Sünnet

Sünnet

Sünnet

hipospadias
Hazırlayan: Dr. Mehmet Özen
Ankara Numune Eğitim ve Araş. Hastanesi, Aile Hekimliği

Sünnet yaygın olarak dinsel inançlar ve gelenekler doğrultusunda yapılan bir uygulama olmakla beraber aslında sağlıkla doğrudan ilgili bir girişimdir.

Sünnet Yararlı mı?
Ne Zaman Yapılmalı?
Sünnetin sakıncalı olduğu durumlar
Sünneti Kim Yapmalı?

Sünnet Yararlı mı?
Sünnet yapılan erkeklerde bazı enfeksiyon hastalıkları ve kanserler sünnet olmayanlara göre daha az ortaya çıkar. Sünnet olan bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu riski 20 kat azalır. Çünkü sünnet derisinin altında mikrop birikimi olmaz. Toplumumuzda sünnet, erkek çocuğun büyüdüğünün, olgunlaştığının kanıtlanması biçiminde yorumlanmakta, ona armağanlar verilerek bu olay kutlanmaktadır. Bu da sünnet olmanın çocuğa getirdiği ikincil bir kazançtır.

Ne Zaman Yapılmalı?
Sünnet; çocuğun ruhsal yönden zarar görmemesi için ya iki yaşından önce ya da yedi yaşından sonra yapılmalıdır. 2-7 yaş arasında çocuğun cinsel organına yönelik bir uygulama iğdiş edilme korkusuyla önemli psikolojik zararlara yol açma tehlikesini taşır.

Sünnetin sakıncalı olduğu durumlar
Eğer çocukta hipospadias denilen idrar çıkış deliğinin penisin alt kısmına açılması durumu varsa, çocuğun cinsel organı çok küçükse ya da doğuştan başka bir bozukluk varsa, ileride yapılabilecek düzeltme ameliyatında sünnet derisi kullanılacağı için sünnet yapılmaması uygun olur.

Sünneti Kim Yapmalı?
İdeal olan; sünnetin ürologlar ya da çocuk cerrahları tarafından yapılmasıdır. Ancak pratik uygulamadaki zorluklar ve bazı toplumsal gerçekler dikkate alınarak, sünnet konusunda eğitim ve sertifika sahibi hekim ve sağlık memurları da sünnet yapabilir.

Yetkisiz kişilerce sağlık koşullarına uyulmadan yapılan sünnetlerden sonra bazı istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.
Enfeksiyon:Gerekli temizlik şartlarının sağlanamadığı evde ya da toplu olarak açık alanda yapılan sünnetlerde daha sık görülür. Böyle durumlarda gerekirse koruyucu ya da tedavi amaçlı antibiyotik kullanılmalıdır.
Kanama: En sık ortaya çıkan sorundur. Özellikle yeni doğan bebeklerde pıhtılaşma bozukluğuna bağlı kanama sorunlarının gelişmesini önlemek için ilk hafta içinde sünnet yapılacaksa doğumdan hemen sonra K vitamini enjeksiyonu yapılmalıdır.

Penis Başının Kesilmesi: Kısmen ya da tümüyle olabilir. Kısmi kesiler daha kolay düzeltilebilir, ancak tam kesilerde önemli sorunlar yaşanabilir.

Nekroz: Koter denilen elektrikli aletlerle yapılan sünnetlerden sonra yara iyileşmesi gecikebilir ya da deride nekroz (çürüme) olabilir.

Üretral Fistül: Sünnet sırasında cinsel organın içinde bulunan idrar yolunun yaralanmasıdır. Cerrahi olarak düzeltilmesi gerekir.

Sünnet Derisinin Yetersiz Kesilmesi: Bu durumda sünnet ile amaçlanan görünüm sağlanamaz.

Sünnet Derisinin Fazla Kesilmesi: Bu durumda dikilen deri parçaları gerileceğinden dikişler atabilir, iyileşme gecikir, yara izi gelişir.

Sünnetten Sonra Yapılan Bandajın Çok Sıkı Olması: Mesanede idrar birikmesine, idrar yolu enfeksiyonuna ve böbrek hastalıklarına yol açabilir.

Hazırlayan: Dr.Tanju AKTUĞ


Penis derisinin uç bölümü tıp dilinde prepisyum olarak anılır. Bu derinin alınması ile penis ucunun açığa çıkarılması işlemi sünnet olarak anılır. Sünnet dini ve tıbbi nedenler ile gerçekleştirilir. İslam dini ve Musevilikte bilinen kanama diyatezi (kanın pıhtılaşma bozukluğu olan hastalar) olmayan erkek çocuklara sünnet uygulanır. Prepisyum ucu dar olan, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu geçiren, penis ucunda enfeksiyon gelişen erkek çocuklarda ise tıbbi olarak sünnet gereği vardır. Uygun sünnet yaşı tartışılmaktadır. Musevilerin dinsel amaçlı sünneti bebek 1 haftalık iken yapılır. İslam dinin de ise dini açıdan belirli bir zaman belirtilmemiştir. Sağlık açısından çocuğun psikolojik olarak cinsel organlarına döndüğü 3-6 yaş arası sünnetten kaçınılmalıdır. Çocukta ciddi psikolojik yaralanma oluşturan bu yaşlardan önce veya sonra sünnet yapılabilir. Amerikan pediatri birliğinin bir çalışmasında yenidoğan sünnetlerinden sonra idrar yapılan delikte darlıklar geliştiği saptanarak, sünnet için 1 yaşa dek beklenilmesi önerilmektedir. Son raporunda ise aynı birlik üriner enfeksiyonları engellediği ve temizliği sağladığı için yenidoğan sünnetini önermektedir.


Vucuddan bir parçanın ayrılması ilkesinden yola çıkarak, cerrahi bir işlem olan sünnetin ameliyathane koşullarını sağlayan hastanelerde yapılması en uygunudur. Ancak ülkemiz gibi erkek nufusunun tümüne yakını sünnet olan ülkelerde hastanelerin tüm sünnet isteklerini karşılaması olanaksızdır.
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle