|
|
Psikolojik
Hastalıkların Bedende Görülmesi (Somatizasyon) |
Bedensel hastalıklarda psikolojik
komplikasyonlar 3 grupta toplanmıştır.
1 - Bedensel hastalığa ruhsal tepki
2 - Tedavi amacıyla kullanılan ilaçların ruhsal yan
etkileri.
3 - Bedensel hastalığın neden olduğu ruhsal
bozukluklar.
Fiziksel bir hastalığı olan bireyin öfkeli, kızgın,
üzgün, huzursuz olması normaldir, ancak bu duyguların
geçici olmayıp, şiddetlenerek uzaması, psikiyatrik
bir sendroma dönüşebilmektedir. Hastalık kişinin
normal yaşam etkinliklerini sürdürmesine de engelse (
Felçli olma, kör olma, kanser v.s. ) bireyin durumunu
kabullenmesi sürecinde depresyon, gerileme, toplumdan
geriye çekilme, uykuya kaçış, inkar, bağımlılık
gibi birçok psikolojik tepki oluşabilir.
Aniden ortaya çıkan ya da sürmekte olan fiziksel
hastalıklarda ortaya çıkan duygu, korkudur. Ölüm
korkusu, kendi denetimini kaybetme korkusu, ağrı
korkusu, terkedilme korkusu gibi kaygılar yoğunlaşır.
Bazen birey hastalığını yok sayarak, İNKAR ederek
bir savunma sistemi oluşturabilir. Veya " Neden ben
" sorusuyla, ÖFKE VE KIZGINLIK YAŞANABİLİR.
Arkasından anksiete ve depresyon oluşabilir. Bireyler
kendilerine bakan kişilere bağımlılık duygusu
geliştirir. Bağımlılığı kabullenmesi hastanın
duygusal dengesini korumasını sağlayarak yararlı
olabilir, ama uzayan bir bağımlılık hastanın gerekli
olduğu halde fiziksel etkinlikten kaçınmasına neden
de oluşturabilir.
Bedensel hastalığa bağlı olarak bedenin dış
görünümünün bozulduğu durumlarda geriye çekilme ve
topludan uzaklaşma görülebilir.
|
| Psikolojik Hastalıkların Tıbbın
Diğer Uzmanlık Alanlarındaki Görünümü |
Anksiyete ( Sıkıntı, gerilim, bunalım
) bozukluklarının yüksek tansiyon, şeker ve koroner
kalp hastalığına eşlik etmesi durumunda bu
hastalıkların gidişinin kötüleştiği
gösterilmiştir.
Peptik ülser hastalarının % 86.7'sinde bir psikiyatrik
tanı bulunmaktadır.
Doğum sonrası dönemde kadınların depresyon oranı %
10 - 15 oranında bulunmuştur.
Romatizmal Artrid hastalarının % 45 - 50'sinde depresif
belirti ya da depresyon bulunduğu bildirilmiştir.
Kanserli hastaların % 47'si psikiyatrik bir tanı
almaktadır.
Operasyon sonrasında hastaların % 11'inde uyum
bozukluğu görülmektedir.
Gedas'ın 681 uzman hekimle yaptığı bir ankete göre
aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.
* Hekimler, gördükleri hastaların üçte birinde bir
ruhsal bozukluk olduğunu düşündüklerini
belirtmişlerdir.
* Ruhsal sorunu olduğunu düşündükleri hastaların
dörtte birini bir psikiyatri uzmanına sevk
etmektedirler. Bunun oldukça yüksek bir oran olduğunu
söyleyebiliriz
* Depresyon tanısı konma oranı %10 ile 30 arasında
değişmektedir.
* Hekimlerin üçte ikisi depresyon, anksiyete ve
somatizasyon konusunda eğitim almak istediklerini
belirtmişlerdir.
* Hekimlerin çoğu depresyonun tıbbi bir hastalık
olduğunu belirtmişlerdir.
* Psikiyatriye karşı ilgi, tedavi etme ve bilgi
düzeylerini yaklaşık olarak 10 üstünden 5 olarak
değerlendirmişlerdir.
* Depresyonu tedavi etmenin kendi işleri olmadığını
belirtenlerin oranı % 50'ye yakındır.
* Depresyonun düzelmeyeceğine inananların oranı
yarıya yakındır.
* Depresyonun kendiliğinden düzeleceğine inananların
oranı yarıya yakındır.
* Antidepresanların etkili olamayacağına inananların
oranı üçte ikidir.
* Depresyonun sosyal etkenlerin ortadan
kaldırılmasıyla iyileşeceğine inananların oranı %
50'ye yakındır.
* Antidepresanların bağımlılık yapacağına
inananların oranı % 66 civarındadır.
* Çarpıntının depresyonun belirtisi olduğuna
inananların oranı % 62, ellerde uyuşmanın belirti
olduğuna inananların oranı % 62, bayılma için % 48,
nefes alamama için % 70'dir.
(PAREM 1999 - Genel Tıp ve Ruhsal Bozukluklar'dan
alınmıştır).
|
| Psikolojik Hastalıklarda Psikolog ve
Psikiyatri Dışında Uzman Doktorlara Başvurma |
Bireyin farklı ruh sağlığı
uzmanlarına ulaşabilmesi için birçok aşamadan
geçmesi gerekmektedir. Ruhsal sorunu olan 100 kişiden
sadece 5 tanesi ruh sağlığı uzmanına ulaşabilme ve
biri tedavi görebilmektedir. Ruhsal problemleri
nedeniyle ilk olarak psikiyatriye başvuran hastaların %
45'i psikiyatri dışı uzmanlar tarafından sevk
edilmektedir. ( Parem, Doç.Dr. Kültegin Ögel ) Bu
nedenle ruhsal sorunu olan hastaların önceki
basamaklarda tedavi edilmesi önemlidir. Psikiyatri
uzmanının ülkemizde yetersiz sayıda olması diğer
hekimlerin bu alandaki önemini artırmaktadır.
Psikiyatri dışı uzman doktorların reçetelerindeki
antidepresan ilaç oranları, bu alanda görülen hasta
sayısı hakkında bir ipucu verebilir. PAREM'in (
Psikiyatrik Araştırmalar ve Eğitim Merkezi Derneği )
1999 yılında yaptığı bir araştırmaya göre (Roche
firmasının katkılarıyla )
Psikiyatri dışı uzman doktorlar 1 yıl içinde
1.068.000 kutu antidepresan ilaç yazmaktadır. Bu toplam
antidepresan ilaç piyasasının % 17'sidir. Yani
antidepresanların beşte biri psikiyatri dışı uzman
doktorlar tarafından yazılmaktadır.
Türkiye'de yazılan antidepresan ilaçların yaklaşık
% 10'u dahiliye uzmanları tarafından yazılmaktadır.
Ruhsal sorunların çoğu kadınlarda görülmesine ,
gebelik ve doğum sonrasında çok sık ruhsal
bozukluklar görülmesine rağmen , kadın doğum
uzmanlarının antidepresan yazma oranı düşüktür.
|