Uyku Bozuklukları

Uyku bozuklukları pek çok
hastalıkta ya da herhangi bir hastalığa bağlı olmadan da
kişilerde sık görülen bir bozukluktur. Bireyler bu konuda o
kadar çok rahatsızlıklar yaşamışlardır ki, yıllardır
üzerinde çalışılmaktadır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra
gelişen teknoloji ile bu konuda yoğun çalışmalar yapılmış
ve “ Uyku Tıbbı” başlığı altında toplanmaya
başlamıştır.
DSM IV ve ICSD (The International Classification of Sleep
Disorders) en yaygın kullanılan sınıflandırmalardır.
Aşağıda her iki tanınında içeriğini sunuyoruz.
DSM IV ( 1998 )
A- Dissomnialar :
· Primer İnsomnia (Dinlendirici olmayan uyku)
· Primer Hiper Somnia
· Narkolepsi
· Solunumla İlişkili Uyku Bozuklukları
· Sarkadiyer Ritm Uyku Bozuklukları
· Başka Türlü Adlandırılamayan Dissomnia
B- Parasomnialar
· Kabus Bozukluğu
· Uyku Terörü Bozukluğu
· Uyurgezerlik Bozukluğu
· Başka Türlü Adlandırılamayan Parasomnia
ICSD Sınıflaması ( 1991 )
· İntrensek Uyku Bozukluğu
· Ekstrensek Uyku Bozukluğu
· Sorkadien Uyku Bozukluğu
Parasomnialar :
· Uyku – Uyanıklık Geçiş Bozukluğu
· Genelde Rem Uykusu İle İlgili Parasomnialar
· Diğer Parasomnialar
DİSSOMNİALAR
Uykuyu başlatma, sürdürme, uykunun miktarı ve kalitesine
ilişkin bozukluklara DİSSOMNİALAR adı verilir. Kişi yeterli
sürede kendisini ertesi gün iyi, dinlenmiş hissettiği bir
uyku kalitesinde uyuyamamaktadır. Bu duruma Primer İNSOMNİA
(Dinlendirici olmayan uyku) adı verilmiştir.
Yapılan araştırmalar, dünyanın her yerinde insanların
%50’sinin yaşamlarının bir döneminde uykusuzluk çektiğini
göstermektedir. Türkiye nüfusunun %22’sinin uyku bozukluğu
yaşadığı saptanmıştır. Bunların %50’si uykuya dalma,
%44’ü uykuyu sürdürme güçlüğü, %6’sı da hiç
uyuyamamaktan şikayet etmişlerdir.
Uyku sorunu kadınlarda, yaşlılarda ve günlük yaşam içinde
pek çok güçlük çeken insanlarda daha sık görülmektedir.
Yaşam enerjisini ve kalitesini düşüren bu durum, bazen
yerleşerek kalıcı hale dönüşebilir.
NEDENLERİ :
Kişiyi uyaran ve tetikleyen her türlü etken, bir neden
olabilir.
1- Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı, yüksek tansiyon
ilaçları ve depresanlar, amfetamin, kafein türevleri.
2- Psikolojik etkenler.
Kişi kaygılı bir durumda ise, stres, gerginlik ve endişe
uykuya dalmayı geciktirebilir. Uykusuzluk çeken kişi
kaygılarının farkında olamayıp, iç dünyasındaki
çatışmaları yok sayıp ya da bastırıp, bunu uyku
bozukluğuna çevirmiş olabilir. Yeteri kadar gevşeyemediği
için uykuya geçemez ya da uykusundan sıçrayarak uyanabilir.
Bazen uykuyu, zamanı boşa harcamak, kişinin kendi üzerindeki
denetimini kaybetmesi, çevreyi kontrol edememe ve hatta ölüm
gibi tanımlayarak da uyku bozukluğu oluşmaktadır.
İnsomnia bulunan kişide, nedenler üzerinde titizlikle
durulmalıdır. Uyku bozukluğuna neden olacak psikolojik
faktörler ayıklanıp, fizyolojik nedenler
araştırılmalıdır. Yani :
1- Psikolojik araştırma
2- Fiziksel inceleme ve laboratuvar testleri
3- Polisomnografi (Laboratuvarda kişinin uyurken incelenmesi),
olmak üzere 3 ayrı alanda inceleme yapılmalıdır.
TEDAVİ
Tedavi konulan tanıya göre yapılmaktadır. Şöyle
özetleyebiliriz :
1- Uykunun düzenlenmesi . Uyanıldığı zaman yatakta biraz
daha kalmak isteğinden vazgeçip hemen kalkmak.
