Yanlış cinsel inanışlar

Yanlış cinsel inanışlar

Yanlış cinsel inanışlar

 

sertleşememe iktidarsızlık

Her konudaki değer yargılarımızı içinde yaşadığımız çağ ve toplum önemli ölçüde belirler. Cinsellik konusundaki değer yargıları da döneme ve toplumlara göre pek çok değişiklik gösterir. Çocukluktan itibaren, içinde yaşadığımız aileden, arkadaşlarımızdan, eğitim kurumlarından, görsel ve yazılı medyadan, okuduğumuz kitaplardan, seyrettiğimiz filmlerden, dinlediğimiz şarkı sözlerinden, hatta reklamlardan çeşitli mesajlar alırız. Bu mesajların, o konuda edindiğimiz bilgilerin ve kendi yaşam deneyimlerimizin etkisiyle, kendi değer yargılarımızı oluştururuz. Kimimiz tamamen toplumun yaygın değer yargılarını benimseriz, kimimiz oldukça farklı değer yargıları geliştiririz. Birçok konuda bilgi ve kişisel deneyimimiz geliştikçe, değer yargılarımız da farklılaşır.

Bireylerin de toplumların da gelişimi, ilerlemesi benzer bir yol izler. Cinsellik konusunda kapalı toplumlarda, bu değişim daha yavaştır. Aile içinde ve eğitim kurumlarında bireylere, doğru cinsel bilgiler verilmez, cinsellik yasaklanır, kişisel deneyim olanakları çok kısıtlıdır. Bu koşullarda, cinsellikle ilgili yanlış inanışların ve bunlara bağlı olarak oluşan değer yargılarının, bireyler tarafından fazla düşünmeden kabullenilmesi de, toplumsal olarak sürdürülmesi de çok kolaydır. Bireylerin aldıkları mesajları, kendi bilgi ve deneyimleri ile karşılaştırma olanakları yoktur. Çoğu kişinin cinsellikle ilgili bilgileri eksik veya yanlıştır, üstelik kimse bildiğinin doğru olduğuna çok da emin değildir.

Toplum içinde bu konular konuşulmaz, tartışılmaz, yanlışların düzeltilebileceği uygun danışma alanları yoktur. Bireylerin kendi cinsel deneyimleri hem kısıtlıdır, hem de cinsellik özeldir ve bunları başkalarının deneyimleri ile karşılaştırma olanağı yoktur. Böylece yanlış cinsel inanışlar çok yavaş değişirler. Ayrıca, cinsel bilgisizlik ve yanlış inanışlar, eğitim düzeyinden bağımsız olarak, toplumun her kesimi için geçerlidir. Ana-babalar, kendi davranışlarıyla, çocuklarının sorularına karşı takındıkları tutumla, koydukları kurallarla, çocuklarına doğrudan veya dolaylı mesajlar verirler. Cinsellikle ilgili pek çok şeyi, yanlış inanışları da, sözlerin satır aralarından, dolaylı olarak öğreniriz.

Herkes; öğretmenler, doktorlar, medya çalışanları, yazarlar, sanatçılar, profesyonel ürünlerinde verdikleri mesajlarla, farkında olmadan toplumda yanlış inanışların sürmesine yardım edebilir. Roman ve film öykülerinde, şarkı sözlerinde, haberlerde, reklam metinlerinde, okul kitaplarında, çizgi filmlerde, pornografik ürünlerde birçok yanlış inanışın izlerini görmek mümkündür.

Cinsellikle ilgili yanlış inanışlar, birçok insanın cinsel yaşamdan alabileceği keyfi azaltır. Bireylerin kendi cinsellikleriyle ilgili yersiz kaygılar geliştirmesine, güvensiz ve çekingen olmasına neden olabilir. Yersiz yetersizlik düşüncesi, cinsel etkinliklere girme isteğini azaltır, ilişkileri sınırlar. Ana-baba ve profesyonellerin, kendilerine danışanları yanlış yönlendirmesine neden olabilir.

Birçok cinsel sorunun ve cinsel işlev bozukluğunun oluşumunda,cinsel bilgisizlik kadar, yanlış cinsel inanışların da rolü vardır. Bundan sonraki yazılarımda bazen bu yanlış inanışları tek tek ele alıp tartışacağım.

Elbette yanlış inanışlar, sadece bilgilenme ile ve kısa zamanda değişmezler. Bunlar üzerinde düşünmeye ve doğru bilgi edinmeye başladığımızda, önce tartışmasız kesinlikleri sarsılır, kafamızda soru işaretleri oluşur, ancak zaman içinde ve yavaş yavaş değişebilirler.

kaynak: Minidev.com
Author Avatar

About Author

1976 Estel doğumluyum. 1994 yılında orta öğretimimi Kadıköy Anadolu Lisesi’ nde,Tıp eğitimimi 2002 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde tamamladım. 2002 yılında Tıpta Uzmanlık(TUS) sınavını Türkiye derecesi ile kazanıp ,İstanbul Beyoğlu Göz Araştırma Hastanesi’ nde Prof.Dr.Ömer Faruk YILMAZ ve Prof.Dr.Ziya Kapran’ın asistanı olarak ihtisasımı tamamladım.2008 yılında uzman doktor oldum, aynı yıl Kızıltepe Devlet Hastanesinde mecburi hizmeti yaptım. çeşitli özel hastanelerde uzman doktor ve başhekim pozisyonlarında çalıştım.Halen okuloplasti,şaşılık, refraktif cerrahi , ön segment (katarakt-keratoplasti) alanlarında cerrahi önplanda çalışmaları sürdürüyorum. 1998 yılında Türkiyenin ilk ücretsiz sağlık hizmeti sunan vede ilk sağlık sitesi olan hastarehberi.com u kurdum . 2002 senesinde sağlık turizmi alanında Türkiyede ilk defa grup halinde excimer lazerle göz ameliyatları için avrupadan hastaların getirilmesini ülkemize kazandırdım . Dünyada ilk defa uygulanan acufocus yöntemiyle yakın görme ameliyatlarının ve göz içine implantla yerleştirilen göz tansiyonu implantlarını ülkemize kazandırdım ve dünyada ilk defa Amerikalılarla birlikte uygulanmasını sağladım. Yuzbinlerce sağlık sorusunu karşılıksız cevaplandırdım.İngilizce ve Almanca yabancı dillerim vardır.Evliyim.

Yorum Ekle