myomlar

myomlar

myomlar

myom

Myomlar rahim ve rahim ağzında görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleridir. Myomlar rahimde, myometriumda (kas tabakası) bulunan düz kas hücrelerinin anormal büyümesi ile oluşur. Çoğu zaman birden fazla sayıda myom olur. Myomlar her dört ila beş kadından bir tanesinde görülür. Genellikle 30-40 yaşlarında görülen myomlar, menapoz sonrasında küçülür. Myomlar çoğunlukla tedavi gerektirmez. Bazen aşırı kanama, ağrı, basınç hissi, kısırlık, düşük ve erken doğuma yol açabilir. Myomların cerrahi yolla giderilmesi bu problemleri ortadan kaldırır.
NEDENLERİ

Artmış Östrojen DüzeyiMyomların kesin nedeni bilinmemekle beraber, östrojenin (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik sırasında daha fazla östrojen salındığından myomlarda büyüme görülür. Menapoz döneminde ise östrojen düzeyi azalır ve myomlarda küçülme görülür.

KalıtımAilesinde özellikle anne ve anneannesinde myom olan kişilerde myom gelişme şansı fazladır.

 
MYOM TİPLERİ

Myomlar

genellikle rahimde, nadirende rahim boynunda görülür. Myomlar subseröz (rahimin dış tabakasında), intramural (rahimin orta tabakasında) ve submüköz (rahimin iç tabakasında) olabilir.

 
BULGULAR

Birçok myom hiç bulgu vermez. Hastaların üçte birinde anormal vajinal kanama, basınç hissi, kasık ağrısı yakınmaları vardır.

Anormal KanamaAnormal kanama myomu olan hastalarda en çok görülen yakınmadır. Büyük myomlar rahim içinde adet döneminde dökülen yüzeyi arttırdıkları için fazla ve uzun süren adet kanamasına neden olurlar. Myomların endometriuma (rahimin iç tabakasına) bası yapmasından dolayıda kanamalar görülür. Anormal kanama rahim kanseri gibi nedenlerden de oluşabileceği için hastalara detaylı inceleme yapılmalıdır.

AğrıMyomlar hızla büyümeye başladığında, kan akımı yetersiz kalır ve dejenere olarak yok olurlar. Bu gelişme kramp tarzında hissedilen ağrıya neden olur.

Baskıya bağlı yakınmalar

Büyük myomlar mesane (idrar torbası), üreter (idrar yolu) ve rektum (makat) gibi organlara bası yaparak çeşitli yakınmalara neden olur. Azalan mesane kapasitesine bağlı olarak idrara sık gitme yakınması olur. Eğer myoma bağlı bası düzeltilmezse böbrekler zarar görebilir. Rahimin alt bölgesindeki myomlar kalın barsaklar ve rektuma bası yapar. Böylelikle barsak hareketleri güçleşir, kabızlık ve hemoroidler (basur) oluşabilir.

 
MYOMLAR VE KISIRLIK

Rahim içinde bulunan myomlar kısırlığa neden olabilir. Kısır hastaların % 2-3 ünde kısırlık nedeni myomlardır. Myomlar endometriumda (rahimin iç tabakası) değişikliklere neden olduğundan, döllenen yumurtaların rahme tutunmasını engelleyebilir. Bunun ötesinde Fallop tüplerine bası yaparak, spermin yumurtaya erişmesini ve dolayısı ile döllenmeyi engeller. Myomlar çıkarıldıktan sonra elde edilen gebelik oranları hasta yaşı, gebeliğe engel olan diğer nedenlerin bulunmasına, yumurtlama durumuna ve tüplerin durumuna bağlı olmasına rağmen genellikle yüksektir.

 
MYOMLAR VE DÜŞÜK

Myomu olan kadınlarda düşük oranları %40 gibi yüksek oranlarda olabilir. Döllenme ve döllenen embryoların rahme tutunması gerçekleşse dahi gebelikte artan östrojene (kadınlık hormonu) bağlı olarak dahada büyüyen myomlar düşüklere yol açar. Endometrial doku ve rahmin kanlanmasındaki değişikliklerde erken düşüklere neden olur. Myomlar ayrıca erken doğumada neden olabilir. Myomların cerrahi ile çıkarılmasından sonra, önceden myoma ba

MYOMLAR VE KANSER

Myomu olan hastarda kanser gelişme riski (1/10000) onbinde birdir. Özellikle menapozdan sonra myomlarda ani büyüme görülmesi kanser şüphesini doğurur. Böyle durumlarda rahim çıkarılmalıdır.

 
TANI

Basit jinekolojik muayene ile myomların tanısı konulabilir. Myomlar erken gebelik, yumurtalık tümörleri ve barsak tümörleri ile karışabildiğinden hastalara mutlaka detaylı inceleme yapılmalıdır. Myomların tanısında aşağıdaki yöntemler kullanılır.

Ultrason yüksek frekanstaki ses dalgalarını kullanarak üreme organlarının görüntülenmesini sağlar. Fakat myomlar 1 cm'den küçük veya çok büyük ise ultrason ile inceleme sağlıklı sonuç vermeyebilir.

