HastaRehberi.Com=>Türkiye'nin İlk Sağlık Sitesi

Kolitis Ülseroza ( ülseratif kolit )

Yazıiçi başlık altında görünen reklam alanı

 

ülseratif kolit diare barsak 300x227 Kolitis Ülseroza  ( ülseratif kolit )

1-Ülseratif Kolit nedir?

Ülseratif Kolit,bir kalın barsak (kolon) hastalığıdır.Kalın barsak,ince barsaktan sonraki barsak bölümüdür.İnce barsak,alınan besinlerin sindirildiği ve emildiği barsak kısmıdır.İnce barsakta emilmeyen posalı gıda,kalın barsakta depolanır.İçindeki suyun büyük bir kısmı burada emilir.Böylece katılaşan feçes,kalın barsağın hareketleri ile barsağın son bölümü olan rektuma gelir ve anüsten (makat) dışarı atılır.

Ülseratif Kolit,kolonun iç yüzünü döşeyen tabakanın (mukoza) hastalığıdır.Mukoza iltihap ve kanayan yaralar (ülser) yapar.,

Hastaların hemen hepsinde barsağın son bölümü (rektum) hastadır.Bazı hastalarda kalın barsağın daha büyük kısmı hastadır.Bazı hastalarda bütün kolon hastadır.Yani hastalığın yaygınlığı hastadan hastaya değişir.

Hastaların bir kısmında başlangıç döneminde kabızlık olabilirse de genellikle ishal vardır.Feçes kanlıdır.Kanla birlikte mukus denen parlak,kaygan barsak salgısı ve cerahat de feçes içinde görülür.

Ülseratif kolit;kronik,süregen bir hastalıktır.Yıllarca devam eder.Tedavi ile hastanın şikayetleri ve barsaktaki hastalık hali düzelir.Ancak zaman zaman tekrarlamalar gösterir.Hastanın ilaçlarını doktor kontrolünde sürekl, kullanması gerekir.

2-Ülseratif kolitin nedenleri nedir?

Ülseratif kolitin nedeni bilinmemektedir.Gıda içerisinde alınan çeşitli maddeler,bacteri,bacteri toksinleri,viruslar hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilir.Ancak sorumlu hiç bir gıda maddesi veya mikrop bulunmuş değildir.Etken ne olursa olsun,bu zararlı faktöre karşı barsak mukozasında cevap olarak iltihap hücreleri artar,iltihap ve ülserler gelişir.

Bugün için tedavide kullanılan ilaçlar;hastalığın nedeni bilinmediği için,sebebe yönelik değil,iltihabın gerilemesini sağlayan anti-enflamatuar ilaçlardır.

3-Ülseratif kolit bulaşıcı bir hastalık mıdır?

Hayır.Ülseratif kolit bir enfeksiyon hastalığı değildir.Hasta,hastalığını çevresindeki insanlara bulaştırmaz.

Kirli su yada çiğ sebze ve meyve ile oluşan bazı barsak infeksiyonlarında ülseratif kolitli hastalardaki şikayetlere benzer belirtiler olur.Bu infeksiyöz barsak hastalıkları dışkı incelemeleri ile ülseratif kolitten ayırdedilir.

4-Stres yada başka faktörler ülseratif kolit oluşmasına veya hastalığın alevlenmesine yol açar mı?

Hayır.Bazı hastalarda stresli dönemlerde hastalığın alevlendiği görülürse de,genellikle stres ile aktivasyon arasında belirgin bir ilişki yoktur.

Barsak enfeksiyonları ( örneğin;amip enfeksiyonu),soğuk,gribal enfeksiyon,antibiyotikler ve muhtemelen ağrı kesici ilaçlar hastalığın alevlenmesini tetikleyebilir.

5-Ülseratif kolit gebe kalmaya engel midir?Gebeliği etkiler mi? Gebelikte ilaç kullanılabilir mi?

Hastalığın aktif olduğu dönemde gebe kalınmaması önerilir.

Gebelik sırasında yarı yarıya hastalık alevlenebilir,yada iyileşebilir.Bazı hastalarda doğumu takiben birkaç hafta içinde alevlenme olabilir.

Bağışıklık sistemini etkileyen Azothiopirin [Imuran] tedavisi almakta olan hastalar gebe kalmaktan kaçınmalıdır.Bunun için doğum kontrol hapları alınabilir.Bu ilaçların hastalık üzerine kötü etkisi yoktur.Sulfasalazine [Salazoprin],mesalazine [Salofalk] gibi ilaçlar gebelik sırasında ,emniyetle kullanılabilir.

