları gerekmektedir. Böylece rahat balgam atmaları mümkün olur ve öksürükleri yumuşar. Ancak su yeterince alınmalıdır. Aşırı su almanın yararı olmaz.

Başka nelere dikkat edilmelidir?

Hasta sigara dumanı, ocak-soba dumanı olan yerlerde kalmamalıdır. Soğuk algınlığı, grip ve diğer solunumsal enfeksiyonlardan kendisini korumalıdır. Mümkün olduğunca egzersiz, yürüyüş yapmalıdır.

Ne tür egzersizler tavsiye edilir?

KOAH’ lı hastalara kol ve bacak egzersizleri, solunum egzersizleri uygulanır. Oturma, yürüme, soluma, merdiven çıkma, yük kaldırma teknikleri öğretilir. Bu sayede kişinin yaşam standardı yükselir.

Bu egzersizleri nereden öğrenebilirim?

Bunların nasıl yapılacağını size hekiminiz veya onun size önereceği bir solunum fizyoterapisti gösterecektir.

Hastalığımın ortaya çıkardığı depresyonu nasıl yenebilirim?

Hastalığınızı öğrenmek,onunla nasıl başa çıkacağınızı bilmek, önerilen tedaviyi aksatmadan kullanmak, hekiminizle düzenli işbirliği yapmak, mevcut kapasitenizi kullanarak becerebileceğiniz meslek veya uğraşılar edinmek ve gerekli olduğunda destek ilaçlar almak ile bu sorun aşılabilir.

Uyku hapları alabilir miyim?

KOAH'lı hastalarda uyku bozukluğu olduğunu yukarıda geçmişti. Ancak bu olgularda uyku ilaçları kullanılmamalıdır. Çünkü bu tür ilaçların solunum merkezini baskılayıcı yan etkileri vardır. Bu da hastanın sorununu artırır. Atak nedeni olabilir.

KOAH'ın mevsimle ilişkisi var mı?

KOAH hastaları kış mevsiminde bir çok bakımdan risk altındadır.
Yağışlı, sisli, soğuk havalar bu hastalarda şikayetleri artırmaktadır.
Kışın soba ve kaloriferlerin yanmasıyla bacalardan ortama dağılan dumana bağlı hava kirliliği bronşitli hastalarda krizlere neden olabilmektedir.
Yine soğuk, yağış nedeniyle ev içi, iş yeri gibi kapalı mekanlarda daha çok zaman geçirilmekte buna bağlı olarak kapalı alanlarda içilen sigara ve ısınma amaçlı yakıtlardan çıkan oda havası kirliliği hastalığın kontrolünü zorlaştırmaktadır.
Soğuk havalarda nezle, sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığının artması sonucu bronşitli hastalar burun yerine ağızdan nefes alıp vermek zorunda kaldıklarından bunun sonucunda hava yollarının ısı ve neminin düşmesine bağlı bilhassa geceleri nöbetler ortaya çıkmaktadır.
Yine, soba veya kalorifer nedeniyle ev içi ortamın nispî nem oranının çok düşmesi, özellikle uyurken ağızdan nefes alıp veren hastalarda havayollarını kurutmakta ve gece öksürük, nefes darlığı gibi yakınmalara neden olmaktadır.
Kış aylarında salgınlar yapan soğuk algınlığı, grip vb viral solunum sistemi enfeksiyonları, bronşitli hastalarda normal kişilere göre daha ağır geçmekte ve krizleri başlatabilmektedir.
Tüm bu faktörlerin bir araya gelmesiyle kış aylarında bronşitli hastaların çoğunun sorunları artmakta ve almakta oldukları tedavi yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle bronşitli hastaların bahsi geçen olumsuz koşullardan mümkün olduğunca kendilerini korumaları gerekmektedir. Kapalı ortamlarda sigara içilmemeli, sık havalandırılmalı, soba kullanılıyorsa boru ve bacalar temizlenip iyi drenaj sağlanmalı, gece oda havası nemlendirilmeli, grip salgınlarında olabildiğince kalabalıklarla temastan kaçınılmalı ve kirli havalarda zorunlu olmadıkça dışarıya çıkılmamalıdır. Bu tedbirlere rağmen durumlarında her zamankinden farklı olarak kötüleşme hisseden hastaların hekimlerine başvurmaları ve tedavilerinin güncelleştirilmesi gerekmektedir.

karadenizteknik univ. gogus hast. A.B
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

9 Comments

  • Tuncer İnan (Türk Halk Müziği Sanatçısı)

    Reply
    Posted on Şub 01, 2015 at 21:14 pm

    KOAH hastasıyım, 77 yaşındayım, 55 yıl İstanbul’dan sonra 4 yıldır memleketim Ordu’da yaşamaktayım. Konu ile ilgili açıklamalarınızı büyük bir titizlikle okudum, çok faydalandım. Yolunuz, şansınız, bahtınız sadece kendi adınıza değil, halkımız adına da açık olsun ki hastalar şifa bulsun, hoşçakalın…

  • Fikret Esmerok

    Reply
    Posted on Nis 06, 2015 at 05:26 am

    Çok anlaşılır ve öğretici bir yazı hazırlamışsınız.Teşekkür ederim. Sağlıklı günler ve başarılar dilerim.

  • Eyüp

    Reply
    Posted on Nis 24, 2015 at 21:53 pm

    Allah cc razı olsun

  • suat yiğiter

    Reply
    Posted on Ağu 31, 2015 at 18:41 pm

    bir hastanın aklına gelebilecek soruların tamamına yakın kısmının ticari kaygı taşımadan anlatıldığı çok iyi niyetli ve başarılı bir sunum.
    ALLAH CC RAZI OLSUN

  • nevzat çakı

    Reply
    Posted on Eki 05, 2015 at 22:33 pm

    koah da yürüme ,merdiven çıkma teknikleri nasıldır

  • mustafa çakı

    Reply
    Posted on Eki 11, 2015 at 18:57 pm

    koah ta egzersiz de Oturma, yürüme, soluma, merdiven çıkma, yük kaldırma teknikleri öğretilir.diye yazıyorsunuz nasıl olduğunu teknikleri yazarmısınız veya linkini verirmisiniz?

  • gulizar

    Reply
    Posted on Eki 15, 2015 at 02:49 am

    Zahit mercan isimli bir şahıs var Koah hastaları için hiç durmasin bence harika sonuçlar var.

  • murat işçi

    Reply
    Posted on Kas 02, 2015 at 01:18 am

    öncelikle herkese selam ben bir amfizem kuoh hastasıyım ve sigara kullanıyorum bırakamıyorum bunun yanı sıra koroner kalp hastasıyım amfizem kalbe vurmuş hastalıgımı yaşarken şunu farkettim hiçbir doktor benim hastalıgımı bulamadı çünkü tecrübe sıfır doktorlara dikkat edin burdaki hastanede bir saatte tam kırk kişiyi muyane etti ne bekleye bilirsin sonra sigarayı bıraksan ne çıkaröyle böyle öleceyiz

  • Mehmet küçükköse

    Reply
    Posted on Ara 03, 2015 at 02:21 am

    Babam nefes alıp veremiyor gırtlaktan delinse rahatlarmı

Yorum Ekle