Bilgisayarlı Tomografi ile rahmin üç boyutlu görüntüsü elde edilir, myomların tanısında bu yönteme genellikle gerek duyulmaz.

Magnetik Rezonans myomların tanısında nadiren başvurulan bu yöntem myomun büyüklüğü ve yeri hakkında fikir verir.

Histerosalpingografi (HSG-rahim filmi) adı verilen inceleme ile rahim ve fallop tüplerine verilen özel bir boya ile bu yapılar değerlendirilir. Rahim ve tüplerdeki anormalliklerin tanısına imkan veren bu yöntem ile myomlarında tanısı konur.

Diagnostik Histeroskopi incelemesinde histeroskop denen teleskopik cihaz ile rahim içi değerlendirilir. Lokal anestezi altında uygulanabilen bu yöntem ile aynı zamanda myomlar çıkartılabilir.

Diagnostik Laparoskopi ile myomların tanısı konur, ve tedavisi yapılabilir. Karından laporoskop denilen teleskopik cihaz ile girilerek pelvik yapılar değerlendirilir. Genel anestezi altında yapılan işlem

ğlı düşük yapan hastaların %80'i sağlıklı çocuk sahibi olur.

 
TEDAVİ

Düzenli Takip

Tüm myomların cerrahi ile çıkarılmasına gerek yoktur. Ağrı, basınç hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli kontrolleri yapılarak myom boyutları takip edilir. İleride gebelik düşünen hastalar veya menapoza girecek hastalar bu şekilde takip edilir.

Cerrahi

Yakınmalara yol açan ve hızla büyüyen myomlar cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Rahim bırakılarak sadece myomların çıkarıldığı ameliyatlara myomektomi denir. Myomun yeri ve büyüklüğü cerrahi işlemin tipini belirler.

Cerrahi Histeroskopi

Rahimde yerleşen myomlar cerrahi histeroskopi ilede çıkarılabilir. Rahme yerleştirilen histeroskop ile sadece rahim içinde yerleşen myomlar çıkarılır. İşlem basittir ve komplikasyon nadir görülür.

 

Cerrahi Laparoskopi

Cerrahi laparoskopi rahimin dış duvarında yerleşen myomların çıkarılması için uygulanabilir. İnce bir kesiden laporoskop ile karın içine girilir, ve myomlar çıkarılır. Hastalar genellikle iki gün içinde iyileşir.

Laparatomi

Myomlar çok büyük veya çok sayıda ise diğer yöntemelere göre daha büyük bir girişim olan laparatomi uygulanabilir. Hastanın cerrahiden sonra iyileşmesi dört ila altı haftayı bulur. Laparotomi geçiren hastalar ileride doğum yaparlarsa sezeryan yapılması gerekebilir.

Myomların çikarılması için uygulanan işlemlerin riskleri

Myomektomi

sırasında dikkat edilmesi gerekenler; kanamanın minimal düzeyde olması ve ileride kısırlığa yol açabilecek yapışıklıkların oluşmamasıdır. Myomektomi sonrasında bazı hastalarda tekrar myom oluşabilir ve ileriki yıllarda histerektomi (rahimin alınması) gerekebilir.

Histerektomi

Hızla büyüyen ve yakınmalara yol açan myomları olan, ileride gebelik düşünmeyen hastalara histerektomi (rahmin alınması) uygulanabilir.

 

 
Myomların Tıbbi TedavisiGnRH analogları diye adlandırılan bir grup ilaç myomların boyutlarını küçültmek için kullanılabilir. Bu ilaçlar uzun süreli kullanıldığında kemik kaybına yol açar. Bu ilaçlar cerrahi öncesinde myomları küçültmek için kullanılabilir. Menapoz benzeri yan etkiler oluşturan bu ilaçlar sıcak basması, vajinal kuruluk ve kemik kaybına neden olur.

MYOMLARIN DONDURULMASI : KRİOTERAPİYale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nün yaptıkları bir çalışmada myomların artık ameliyatla alınmasının gerekli olmadığı, dondurularak tedavi edilebilecekleri gösterildi. Amerikan Üreme Sağlığının 1996 yılında Bostonda yapılan toplantısında bu calışmanın ilk sonuçları tebliğ edildi. Bu tedavide myom üzerine özel bir prob ile ulaşılarak -196 C soğukluktaki bir sıvı nitrojen kaynağı ile myomlar dondurulabiliyor ve canlılıklarına son verilerek ufalmaları sağlanabiliyor. Bu tedavi sayesinde

myomların ameliyatla alınmalarına gerek kalmıyor, kan kaybı ve ciddi ameliyat riskleri ve ameliyat sonrası yapışıklıklar gibi komplikasyonlardan kaçınılmış oluyor. Bu çalışma halen devam etmekte. Aynı hekimler ile Cincinati'de düzenlenen 1997'deki yıllık kongrede tekrar bu konuyu tartışma imkanı bulduk ve çalışmalararının devam etmekte olduğunu, bir süre sonra tamamlanacağını ve sonuçlarının çok başarılı olduğunu öğrendik. Bakarsınız yakın bir gelecekte myomlarım ameliyatla nasıl alınacağından çok, nasıl dondurulabileceğini tartışacağız.
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle