Hayatın Anlamı ve Ölüm

Ölümün kaçınılmazlığı
insanı ve insan bilimcilerini her zaman düşündürmüş ve
hayatın anlamı üzerinde insani araştırma yapmaya doğru
yönlendirmiştir. Eğer tüm yapıtlarımız bir gün yok olup
gidecekse yaşamın ne gibi kalıcı bir anlamı olabilir ? Bu
soru bireyin huzurunu kaçırabilir ve yaşamın anlamsız,
amaçsız olduğuna dair düşünceler gelişebilir. İnsanlar
yaşamlarında anlam arayan yaratıklardır. Biyolojik olarak
sinir sistemi, beynin kendisine gelen uyarıları otomatik
olarak, belli bir sistem içinde gruplandırması esasına göre
düzenlenmiştir. Anlam aynı zamanda bir egemenlik duygusu da
sağlar. Belli bir örüntüden yoksun, gelişigüzel olayların
karşısında kendimizi çaresiz ve şaşkın hissettiğimiz
için, onları düzene koymaya ve bunu yaparken de onların
üzerinde bir denetim duygusu kazanmaya çalışırız. Daha da
önemlisi anlam, değerlerin ve dolayısıyla davranış
kurallarının kaynağını oluşturur. Bu durumda niçin
sorularının ( niçin yaşıyorum ? ) yanıtı, nasıl
sorularına ( nasıl yaşıyorum ? ) bir yanıt getirir.
Anlam arayışı, haz arayışına benzer ve aynı şekilde
dolaylı olarak yönlendirilmelidir (I. Yalom ). Anlam, anlamlı
etkinlikler sonucunda oluşur. Her insan kendi yaşamına kendi
etkinlikleriyle anlam katmak zorundadır. Freud yaşamın
anlamının “ Üretmek ve sevmek” olduğunu söylemiştir.
Bir çocuk büyütmek, aşk, aile kurmak, çalışmak, para
kazanmak, kitap yazmak, yardım kurumlarında çalışmak,
bilgiyi paylaşmak, gelecek kuşaklara paylaşılabilecek
birşeyler bırakmak. Bunlardan biri veya birkaçı, bireyin
hayatını anlamlandırabileceği öğelerden biri olabilir.
Yaşamımızı çift ya da gruplar içinde geçirmek için pek
çok çaba sarfederiz. Ama nasıl yalnız doğmuşsak, yalnız
ölmek zorunda olduğumuz da bir gerçek olarak bilincimizdedir.
I.Yalom10 yılı aşkın bir süre ölüme yaklaşan kanser
hastalarıyla yaptığı çalışmalarda, ölmenin en korkunç
yanının, onu yalnız yapmak zorunda olduklarını
öğrenmiştir. Bununla birlikte ölüm anında bile, bir
başkasının tüm varlığıyla yanımızda olmasını istemek
ölümün yalnızlığını hafifletebildiğini öğrenmiştir.
“ Teknende yalnız da olsan, yakınlarda inip çıkan diğer
teknelerin ışıklarını görmek her zaman avutucudur “.
Yalom’un ölümü bekleyen kanser hastalarıyla yaptığı
çalışmaların sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz :
· Bu hastalarda terkedilme korkusu ve yakınlarına yük
olacakları kaygıları
· Ölüm ve ölümün bilinmezliğinin yarattığı korku
duygusu
· Nefes alamayacakları, şiddetli acı duygusu
yaşayabilecekleri, fiziksel görüntülerinin bozulabileceği,
idrar ve dışkının kontrol edilemeyeceği, hastanın bilincini
yitirebileceği endişeleri
· Dini inaçlara bağlı olarak hastalığı işledikleri
günahlar için bir ceza olarak kabul ederek suçluluk duyguları
· “ Bu neden benim başıma geldi ? “ sorusuna karşı “
ÖFKE “nin, kızgınlığın ve agresyonun oluşması.
Yalom ölüme karşı ruhsal tepkinin 4 basamaktan geçtiğini
söylemiştir.
1. İNKAR
Ölümle sonuçlanacak bir hastalığı olduğunu öğrenen kişi
de ilk oluşacak tepki “İNKAR“ olabilir. Hasta “ Hayır,
bu doğru değil, yanlışlık oldu, ben hasta değilim”
şeklinde inkar savunması ile kaygı ve depresyonla mücadele
edebilir.
2. ÖFKE
Hasta “ Neden ben ?” sorusuna yanıt arar ve yaşamını
sorgular. Yakınlarına ve doktorlarına ÖFKE duymaya başlar.
Bu öfkesinden ürken aile bireyleri hastadan uzaklaşabilir veya
ayırdıkları zamanı azaltırlarsa, hasta çaresizlik
duygularını daha yoğun hisseder.
3. DEPRESYON
Hastada kendini suçlama, ümitsizlik ve çaresizlik duygularına
bağlı olarak depresyon gelişir.
4. KABULLENME
Hasta artık durumunu kabullenmiş ve bir yerde şansızlığına
ya da kaderine boyun eğmiştir. Hastalara kabullenme sürecinde,
ABD ve Avrupa’da psikoterapi yardım ve destek grupları
yardım verir. Bu gruplarda hastaların kendilerini ifade
etmeleri sağlanır ve iyileşme ümidinin ölümü, huzurla
kabul etme ümidine dönmesi için desteklenirler.
Ülkemizde henüz ölümü bekleyen hastalar için psikoterapi
grupları oluşmamıştır. Ama kültürümüzde hasta ve yaşlı
insanlara verilen önem, aile bağları, hasta kişileri
hastanelerde ziyaret etme, yalnız bırakmama gibi insani
öğeler, kısmen de olsa bu insanların acılarını
göğüslemede onlara yardımcı olmaktadır.
Dr.Tülay ARSU
Kaynak : Psikom
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.