Gebelik sırasında hastalığın alevlenmesi halinde lavman yolu ile veya ağızdan kortizon kullanmak gerekebilir.Kortizonun anne karnındaki bebeğe zararlı etkisi gösterilmemiştir.Bununla birlikte yüksek dozda kortizon hapları almakta olan hastaların bebeğini emzirmemesi önerilir.

Ülseratif kolit gebe kalmanızı yada sağlıklı bebek sahibi olmanızı engellemez.Hamilelik ve doğum sırasındaki rizkiniz,normal kişilerden farklı değildir.

6-Ülseratif kolit hastanın çocuğuna geçer mi?

Ülseratif kolit anne-babdan çocuklarına geçen bir hastalık değildir.Bununla birlikte,aynı aile içinde birden fazla hasta birey bulunabilir.Hastanın çocuğunda ülseratif kolit olması düşük olasılıktır.

7-Ülseratif kolit hastanın aile yaşamını etkiler mi?

Ülseratif kolit,erken çocukluk çağından 80 yaşına kadar herhangi bir yaşta başlayabilirse de,genellikle ilk kez 20-40 yaşları arasında ortaya çıkar.Bu yaşlar kişinin meslek edinme ,evlenme ,ev kurma,çocuklarını yetiştirme çabalarını yoğun olarak yaşadığı yaşlardır.Bu dönemde kişinin sağlığının iyi olması çok önemlidir.Kronik tekrarlayıcı özelliği olan bazı hastalarda olduğu gibi ,ba hastalıklarda olduğu gibi ,bu hastalıkta da hastanın eşi ,ailesinin sevgi ve anlayışı hastalığın yarattığı zorlukları göğüslemesinde yardımcı olacaktır.

8-Ülseratif kolit nasıl teşhis edilir?

Hastanın hikayesinde kalın barsaktan olan kanama,birlikte olan ishal (kabız da olabilir) ve karın ağrısı ülseratif kolit olabileceği şüphesini doğurur.Yapılan dışkı ve kan tetkikleri ile barsak enfeksiyonu olmadığı anlaşıldıktan sonra teşhisi kesinleştirmek için kolonoskopi (veya önce rektoskopi) yapılması gereklidir.Kolonoskopi,kolonoskop adı verilen yumuşak,bükülebilir,ucundan ışık veren özel aletlerle,bu konuda özel eğitim görmüş doktorlar tarafından yapılır.Kolonoskopla makattan girilerek bütün kalın barsağın iç yüzeyi gözle görülerek incelenir.Hastalığa özel bulgular saptanır.Hastalığın şiddet derecesi ve barsaktaki yaygınlığı belirlenir.Kolonoskopi sırasında barsak mukazasından alınan minik bir parçanın (biyopsi) mikroskop altında incelenmesi ile teşhis kesinleştirilir.

Yine hastalığa ait bulguların saptanması amaciyla barsak filmi çekilir.Gerek barsak fşlmi gerekse kolonoskopi hastanın takibi sırasında doktorun gerekli gördüğü zamanlarda tekrarlanır.

9-Ülseratif kolit kanser midir? Ülseratif kolitli hastada barsak kanseri olur mu?

Ülseratif kolit kanser değildir.Kanser ; vücudun herhangi biryerinde kontrol edilmeyen aşırı büyümedir.Ülseratif kolitli hastaların az bir kısmında ,ileriki yıllarda ,normal insanlara göre artmış kanser riski vardır.Özellikle tüm kolonun hasta olduğu ve hastalığın 10 yıldan daha fazla süredir mevcut olduğu hastalarda risk söz konusudur .Bu nedenle hastaların doktor kontrolü altında bulunmaları gerekir.

10-Barsağın yalnızca bir bölümünü tutan hastalık barsağın tümüne yayılabilir mi?

Hastalığın alevlendiği dönemlerde ,hasta olan barsak kısmı genellikle hep aynıdır.Bazen hastalığın yaygınlığında azalma olur.Bazen de,şiddetli ataklarla birlikte yaygınlığı artabilir.

11-Ülseratif kolit tedavi edilebilir mi?

Evet,tedavi edilebilir.Tedavide ağız yolu ile verilen haplar veya makatdan barsak içine uygulanan lavman ve fitil şeklinde ilaçlar kullanılır.Ancak hastalığı tamamiyle yok eden bir tedavi şekli yoktur .Özellikle tedavinin kısa sürede kesilmesiyle hastalık yeniden alevlenir .Bu nedenle tedavinin uzun süre (hayat boyu) olması gerekir.Bu şekılde hastalığın yeniden aktivasyonu önlenmiş olur.Yine de tedavi altında dahi,hastaların az bir kısmında hastalığın alevlenmesi olasıdır.Hastalığın tamamen ortadan kalkması,ancak hasta barsağın ameliyatla çıkarılması ile mümkünolur.

12-Ülseratif kolit tamamen iyileşebilir mi?

Hastalığın belirti ve bulguları yıllarca ,hatta tedavi verilmeksizin hayat boyu ortadan kaybolabilir.Hastaların büyük bir kısmında ise,ne yazık ki dönem dönem alevlenmeler göstererek seyreder.

13-Ülseratif kolitin tedavisinde diyetin yeri var mıdır?

Ülseratif kolit tedavisinde özel diyetlerin çok az rolü vardır .Hastalığa neden olan ya da şiddetlendiren belirlenmiş herhangi bir diyet yoktur.

Tedaviye iyi cevap vermeyen bazı hastalarda ,su ve sütlü gıdanın diyetten çıkarılması ile önemli ölçüde iyileşme olmaktadır.

14-Ülseratif kolite ameliyat tedavisi gerekir mi?Hangi hallerde gerekir?

Kalın barsağın tümünü ya da büyük kısmını ameliyatla çıkartmak gerekebilir.Ameliyatı gerektiren durumlar şunlardır:

a)Yoğun ilaç tedavisine rağmen iyileşmeyen ,barsak felci veya delinme riski taşıyan çok şiddetli aktivasyon olması.

b)Yıllarca sık tekrarlayan ataklar nedeniyle hastanın iyileşmemesi.

c)Özellikle kalın barsağın büyük kısmı ,ya da tümü hasta olanların tedaviye hızlı düzelmemeli.

d)Vücudun diğer organlarda da (göz,deri,eklem )iltihabi hastalığın sık sık tekrarlaması.

e)Kalın barsakta kanser gelişme riskinin belirmesi.

15-Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri nelerdir?

Koritikosteroidler:(deltakortril,Ultralan,vb)Akut ülseratif kolit ataklarının tedavisinde kullanılan bu ilaçlar yüzde yuvarlaklaşma ,iştah artışı,ruhsal durumda değişikliklere yol açabilir.Yüksek dozda kortizon kullanımı kemiklerden kalsiyum kaybı,cilt ve kaslarda erime,hipertansiyon,geçici şeker hastalığı gibi olumsuz etkiler oluşturacağından doktorunuz uzun süreli yüksek doz kortikosteroid kullanımından kaçınacaktır.

Kortikosteroid lavman ve köpükler:Bu preperatlar genellikle önemli yan etkiye yol açmamaktadır.

Sulphasalazine:(salazopyrin)Genellikle önemli bir yan etki olmaz.Bazı hastalarda döküntü,baş ağrıları,bulantı,mide ağrıları ve aknsızlığa yol açabilir.Bu ilaç yaklaşık 40 yıldır kullanımda bulunmaktadır ve aylar,yıllar süren kullanımları güvenli bulmuştur.Erkeklerde bazen sperm sayısını azalttığı için çocuk sahibi olmayı engeller.Ancak bu geçici bir durumdur.İlacın kesilmesini takip eden 3 ay içinde normala döner.Sulphasalazine kullanımı sırasında idrar hafif turuncu renk alabilir,herhangi bir önem tanışmamaktadır.

Mesalazine ve diğer 5-ASA ilaçları:(Salofalk, Dipentun, vb)Bu ilaçlar etki açısından sulphonamide kısmının olmayışı nedeniyle yan etkileri daha az karşılaşılmasını sağlamaktadır.İshal ,baş ağrısı ve deri döküntüleri görülebilir.

Azothioprine:(Imuran)Bağışıklık sistemini etkileyen bu ilaç idame tedavisi sırasında bulantı,grip benzeri yakınmalar veya karın ağrısına yol açabilir.Kan hürelerinde de düşüklük yapabileceğinden ilacın kullanımı sırasında kan sayımlarının düzenli olarak takip dilmesi önerilmektedir.

*İnflamatuar Barsak Hastalıkları Derneği Yayınıdır No:1 ” adlı broşürden alınmıştır.

Mustafa Mete avatar 96x96 Kolitis Ülseroza  ( ülseratif kolit )

1976 yılında Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde tamamladım. Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı yaptım. 2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım.

Marmara Göz Hastanesi, İstanbul Bahçelievler Medicalpark Hastanelerinde görev yaptım,yaklaşık 2 senedir Kayagöz Merkezinde Başhekim olarak görev yapmaktayım. İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.

Bekarım.

Opr.Dr.Mustafa Mete – who has written posts on HastaRehberi.Com=>Türkiye'nin İlk Sağlık Sitesi.


Etiketler: , , , , , ,

Yorum Yaz


× 6 = 48