2- Uyku ritminin düzenlenmesi için her sabah belli bir saatte
kalkmak.
3- Aç karınla veya hemen yemek yedikten sonta yatmamak.
4- Ses, ışık, ısı, nem ve allerji oluşturabilecek (Halı,
postlar,toz v.s.) durumlarla ilgili önlem alınmış ve
düzenlenmiş bir uyuma odası.
5- Spor yapmak ve gevşemek.
6- Kolalı içecekler, alkol, kafeinli, uyaran içkilerden uzak
durmak.
7- Gündüzleri uyunuyosa, bunu kaldırmak.
8- Yatakta uyumaya çalışmayarak kitap okuma, müzik dinleyerek
gevşemeye çalışmak.
9- Bütün bu önlemlere rağmen hala uykusuzluk sürüyorsa, bir
doktor kontrolünde uyku veren bitki çayları ve ya sedatif
etkili ilaçlar ve hipnotikler kullanılabilir. Bu tarz
ilaçların uzman bir doktor kontrolünde alınması önemlidir;
çünkü alışkanlık ve bağımlılık yapabilirler.
Bazen uyku kısaltma tedavisi uygulanmaktadır. Kişinin iyice
uykusu gelmeden yatmasına izin verilmez. Ertesi gün, akşam az
uyuduğu için gündüz uyumak isterse buna da izin verilmeyerek,
uyku ritmi düzenlenmeye çalışılır.
Uyku Bozukluğu çeken kişiler Psikoterapötik yaklaşımla
yardım alabilirler. Girişimi destekleyici, öfke ve
kızgınlığın sağaltımı, çatışmaların seçimlerle
çözümlenmesi ile psikoterapiden yararlanabilirler.
KABUS BOZUKLUĞU
Her yaşta ve her iki cinsiyette de eşit görülen bir uyku
bozukluğudur. Dışardan bir uyaran gelmediği halde, kişi
korkutucu rüyalarla uyanır. Rüya olduğu gibi hatırlandığı
için, kişi son derece korkutucu stres, gerilim ve endişe
içindedir. Tedavi ilaçla veya psikoterapi yöntemleri iledir.
UYKU TERÖRÜ
Uykunun ilk 90 dakikası içerisinde ağlama, çığlık atma ve
yoğun korku ile ortaya çıkar. Davranış değişiklikleri ve
kaos yaratır. Olaydan sonra kişi hiçbir şey hatırlamaz
(Amruzi).
Bazen uyurgezerlik eşlik edebilir. Hastada terleme, nabzının
hızlı artması, panik korku oluşmuştur ve hasta kaçmaya
başlayabilir. Kendinde olmadığı için yaralanabilir (Sara
nöbeti olabilir, dikkat edilerek uzman bir doktora
gidilmelidir). Çoğunlukla 15 dakika süren bu nöbetler
sonunda, hasta sakinleşip yatağına dönebilir.
UYURGEZERLİK (SOMNAMBULİZM)
Uyurgezerlik uykunun başlamasından sonraki ilk saatlerde, 10
dakika süreyle ortaya çıkar. Hasta uyanmaz ve sonrasını da
hatırlamaz. En çok 12 – 15 yaş arasında görülür.
Yetişkinlerde sık görülmez. 15 yaşından sonra düzelir.
Çoğu kez ailesel yakınlık (genetik kodlama ile geçmesi)
gösterir.
Hasta önce yatağına oturur. Boş, anlamsız ve amaçsız bir
ifadeyle etrafına bakar. Dolaşır ama uyanık değildir.
Kendisine dokunulup seslenilse bile uyanmaz. Bazen saldırgan
davranabilirse de çoğu kez yatağına geri döner. Sabah
uyandığında ise hiçbir şey hatırlamaz (Amnezi).
Yorgunluk, kaygı ve stres, nöbetleri arttırsada, gecede
yalnız bir nöbet görülür. Çoğu kez birkaç dakika sürer.
İlaç tedavisi yerine psikoterapi yöntemleri ile tedavi
edilmesi önerilmiştir.
(DSM IV'den yararlanılmıştır)
Dr.Tülay ARSU
Kaynak : Psikom
Anasayfa-
Kadın sağlığı - Cinsellik
- Üroloji - Estetik ve Güzellik - Cilt
sağlığı- Ruh sağlığı - Kbb
Göz sağlığı -Diet ve Egzersiz - İlkyardım - Kalp sağlığı-Sinir sağlığı-Genel sağlık-Çocuk sağlığı-Bitki sağlığı-Fizik tedavi-Sevgi
Copyright
1998-2001 www.hastarehberi.Com - Tüm hakları saklıdır.