Depresyon

Depresyon her yaşta her birey
de görülebilecek ruhsal bir hastalıktır. Genetik veya
biyokimyasal nedenler, çevre koşulları ve psikososyal
zorlanmalar depresyonun başlamasında etken olabilir. Tedavi
edilmediği durumda bireyin yaşamını ümitsiz, karamsar,
bunalım içinde geçirmeye başlamasına neden oluşturarak,
" Depresif Psikoz" olarak tanımlanan "
gerçekleri görmeyecek kadar bunalım" a ilerleyebilir.
Depresyonun Belirtileri :
1. Duygularda , kederli, üzüntülü, hüzünlü hissetme
2. Yaşamdan geri çekilme. İlgi ve isteğin azalması. Daha
önce yapılan etkinliklerden keyif almama ve ilgisizlik.
3. Her işi ve duyguyu engelleyen bir enerji kaybı. Bitkin
hissetme, çabuk yorulma.
4. Uyku bozukluğu. Kişi uyandığında kendini dinlenmemiş
hissedebilir. Sabahları erken uyanma, uyumakta güçlük çekme,
ya da " uykuya kaçış " olarak tanımlanan fazla
uyuma şeklinde görülebilir.
5. Dikkati toplamada güçlük, yetersizlik. Konsantrasyon
azalmıştır. Bir gazeteyi okuyamayabilir ya da bir filmi
izleyemeyebilir. İşini tam olarak yapamayabilir.
6. Değersizlik duyguları. Kendini eleştirme sürekli hale
dönüşebilir, kendine güven azalmıştır. Cesaret kaybolur.
Birey kendini yetersiz, başarısız, eksik değerlendirmeye
başlar.
7. Suçluluk duyguları. Birey geçmiş ve bugünün olumsuz
olaylarında kendini gerçeğe uygun olmayan bir tarzda
suçlamaya başlar. Vicdan hesaplarına girişir ve sonunda
neşesini kaybeder.
8. Yavaşlama. Birey karar vermekte, kararlar uygulamakta
güçlük çeker. Davranışlarda, düşüncenin akışında
yavaşlık ortaya çıkabilir. Birey durgundur, ya da tam tersi
bir şekilde ajitasyon ve aşırı hareket görülebilir.
9. İntihar düşünceleri. Birey ölüm düşünceleriyle
ilgilenmeye başlayabilir. Bu durum sıkıntılı olunduğu
zamanlarda söylenebilen " ölsemde kurtulsam "
duygusundan farklı olarak daha çok ölümle ilgili düşünce,
sorgulama şeklinde ortaya çıkabilir.
10. Cinsel istekte azalma. Cinselliğe karşı ilgisizlik
başlayabilir.
11. Tolerans eşiğinin düşmesi. Çabuk öfkelenme. Birey kolay
öfkelenmeye başlayabilir. Tahammülsüzlük, gürültüye
karşı aşırı duyarlılık kazanma ortaya çıkabilir.
12. Sıkıntılı durum. Birey kaygılı bir bekleyiş içinde
olabilir. Sinirli hissetmeye başlar. Bazen sürekli veya
sıklıkla, bazen de hiç ağlamayabilir. İnsanlardan
uzaklaşabilir.
13. Sanrı ve varsanılar. Kişide, herkesin öleceği,
mahvolacağını, sonunun geldiğini, kimsenin kendisini
sevmediğini, insanların kendisine kötülük yapabileceği gibi
psikotik ataklar görülebilir.
14. Obsesyon. Bireyin anlamsız, saçma olduğunu bildiği ama
durduramadığı düşüncelerdir. Depresyonlu hastaların
%30'unda obsesyon bulunabilir.
15. Somatizasyon. Bazen birey depresyonda olduğunu bilinç
düzeyinde farketmeyebilir. Açıklanamayan bedensel
yakınmaları gündeme gelebilir. Migren, mide ağrısı, yan
ağrısı, saç dökülmesi, sedef hastalığı gibi
hastalıklarda organik bir neden bulunamazsa, depresyonun bir
organda somatize olmasından şüphelenilir. Bu durum bilimsel
kongrelerde tartışılmaktadır.
Bazen de bedensel hastalıklara eş zamanlı olarak depresyon
eşlik etmektedir. Kronik ( uzun süren ) bedensel hastalıklarda
en sık görülen ruhsal bozukluğun depresyon olduğu
açıklanmıştır.
Bazen altta yatan bedensel hastalıktan dolayı kullanılan
ilaçtan kaynaklanan depresyonun çıkışının dikkatli, titiz
bir çalışmayla irdelenmesi gerekir.
Hiçbir neden olmadan da kalıtsal yatkınlık olarak depresyon
ortaya çıkabilir.
Depresyonun Nedenleri
Depresyon sık görülen bir hastalık olarak tanımlanmıştır.
Bu sıklık yaklaşık her dört kişiden biri olarak ifade
edilebilir. Depresyon tedaviye cevap verir ve kişilerin
çoğunluğu iyileşir. Hiçbir neden olmaksızın depresyon
başlayabilir. Nedenleri şöyle özetleyebiliriz :
* Olumsuz yaşam olayları ile karşılaşma
* Büyük üzüntülere neden olabilecek kayıplar ve yas
* İş yaşamı sorunları
* Partner, evlilik, aile sorunları
* Hamilelik ve lohusalık süreci
* Kalıtsal yatkınlık
* Fazla alkol kullanımı
* Bazı hastalıklar ( Kanser, Multiple Skleroz, Epilepsi, Aids
gibi ölümcül hastalıklar )
* Bazı ilaçlar ( Kardiyak ve hipertansifler gibi )
* Doğum ve hamilelik süreci
* Menapoz - Antrapoz dönemi
* Mevsim değişiklikleri
* Ülke, şehir değiştirme, yeni yaşam koşulları
Depresyonun Tedavisi
Depresif hissetme varsa veya depresyona girilmiş ise, öncelikle
hastanın fiziksel bir rahatsızlığının olup olmadığı
araştırılır.
Fiziksel bir hastalık görülmüşse, konuyla ilgili bir uzmana
başvurulmalıdır. Fiziksel rahatsızlık tedavi edilirken ya da
tedaviden sonra bir psikiyatrisle görüşülerek, hastaya
depresyon tedavisi uygulanmalıdır.
"Fiziksel bir hastalığa bağlı olmayan travma"
sonrası veya "Bir nedene bağlı olmayan bir
depresyon" söz konusu ise, bir psikiyatr terapiste
başvurulmalıdır. İlaç tedavisi ve terapötik yaklaşımla
depresyon tedavi edilmektedir.
Depresyonda psikoterapi her bireyin kendi özgün dünyasındaki
dinamikler, iş, eş, sosyal yaşamla ilgili sorunları ve
bunlarla başa çıkma yöntemleri, hastanın genetik yapısı,
çocukluğunda yaşadığı travmalar, davranış döngülerinin
bugünle bağlantısı, yaşadığı olaylara getirdiği
yorumlar, yetersizlik ve çaresizlik hissettiği durumlar, yeni
bir düşünce sistemi geliştirmeyi öğrenebilmesi, algı
çarpıklıkları düzeltilerek yapılır. Modern tıp
günümüzde, tedavisi bittikten sonra da bir süre psikoterapi,
ve daha sonra da destekleyici psikoterapi ile hastanın
güçlenmesini önermektedir.
Dr.Tülay ARSU
Kaynak : Psikom
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.